Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde 4 Ekim Pazar günü düzenlenen operasyonda, tır dorsesinde taşınan arı kovanlarına gizlenmiş uyuşturucu madde ele geçirilmesine ilişkin Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir açıklama yaptı.
Demir, uyuşturucuyla mücadele ve güvenlik güçlerinin bu konudaki çalışmalarının desteklenmesi gerektiğini belirterek, olayda arı kovanlarının kullanılmış olmasının arıcılık mesleğiyle veya arıcılarla ilişkilendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Uyuşturucu ticaretinin farklı yöntemlerle gerçekleştirilmeye çalışıldığına dikkat çeken Demir, suç ile suçta kullanılan yöntemin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı. Uyuşturucu ticaretinin dünyanın farklı yerlerinde araçlardan ticari yüklere, gıda ürünlerinden çeşitli kullanım eşyalarına kadar farklı yöntemlerle gerçekleştirilmeye çalışıldığını belirten Demir, bu olayda arı kovanlarının kullanılmasının da arıcılık sektörünü suçla ilişkilendirmeyeceğini ifade etti.
Demir, açıklamasında olayın değerlendirilmesinde arı kovanlarının değil, uyuşturucu suçunun ve bu suçu gerçekleştiren kişilerin esas alınması gerektiğini belirtti.
“Suçlu, bu suçu işleyen kişilerdir”
Demir, farklı sektörlere ait araç veya ürünlerin suçta kullanılmasının o sektörde faaliyet gösteren insanların tamamını suçla ilişkilendirmediğine dikkat çekerek, “Nasıl bir kamyonda uyuşturucu ele geçirilmesi nakliyecilik mesleğini, bir gıda kolisinde bulunması gıda sektörünü veya bir ticari araçta ele geçirilmesi o sektörde faaliyet gösteren insanların tamamını suçla ilişkilendirmiyorsa; arı kovanlarının kullanılması da arıcılığı ve arıcılarımızı bu suçun parçası hâline getirmez” dedi.
Demir, arıcılık mesleğinin olaydan ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Suçlu olan kovan değildir. Suçlu olan arıcılık değildir. Suçlu olan arıcı değildir. Suçlu, bu suçu işleyen kişilerdir” dedi.
“Binlerce arıcımız üretim yapıyor”
Türkiye’de binlerce arıcının alın teri ve büyük bir özveriyle üretim yaptığını belirten Demir, arıcılığın yalnızca bal üretimiyle sınırlı bir alan olmadığını ifade etti. Arıcıların başta bal olmak üzere tarımsal üretime, gıda güvenliğine ve doğal yaşamın devamlılığına önemli katkılar sunduğunu belirten Demir, münferit bir suç olayının ülke genelindeki arıcıların tamamını veya köklü bir üretim sektörünü zan altında bırakacak şekilde değerlendirilmesini doğru bulmadıklarını söyledi.
Demir, açıklamasının devamında uyuşturucuyla mücadele konusundaki tutumlarını da net biçimde ortaya koyarak, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği olarak devletin ve güvenlik güçlerinin yürüttüğü uyuşturucuyla mücadele çalışmalarının yanında olduklarını ifade etti.
Bununla birlikte dürüst şekilde üretim yapan arıcıların emeğinin ve arıcılık mesleğinin itibarının münferit bir suç olayının gölgesinde bırakılmaması gerektiğini belirten Demir, sektörün tamamının tek bir olay üzerinden değerlendirilmemesi çağrısında bulundu.
Demir, açıklamasını, uyuşturucuyla mücadeleye destek verdiklerini ancak suçta kullanılan bir aracın veya yöntemin, o araç ya da yöntemle bağlantılı meslek grubunun tamamına mal edilmemesi gerektiği vurgusuyla tamamladı.