Hakkari eski milletvekili Esat Canan, Yüksekova'da son yıllarda artan sosyal ve ekonomik sorunlara ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Düğün ve taziye gelenekleri, evlilik maliyetleri, gençlerin karşı karşıya kaldığı sorunlar ve ilçenin genel sosyal yapısına ilişkin görüşlerini paylaşan Canan, çözüm için toplumun tüm kesimlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
“Düğünler artık çığırından çıkmış durumda”
Yüksekova’nın birçok alanda sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Canan, bu sorunların başında düğünlerin geldiğini ifade etti. Düğünlerin giderek daha masraflı ve uzun süreli hale geldiğini söyleyen Canan, ekonomik sıkıntıların yaşandığı bir dönemde gençlerin evlenmekten çekinir hale geldiğini dile getirdi. Canan, “Düğünlerimiz artık çığırından çıkmış durumda. Hem Yüksekova’da hem Hakkari’de hem de başka yerlerde bu durumla karşılaşıyoruz. Gençlerimizin çoğu düğün yapmaktan çekiniyor, korkuyor ve evlenmeye cesaret edemiyor. İçinde bulunduğumuz ekonomik koşullar herkesin malumudur. Böyle bir ortamda düğünlerimizin biraz kontrol altına alınması gerekiyor” dedi.
Bu konuda ailelere, toplumun ileri gelenlerine ve siyasetçilere önemli görevler düştüğünü belirten Canan, herkesin düğünlerin daha makul hale gelmesi için çaba göstermesi gerektiğini söyledi. Kendi adına da yıllardır bu çağrıyı yaptığını belirten Canan, düğünlerin sadeleştirilmesi ve evliliklerin kolaylaştırılması gerektiğini söyledi.
“Birçok insan altın kiralamak durumunda kalıyor”
Düğünlerde altın kiralama uygulamasına da tepki gösteren Canan, evliliklerin gösteriş üzerine kurulamayacağını söyledi. Canan, “İnsanlar düğünleri için altın kiralıyor. Bu bölgede daha önce böyle bir şey yoktu. Ben altını, bu şekilde kullanılmasını kesinlikle doğru bulmuyorum. Yüksekova’da yaşanan olayların bir kısmı açık söyleyeyim, gösterişten ibaret. Birçok insan altın kiralamak durumunda kalıyor. Hatta gerçek olmayan altınların altın gibi gösterildiği düğünler olduğunu da görüyorum. Buna hiç gerek yok” ifadelerini kullandı.
Evliliğin temelinde altın değil; sevgi, saygı, sadakat ve sorumluluk olması gerektiğini belirten Canan, gençlere gösterişten uzak durmaları çağrısında bulundu. Canan, kendi ailesinden örnek vererek, “Yakın zamanda bir yeğenimin nişanı vardı. Altın istemedim. Kendi kızımın nişanında bile sadece iki alyans, yani iki yüzük ve bir bilezik olabilir dedim. Bunun dışındaki her şey fazladır, gösterişe girer. Buna gerek yoktur. İki insan geleceğini kurabiliyor, çalışıyor ve hayatını birlikte sürdürebiliyorsa zamanla her türlü imkâna sahip olabilir” dedi.
“Camilerimizde adeta ziyafet şeklinde yemek sofraları kuruluyor”
Canan, düğünlerin yanı sıra taziyelerdeki uygulamaların da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Taziyelerde yemek verilmesinin vefat eden kişinin ailesine ciddi bir ekonomik yük getirdiğini söyleyen Canan, bazı ailelerin taziye masraflarını karşılamak için borçlandığını ifade etti.
Canan, “Taziyelerle ilgili de aynı sıkıntıyı yaşıyoruz. Camilerimizde adeta ziyafet şeklinde yemek sofraları kuruluyor. Ben bunu doğru bulmuyorum. Bu durum özellikle vefat eden kişinin ailesine ve yakınlarına ciddi bir külfet yüklüyor. Taziye iki-üç gün sürüyor ve bitiyor ama arkasında kredi alan, borçlanan aileler kalıyor. İnsanlar o yemek masraflarını ödemek için aylarca uğraşıyor. Bu doğru bir yaklaşım değil” dedi.
“Yüksekova’nın gençleri bizim geleceğimiz olmalıdır”
Gençlerin şiddetten ve kötü alışkanlıklardan uzak durmaları gerektiğini söyleyen Canan, “Yüksekova’nın gençleri bizim geleceğimiz olmalıdır. Ancak bugünkü gençliğe baktığım zaman bundan büyük üzüntü duyuyorum. Gençlerimizin bıçakla dolaşmaması lazım. Gençler cebinde kalem taşıyarak dolaşmalıdır. Gruplaşmalar, çeteleşmeler ve bıçaklama olayları yaşanıyor. Eskiden bu ülkede böyle olaylar yaşanmıyordu” dedi.
Toplumsal sorunların çözümünde siyasetin önemli bir sorumluluğu bulunduğunu belirten Canan, bir ilçenin, ilin veya bölgenin sorunlarının çözümünde siyasetin devreye girmesi gerektiğini söyledi.
“Okumuş, tahsil görmüş insanlar bu halkın hizmetinde çalışmalıdır”
İntihar olaylarına da dikkat çeken Canan, eğitimli insanların ve meslek sahiplerinin toplum hizmetinden uzaklaşarak farklı işlere yönelmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Canan, “Okumuş, tahsil görmüş insanlar bu halkın hizmetinde çalışmalıdır. Toplumun kaynaşmasına, kendi geleneklerine sahip çıkmasına ve aynı zamanda gelişmesine katkı sunmalıdır. Hep birlikte bize düşen görev ve sorumluluk, ülkemizin, bölgemizin ve ilimizin sorunlarını çözmek, huzuru sağlamaktır” dedi.
“Birbirimize güvenmeli ve birlikte hareket etmeliyiz”
Toplumun huzura kavuşması için herkesin birbirine güvenmesi ve dayanışma içinde olması gerektiğini ifade eden Canan, son olarak şu çağrıda bulundu:
“Özgürlük adına ‘Ben özgürüm, istediğimi yaparım’ diye bir şey yoktur. Demokrasinin de bir sınırı vardır. Demokrasi, başkasının özgürlüğünün başladığı noktada kendi sınırına ulaşır. Bunu bilmemiz gerekiyor. Ancak ne yazık ki Yüksekova’da bugün bu konuda ciddi eksiklik görüyorum. Bir sahipsizlik ve siyasi anlamda bir boşluk görüyorum. Birbirimize güveneceğiz, birbirimize elimizi vereceğiz ve birlikte hareket edeceğiz. Başka türlü bu sorunları çözemeyiz.”