Ankara Altındağ İlçe Nüfus Müdürü Abdülmecit Baskın’ın 1993 yılında öldürülmesinin 33’üncü yıl dönümünde, oğlu Avukat Eren Baskın tarafından Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi Başkanlığı’na başvuru yapıldı.
Eren Baskın, başvurusunda babasının öldürülmesine ilişkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin bir bütün halinde yeniden değerlendirilmesini ve gerekli yargısal işlemlerin başlatılmasını talep etti.
Baskın, başvurusunun ardından yaptığı açıklamada, 33 yıldır devam eden adalet arayışının sürdüğünü belirterek, “Babam Abdülmecit Baskın, 33 yıl önce bugün Ankara’nın göbeğinde gözaltına alındı ve katledildi. Aradan geçen 33 yıla rağmen adalet arayışımızdan vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Bugün, babamın katledilmesinin yıl dönümünde, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi’ne başvuruda bulundum” dedi.
Başvurusunun yalnızca kendi babasının dosyasıyla sınırlı olmadığını ifade eden Baskın, adalet talebinin kapsamına ilişkin de, “Bizim için adalet, yalnızca geçmişin karanlıkta bırakılmış dosyalarının yeniden açılması değil; o karanlığı yaratanların, bu suçları işleyenlerin ve işlenmesine zemin hazırlayanların hukuk önünde hesap vermesidir” diye konuştu.
Baskın, dilekçesinde dosyanın sıradan bir faili meçhul vakası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Kamu kurumlarındaki kayıtlar, tanık anlatımları ve dosyada yer alan diğer delillerin birlikte incelenmesini isteyen Baskın, geçmişte ortaya çıkan bilgi ve çelişkilerin yeniden araştırılması gerektiğini belirtti.
Dosyada yaklaşık 20 yıl boyunca etkili bir soruşturma yürütülmediğini ileri süren Baskın, zamanaşımı kararının bu süreçten bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Baskın, “Zamanaşımının dolması, mağdur yakınlarının bir ihmali nedeniyle ortaya çıkmış değildir. Eğer devlet organları 20 yıl boyunca etkili bir soruşturma yürütmediyse, bu soruşturmanın etkisiz bırakılması nedeniyle geçen zamanın failler lehine bir cezasızlık zırhına dönüşmemesi gerekir” dedi.
Baskın, özel harekât polisi Ayhan Çarkın’ın geçmişte verdiği ifadelerde yer alan anlatımların da yeniden incelenmesini istedi. Çarkın’ın olay yeriyle ilgili tariflerinin savcılık tarafından gerçekleştirilen yer gösterme işlemi ve kriminal incelemelerdeki bazı bulgularla örtüştüğünü belirten Baskın, bu anlatımların resmi görev kayıtlarıyla karşılaştırılarak doğrulanmasını talep etti.
Dosyada sanıkların cinayet tarihi olarak belirtilen dönemde İzmir Menteş’teki Özel Harekât eğitim kampında bulunduklarına ilişkin resmi yazılar ile Çarkın’ın beyanları arasında çelişki bulunduğunu savunan Baskın, “Bu görevlendirme belgelerinin fiili durumu yansıtıp yansıtmadığının araştırılması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
Baskın, olay yerinde bulunan kovanlarla Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekât Daire Başkanlığı’na hibe edilen ve daha sonra kaybolduğu belirtilen bazı silahlarla ilgili yürütülen süreç arasında balistik yönden bağlantı bulunup bulunmadığının da araştırılmasını istedi.
Dilekçede Susurluk TBMM Araştırma Komisyonu tutanakları, Hanefi Avcı’nın beyanları, mülga Devlet Güvenlik Mahkemesi kararları ve Yargıtay’daki karşı oy gerekçelerinin de birlikte değerlendirilmesi talep edildi. Baskın, dosyanın yalnızca bireysel bir cinayet olarak değil, dilekçede ileri sürülen kurumsal ve örgütsel bağlantılar yönünden de incelenmesi gerektiğini söyledi.
Dosyadaki mevcut fiziki delillerin ve kriminal incelemelerin günümüz teknolojileri kullanılarak yeniden değerlendirilmesini isteyen Baskın, “Bugünün adli ve kriminal teknolojileri kullanılarak dosyadaki delillerin yeniden incelenmesi, geçmişte ulaşılamayan bazı sonuçlara ulaşılmasını sağlayabilir” ifadelerini kullandı.
Baskın, yaşam hakkının ihlal edildiği ve etkili soruşturma yürütülmediği gerekçeleriyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvurunun da sürdüğünü belirterek, “Babam Abdülmecit Baskın’ın ve faili meçhul cinayetlerde katledilen tüm insanların hesabı sorulana, hakikat açığa çıkarılana ve sorumlular adil bir yargı önünde hesap verene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Adalet Bakanlığı’nın geçmişteki faili meçhul dosyalarını aydınlatma yönündeki iradesini bu dosyada da göstermesini ve adli makamlarla koordinasyon içerisinde yeni bir inceleme süreci başlatmasını talep ediyoruz” ifadelerini aktardı.