Dünya yakınlarında gökdelen büyüklüğünde asteroit keşfedildi

Dünya’ya yakın gök cisimlerinin keşfinde çığır açabilecek yeni bir yazılım sayesinde, toplanan bir yıllık teleskop verilerinde, gökdelen büyüklüğünde bir asteroit keşfedildi.

Gökbilimciler, ölümcül uzay kayalarını tespit etmek amacıyla tasarlanan yeni bir yazılımın yardımıyla Dünya’nın yakınlarında, göz önünde gizlenen ve bir gökdelen büyüklüğünde olan devasa bir asteroit keşfetti. 180 metre çapında ve resmi olarak ‘2022 SF289’ diye anılan asteroit, yeterince büyük ve potansiyel açıdan tehlikeli bir asteroit (PHA) olarak kabul edilebilecek bir mesafede, yakın bir yörüngede dönüyor. Benzer şekilde sınıflandırılmış olan yaklaşık 2 bin 300 gök cisminden biri doğrudan çarpışma halinde Dünya’da büyük bir yıkıma neden olabilir. Neyse ki, öngörülebilir gelecekte herhangi bir noktada bu kayayla çarpışma riski bulunmuyor.

GÖZ ÖNÜNDE GİZLENEN TEHDİT

NASA’nın aktardığı kadarıyla asteroit, 2022 Eylül’ünde gezegenimize yaklaşık 7,2 milyon kilometre mesafede uçarken Dünya’ya yakın bir geçiş yaptı. Ne var ki, yeryüzünün dört bir yanındaki gökbilimciler, bu büyük kaya Samanyolu’ndaki yıldız ışığı tarafından gizlendiği için, yaklaşmadan önce, yaklaşma esnasında ya da sonrasında herhangi bir noktada teleskop verilerinde asteroidin varlığını saptayamadılar.

Araştırmacılar küçük veri kümelerinden büyük asteroitlerin varlığını saptamak doğrultusunda özel olarak tasarlanan yeni bir algoritmayı test ettikleri sırada, nihayet uzay kayasının varlığını açığa çıkardılar. Bilindik yöntemlerin saptayamayacağı kadar sinsi olan bir PHA’nın saptanması, kısa süre içinde Şili Dağları’nda asteroit avcılığına başlaması planlanan ve 2025’in başlarında operasyonlarına bağlayacak son teknoloji bir teleskop olan ‘Vera C. Rubin Gözlemevi’ aracılığıyla toplanacak verilerin taranması için kullanılacak olan yazılım açısından büyük bir sınav niteliği taşıyor.

Washington Üniversitesi Astrofizik ve Kozmolojik Yoğunluklu Veri Araştırma Enstitüsü Müdürü ve yeni algoritmanın arkasındaki ekibin lideri olan Mario Jurić yaptığı açıklamada, “Bu keşif, iki yıldan kısa bir süre içinde HelioLinc3D yazılımının her gece böyle bir gökcismini saptayabileceği Rubin Gözlemevi’nden ne beklenebileceğine dair küçük bir fragman” diyor.

YENİ YAZILIM SAYESİNDE KEŞFEDİLDİ

Bilim insanları, ilk asteroitlerini saptayabilmek için, her gece gökyüzünün aynı noktasının en az dört görüntüsünü alan Hawaii’deki Asteroit Karasal Etki Son Uyarı Sistemi (ATLAS) araştırması aracılığıyla toplanan arşiv verileri üzerinde yazılımlarını bir testten geçirdiler. Araştırma, ATLAS’ın gözden kaçırdığı bir unsuru açığa çıkardı: Bu, 19 Eylül 2022 ve sonraki üç gece boyunca çekilen üç farklı gökyüzü görüntüsünde görülebilen büyük bir asteroitti.

ATLAS araştırması, bir gök cisminin asteroit olarak kabul edilmesi için aynı gece içinde çekilen dört farklı görüntüde görünmesini gerektiriyor. ‘2022 SF289’ bu koşulları karşılamadığından, gezegenimizle olan yakın ilişkisi bugüne dek bilinmiyordu. Bu arada, ‘HelioLinc3D’ adı verilen yeni yazılım, asteroit tespitlerini çok daha az veri üzerinden toplayacak şekilde tasarlandı. Araştırmacıların aktardığı kadarıyla, yazılımın tasarlandığı Rubin Gözlemevi gökyüzünü çoğu modern gözlemevinden çok daha ayrıntılı biçimde olsa da, her gece yalnızca iki defa tarayacak.

Araştırma ekibi, Rubin Gözlemevi ve yeni algoritma açısından 2022 SF289’un, asteroit saptama alanında buzdağının yalnızca görünen kısmını teşkil ettiğinden emin. Gezegenimizin çevresinde dönen ve saptanmayı bekleyen binlerce gizli PHA mevcut olabilir ve ekip onları bulmaya hazır. Jurić, “HelioLinc3D’den yapay zekâ destekli kodlara varıncaya dek, önümüzdeki on yıllık keşif süreci, yeni ve büyük teleskoplarda olduğu gibi yazılımlarda da bir ilerleme dönemi olacak” diyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

DÜNYA Haberleri