Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenen 'Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu 19'uncu Toplantısı', Ankara Hakimevi'nde gerçekleştirildi. Toplantıya; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ile kurum ve kuruluş temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan Bakan Akın Gürlek, kadına yönelik şiddetli mücadeleyle bugüne kadar atılan adamları değerlendirmek, kurumlar arasındaki ilişkileri güçlendirmek ve ilerleyen dönemdeki yol haritasını istişare etmek için bir araya geldiklerini belirtti.
Gürlek, "Kadına yönelik şiddet Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği üzere insanlığa ihanettir. Kadına kalkan el tüm insanlara kaldırılmıştır. Biz tek bir kadının dahi şiddete maruz kalmasını asla kabul etmiyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın idaresinde son 24 yılda kadın haklarının güçlendirilmesi, kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla çok önemli anayasal, yasal ve kurumsal düzenlemeleri hayata geçirdik. 2024 yılında Anayasamızın 10'uncu maddesinde yaptığımız değişiklikle kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunu ve devletin bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlü olduğunu hüküm altına aldık. 2010 yılında ise kadınlar lehine pozitif ayrımcılığı anayasal ilke olarak benimsedik. Yeni Türk Ceza Kanunu ile kadınlara karşı işlenen birçok suçu nitelikli hal kapsamına aldık. Töre saikiyle kasten öldürme suçunu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yaptırıma bağladık. Kasten yaralama suçunun eşe karşı işlenmesini şikayete tabi olmaktan çıkardık. Son yıllarda yaptığımız düzenlemelerde de kadına ve boşanılan eşe karşı işlenen suçlarda ceza miktarlarını arttırdık. Kasten öldürme, kasten yaralama, tehdit, işkence ve eziyet suçlarının kadına karşı işlenmesini ağırlaştırıcı neden olarak Türk Ceza Kanunu'nda düzenledik. Kadına karşı işlenen kasten yaralama suçunu tutuklama nedeni olarak varsayılan katalog suçlar arasına aldık. Ayrıca ısrarla takip fiilini müstakil bir suç olarak düzenledik. Kamuoyunda adeta 'kravat indirimi' olarak bilinen uygulamaya son verecek şekilde hakimlerin takdir indirim sebebi olarak uyguladığı indirim nedenlerini sonlandırdık. Failin salt indirim almaya yönelik davranışlarının 'iyi hal indirimi' sebebi olmayacağını açıkça ortaya koyduk" ifadelerini kullandı.