Hakkâri Barosu Başkanı Ergün Canan, 11 Ekim’de yapılacak Hakkâri Barosu Genel Kurulu’nda başkanlığa yeniden aday olmayacağını açıkladı. 2019 yılından bu yana dört dönem boyunca baro başkanlığı görevini yürüten Canan, görev süresi boyunca yapılan çalışmaları ve bundan sonraki süreçte baronun izlemesi gerektiğini düşündüğü yolu değerlendirdi.
Canan, 2019 yılında meslektaşlarının teveccühü ve güveniyle göreve başladığını belirterek, dört dönem boyunca yoğun ve zor süreçlerden geçtiklerini söyledi. Görevi boyunca yalnızca avukatların değil, vatandaşların da rahatlıkla başvurabileceği bir baro oluşturmayı hedeflediklerini ifade eden Canan, geriye dönüp baktığında önemli çalışmalar yaptıklarına inandığını dile getirdi.
2019 sonrasında Hakkâri Barosu’nun kurumsallaşması yönünde önemli adımlar atıldığını belirten Canan, komisyon ve kurulların aktif hale getirildiğini, baronun çalışma alanlarının genişletildiğini söyledi. Canan, bölge barolarının dönem sözcülüğünün yürütülmesi, çeşitli kurgusal duruşmalara katılım sağlanması ve stajyer avukatların elde ettiği başarıların da bu dönemde gerçekleştirilen çalışmalar arasında yer aldığını ifade etti.
Görev süresinin önemli çalışmalarından birinin de Hakkâri Barosu’na hizmet binası kazandırılması olduğunu belirten Canan, Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye’deki diğer barolarla güçlü ilişkiler kurduklarını söyledi. Canan, bu çalışmalar sonucunda Hakkâri Barosu’nun hem bölgedeki barolar hem de Türkiye genelindeki barolar arasında daha görünür ve söz sahibi bir konuma geldiğini ifade etti.
Hak ihlalleri ve toplumsal davalar takip edildi
Ergün Canan, başkanlığı döneminde özellikle bölgedeki hak ihlallerine duyarsız kalmadıklarını belirtti.
Eksikliklerinin olmuş olabileceğini söyleyen Canan, buna rağmen hak ihlallerinin üzerine hukuki imkânlar çerçevesinde gittiklerini ifade etti.
Canan, Türkiye’nin farklı kentlerinde toplumsal gündeme gelen birçok davayı da Hakkâri Barosu olarak takip ettiklerini belirterek, Kobanê davası, Şenyaşar ailesinin davası, Konya’daki Dedeoğlu ailesinin öldürülmesi davası, Deniz Poyraz davası, Tahir Elçi davası, Roboski ve Narin Güran davası ile Gülistan Doku dosyası gibi davalarda baroyu temsil ettiklerini ve hukuki süreçleri takip ettiklerini söyledi.
Canan ayrıca İstanbul Barosu hakkında açılan dava ile baroların yapısına ilişkin süreçlerde de Hakkâri Barosu olarak çeşitli çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
Kurumlarla ilişkiler ve çözüm odaklı çalışmalar
Hakkâri Barosu olarak kurumlarla ilişkilerinde diyalog ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilediklerini belirten Canan, zaman zaman vatandaş ile devlet, kurumlar ile vatandaş arasında köprü görevi gördüklerini söyledi.
Canan, sorunları yalnızca dile getirmek için değil, çözüm bulunması amacıyla gündeme taşıdıklarını belirterek, adliyeler ve diğer kamu kurumlarıyla ilişkilerin bugüne kadar uyum içerisinde sürdürüldüğünü ifade etti.
Genel kurul 11 Ekim’de yapılacak
Türkiye genelindeki baroların ekim ayında genel kurullarını gerçekleştireceğini belirten Canan, Hakkâri Barosu’nun genel kurulunun 11 Ekim’de yapılacağını söyledi.
Canan, meslektaşlarına yeniden aday olmayacağını bildirdiğini belirterek, bazı meslektaşlarından görevine devam etmesi yönünde talepler aldığını ancak kararının değişmediğini ifade etti. “Görevler ve makamlar geçicidir” diyen Canan, zamanı geldiğini düşündüğü için görevi yeni seçilecek başkan ve yönetime devredeceğini söyledi.
Canan, bundan sonraki yönetimin mevcut eksiklikleri gidererek Hakkâri Barosu’nu daha ileri bir noktaya taşıyacağına inandığını belirtti.
Dört dönemlik başkanlık süreci sona erecek
Dört dönem üst üste kendisini baro başkanlığına seçen meslektaşlarına teşekkür eden Canan, görev süresinin kendisi açısından önemli bir dönem olduğunu söyledi. Görevi bırakırken vicdanının rahat olduğunu ifade eden Canan, Hakkâri Barosu’nun kurumsallaşması açısından önemli çalışmalar yaptıklarına inandığını dile getirdi.
Canan, eksikliklerin bundan sonraki yönetimler tarafından giderileceğini belirterek, baro başkanlığını bırakacağını ancak Hakkâri Barosu ve hukuk mücadelesinden uzaklaşmayacağını vurguladı.
Hukuk mücadelesi devam edecek
Hukuk mücadelesinin devam edeceğini belirten Canan, hak ihlallerine karşı duyarlılığın bundan sonra da sürdürüleceğini söyledi. Canan, görevlerin ve makamların geçici olduğunu, önemli olanın geride Hakkâri Barosu açısından kalıcı bir iz bırakmak olduğunu belirterek, görevini gönül rahatlığıyla devredeceğini ifade etti.
Hakkâri halkına ve vatandaşlara da baroya verdikleri desteklerden dolayı teşekkür eden Canan; yönetim kurulu üyelerine, baro çalışanlarına, stajyer avukatlara ve dört dönem boyunca kendisini destekleyen tüm meslektaşlarına teşekkür etti.
Barış sürecine ilişkin değerlendirme
Açıklamasının son bölümünde devam eden barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Canan, Hakkâri Barosu olarak süreci ilk günden bu yana desteklediklerini söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1 Ekim’de açılmasının ardından sürece ilişkin yasal düzenlemelerin gündeme gelmesini beklediklerini belirten Canan, sürecin aşama aşama ilerleyerek sonuçlandırılması gerektiğini ifade etti.
Canan, Türkiye ve toplum olarak geçmişte büyük bedeller ödendiğini belirterek, demokratik ve barışçıl bir toplum sürecinin bir an önce sonuçlandırılması gerektiğini söyledi. Canan, Hakkâri Barosu Başkanlığı görevini bırakacak olsa da hukuk mücadelesi, hak ihlallerinin takibi ve toplumsal barışa yönelik çalışmalarının devam edeceğini ifade etti.