Hakkâri–Van yolundaki heyelan uluslararası kongrede ele alındı

9 ülkeden yaklaşık 145 akademisyen ve eğitimcinin katıldığı 8. Uluslararası Coğrafya Eğitimi Kongresi’nde Coğrafyacı Kenan Canan, Hakkâri–Van karayolundaki heyelanı jeomorfolojik özellikler, planlama süreçleri ve afet riskleri açısından değerlendirdi.

Artvin Çoruh Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 8. Uluslararası Coğrafya Eğitimi Kongresi (UCEK-8), Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve yurt dışından akademisyen, araştırmacı ve eğitimcileri bir araya getirdi. Kongrede 9 farklı ülkeden yaklaşık 145 akademisyen ve eğitimci tarafından 192 bildiri sunulurken, 8 atölye çalışması ve 4 panel gerçekleştirildi.

Kongrede Coğrafyacı Kenan Canan da “Hakkâri–Van Karayolunda Meydana Gelen Heyelan Olayının Jeomorfolojik ve Planlama Süreçleri Açısından Değerlendirilmesi” başlıklı bildirisini sundu. Çalışmada, Hakkâri–Van karayolunda meydana gelen heyelan; bölgenin jeolojik ve jeomorfolojik özellikleri, doğal süreçler ve insan faaliyetleri açısından ele alındı.

Heyelanın oluşumunda etkili olan yamaç eğimi, kayaç yapısı, yağış ve yüzey suları gibi doğal faktörlerin yanı sıra karayolu yapımı ve diğer beşerî faaliyetlerin etkileri de değerlendirildi.

Katı atık tesisi de çalışma kapsamında incelendi

Araştırmanın önemli başlıklarından birini ise heyelan alanının yakın çevresinde bulunan Entegre Katı Atık Tesisi oluşturdu. Yaklaşık 44 hektarlık alanda gerçekleştirilen tesis projesi; karayolu, arazi kullanımı ve doğal çevre özellikleriyle birlikte değerlendirildi.

Çalışmada, büyük ölçekli altyapı yatırımlarının planlanmasında jeomorfolojik özelliklerin ve doğal afet risklerinin dikkate alınmasının önemine dikkat çekildi. Özellikle dağlık ve eğimli alanlarda gerçekleştirilen karayolu ve altyapı yatırımlarında jeolojik, jeomorfolojik ve hidrolojik verilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Çalışmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kenan Canan, heyelanların yalnızca meydana geldikleri noktadaki doğal koşullar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, planlama süreçlerinin doğal çevrenin özellikleriyle birlikte ele alınmasının önem taşıdığını ifade etti.

Canan, “Çalışmamızda Hakkâri–Van karayolunda meydana gelen heyelanı hem doğal süreçler hem de insan faaliyetleri açısından değerlendirdik. Jeolojik ve jeomorfolojik yapı, yamaç eğimi, yağış ve yüzey suları gibi doğal faktörlerin yanında karayolu ve çevresindeki arazi kullanımının da birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaya çalıştık” dedi.

Heyelan alanının yakınında bulunan Entegre Katı Atık Tesisi’nin de çalışmada ele alındığını belirten Canan, büyük ölçekli yatırımların planlanmasında doğal ortam özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Canan, “Özellikle dağlık ve eğimli alanlarda yapılacak karayolu, altyapı ve diğer büyük ölçekli yatırımlarda jeolojik, jeomorfolojik ve hidrolojik verilerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Afet meydana geldikten sonra müdahale etmek kadar, hatta öncelikle, riskleri afet gerçekleşmeden önce belirlemek ve gerekli önlemleri planlama aşamasında almak önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Risk azaltmaya yönelik öneriler sunuldu

Çalışmada benzer olayların gelecekte meydana gelme riskinin azaltılması amacıyla riskli yamaçların düzenli olarak izlenmesi, yüzey ve yeraltı sularının kontrolü, uygun drenaj sistemlerinin oluşturulması ve gerekli mühendislik önlemlerinin alınması önerildi.

Ayrıca altyapı yatırımlarından önce ayrıntılı jeolojik ve jeoteknik çalışmalar yapılması, afet risk haritalarının planlama süreçlerinde daha etkin kullanılması ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Canan, çalışmanın yalnızca meydana gelen bir heyelanı açıklamayı değil, benzer olayların önlenmesine yönelik planlama yaklaşımına katkı sunmayı amaçladığını belirterek, “Coğrafya, yalnızca doğal olayları açıklamakla sınırlı bir alan değil. İnsan faaliyetlerinin doğal çevreyle uyumlu planlanması, altyapı yatırımlarının daha güvenli hale getirilmesi ve afet risklerinin azaltılması açısından da önemli katkılar sunabilir” diye konuştu.

Canan, 9 ülkeden yaklaşık 145 akademisyen ve eğitimcinin katıldığı kongrede Hakkâri–Van güzergâhındaki bir coğrafi problemin ele alınmasının, bölgenin güncel coğrafi meselelerinin ulusal ve uluslararası akademik platformlarda görünürlük kazanması açısından önemli olduğunu ifade etti.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

GÜNDEM Haberleri