Dem Parti: “Kobanî’de çocuklar donarak ölüyor, dünya sessiz”

Ankara’da düzenlenen basın toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanları, Kobanî’de dört çocuğun donarak yaşamını yitirdiğini belirterek, askeri ve insani kuşatmanın derhal kaldırılması çağrısında bulundu.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Suriye ve Rojava’daki gelişmelere ilişkin Genel Merkez’de basın toplantısı düzenledi. Heyet halinde Kuzey ve Doğu Suriye’yi ziyaret ettiklerini belirten eş genel başkanlar, sahadan edindikleri izlenimleri kamuoyuyla paylaştı.

“Kobanî’de dört çocuk donarak yaşamını yitirdi”

Tuncer Bakırhan, Kobanî’de yaşanan insani duruma dikkat çekerek, “Bu sabah yine üzücü bir haber aldık. Kobanî’de dört çocuk donarak yaşamını yitirdi” dedi. 2015’te Alan Kurdi’nin ölümünü hatırlatan Bakırhan, “O gün dünya ayağa kalkmıştı. Bugün yine Kürt çocukları donarak ölüyor ama aynı duyarlılığı göremiyoruz” ifadelerini kullandı. Bakırhan, bu sessizliğin insanlık vicdanında derin bir yara açtığını söyledi.

“Kobanî hem askeri hem insani kuşatma altında”

Hatimoğulları, SDG’nin Rakka’dan çekilmesinin ardından Kobanî’ye giden elektrik, su ve internetin kesildiğini belirterek, “Bu büyük bir insanlık dramıdır” dedi. “Okullar, hastaneler ve yaşam alanları işlevsiz durumda” diyen Hatimoğulları, ağır kış koşullarında halkın kentlerini savunmak için sokakta olduğunu söyledi. “Kobanî üzerindeki askeri ve insani kuşatma bir an önce kaldırılmalıdır” çağrısında bulundu.

“10 Mart Mutabakatına SDG uydu, ihlal HTŞ ve Şam yönetiminden”

Hatimoğulları, kamuoyunda SDG’nin mutabakata uymadığı yönünde oluşturulan algının gerçeği yansıtmadığını belirterek, “10 Mart Mutabakatına SDG uydu” dedi. Mutabakatta yer alan komisyonların kurulması için SDG’nin her defasında öneride bulunduğunu ifade eden Hatimoğulları, “HTŞ ve Geçici Şam Yönetimi süreci uzattı” sözlerini kullandı. 4 Ocak’ta Şam’da varılan mutabakatın da bu nedenle imzalanmadığını söyledi.

“Ateşkes tek taraflı uygulanıyor”

Bakırhan, ateşkesin yalnızca Kürtler açısından işletildiğini savunarak, “Kürtler mutabakat gereği çekiliyor ama daha sırtlarını bile dönmeden ateş ediliyor” dedi. Top ve bombardımanların sürdüğünü belirten Bakırhan, “Ateşkes herkes için geçerlidir” ifadesini kullandı. Kuşatmanın ve saldırıların devam ettiğini söyledi.

“Rojava’da soykırıma varabilecek saldırılar var”

Bakırhan, Rojava’da yaşananların sıradan bir çatışma olmadığını belirterek, “Rojava’da soykırıma varabilecek saldırılar var” dedi. Kürt halkının sürekli göçe zorlandığını ifade eden Bakırhan, “Bu ayıptır, günahtır” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Demokratik kamuoyunu sessiz kalmamaya çağırdı.

“HTŞ’nin Kürtlere savaş açması desteklenmemeli”

Hatimoğulları, HTŞ’nin Kürtlere yönelik saldırılarının hiçbir şekilde meşrulaştırılamayacağını belirterek, “Kürtsüz bir Suriye hedefleniyorsa herkes büyük yanılır” dedi. Kürtlerin bu coğrafyanın kadim halkı olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, etnik temizlik girişimlerine karşı uyarıda bulundu. Garantör ülkelere de sorumluluk çağrısı yaptı.

“Sınır kapıları açılmalı, insani koridorlar oluşturulmalı”

Bakırhan, Kobanî ve çevresindeki kuşatmanın kaldırılması için somut adımlar atılması gerektiğini belirterek, “Mürşitpınar ve Nusaybin sınır kapıları açılmalıdır” dedi. Su, gıda, ilaç ve barınma krizinin derinleştiğini ifade eden Bakırhan, insani yardımların engellenmemesi çağrısında bulundu.

“Rojava halkını yalnız bırakmayacağız”

Hatimoğulları, konuşmasının sonunda, “Rojava halkını yalnız bırakmayalım, yalnız bırakmayacağız” dedi. Demokratik mücadele, diplomasi ve insani yardım alanlarında dayanışmanın süreceğini belirtti. Kalıcı barış sağlanmadan Suriye’de yaşamın yeniden inşa edilemeyeceğini vurguladı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

POLİTİKA Haberleri