İHD, Abdulrezak Erdoğan için adalet çağrısı yaptı

İHD Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları, 235. hafta açıklamasında 1999 yılında Şemdinli’de yaşamını yitiren Abdulrezak Erdoğan dosyasına dikkat çekerek, etkin soruşturma yürütülmesi çağrısında bulundu.

Çapraz, açıklamasında bir yıl önce başlayan sürece değinerek, “11 Temmuz 2025 tarihinde örgütün silah yakmasının ardından yeni bir sürecin başladığını, PKK ile silahlı çatışmanın sona erdiğini ancak geçen bir yıllık süreçte insan hakları, demokrasi, adalet ve temel özgürlükler açısından ciddi gerilemeler yaşandığını görüyoruz. Sürecin birinci yılı dolmasına rağmen hükümetin somut adımlar atmamasını endişeyle karşılıyoruz. İnsan hakları savunucuları olarak barışta ısrarcı olduğumuzu bir kez daha vurguluyor, hükümete acilen somut adımlar atması çağrısında bulunuyoruz” dedi.

Cumartesi Anneleri’nin mücadelesine de değinen Çapraz, “Bugün Cumartesi Anneleri 1111. haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geliyor. Cumartesi Anneleri; direnişin, haklı öfkenin ve mücadelenin adıdır. Son kaybımızın akıbeti ortaya çıkarılıncaya kadar sokaklarda, meydanlarda ve adliye koridorlarında sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

235. hafta açıklamasının 1999 yılında Şemdinli’de yaşamını yitiren Abdulrezak Erdoğan dosyasına ayrıldığını belirten Çapraz, “Bu hafta 1999 yılında Şemdinli’de katledilen Abdulrezak Erdoğan için bir aradayız” dedi.

Çapraz, açıklamasında, “Şemdinli Umut Kitabevi’nin bombalanması davasının sanıklarından olan ve dönemin generalleri tarafından ‘iyi çocuk’ olarak adlandırılan Astsubay Ali Kaya’nın bölge halkına uzun yıllar boyunca büyük acılar yaşattığını” ileri sürerek, “Sınırsız yetki ve koruma zırhıyla köylerde dolaşıyor, insanları göz hapsine alıyor, taciz ediyor ve nihayetinde ortadan kaldırıyordu. Hayvancılıkla uğraşan Abdulrezak Erdoğan da göz hapsine alınmıştı. Evinin yakınına iki kez bomba bırakıldı. Astsubay Ali Kaya’nın Abdulrezak Erdoğan’ı akrabalarının yanında defalarca telefonla arayarak tehdit ettiği” iddialarını dile getirdi.

Erdoğan’ın öldürülmesine ilişkin iddiaları da aktaran Çapraz, “16 Temmuz 1999 gecesi yöresel kıyafetli bir grubun köye geldiğini, gece saat 02.00 sıralarında Abdulrezak Erdoğan’ın evinin önüne ulaştıklarını ve pencereye yönelen Erdoğan’ın yedi kurşunla vurulduğunu” söyledi.

Çapraz, “Ailesi dışarı çıkmak istediğinde yöresel kıyafetli ancak ayaklarında asker postalı bulunan kişilerin kaçtığını, ambulans ve yetkililere haber verilmesine rağmen jandarmanın sabah saat 06.00 sıralarında olay yerine geldiğini, yerdeki kovanların toplandığını, cenazenin otopsi yapılacağı gerekçesiyle Şemdinli Devlet Hastanesi’ne götürüldüğünü ancak herhangi bir işlem yapılmadan aileye teslim edildiğini” ifade etti.

Olayın ardından ailenin tehdit edildiğini öne süren Çapraz, “Eve sürekli tehdit mesajları geldi. Mesajlardan birinde, ‘Bu olayı kapatın, soran soruşturan olursa akıbeti Abdulrezak gibi olur’ denildi. Evinde yedi kurşunla katledilen Abdulrezak Erdoğan için hiçbir adli araştırma yapılmadı, aileyle görüşülmedi, olayın failleri araştırılmadı ve hiçbir dava açılmadı. 27 yıl önce evinde katledilen Abdulrezak Erdoğan dosyası, tüm bilinenlere rağmen faili meçhul bırakıldı” diye konuştu.

Açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan Çapraz, “Abdulrezak Erdoğan dosyasındaki failleri biliyoruz. Etkin bir soruşturma yürütülerek sorumluların açığa çıkarılması için yetkilileri göreve çağırıyoruz. Adalet kavramının içi boşaltılmadan, insan hayatını hiçe sayan bu anlayışın yeri toplum içinde değil, hukuk önünde olmalıdır. Toplumsal barışın yolu herkes için eşit adaletten geçmektedir. Kayıplarımızın akıbetini sormaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Abdulrezak Erdoğan ve tüm kayıplarımızın akıbeti ortaya çıkarılsın” dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

GÜNDEM Haberleri