Ankara’da görülen davanın ardından açıklamalarda bulunan Kahraman, yaklaşık 8 yıldır devam eden yargı sürecinin kendisini hem mesleki hem de kişisel olarak etkilediğini söyledi.
Yargılamanın ilk olarak Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi kapsamında başladığını belirten Kahraman, Adalet Bakanlığı’nın soruşturma izni vermemesi üzerine yerel mahkemenin karara itiraz ettiğini, ardından dosyanın farklı suçlamalarla yeniden yargı sürecine taşındığını ifade etti. Bu süreçte hakkında başka soruşturmalar da açıldığını belirten Kahraman, söz konusu dosyaların da takipsizlik kararıyla sonuçlandığını kaydetti.
Kahraman, “Yazılarımda teröre, şiddete ya da savaşa yönelik bir kelime dahi bulamayacaklarını söylemiştim. Sonuçta beraat ettim, bulamadılar” dedi.
Davaların gazeteciler üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirten Kahraman, uzun süren yargılamaların gazetecileri mesleklerinden uzaklaştırdığını söyledi. Özellikle bölgede görev yapan gazetecilerin haber ve yorumlarını kaleme alırken sürekli dava açılma kaygısı yaşadığını ifade eden Kahraman, bunun gazetecilik faaliyetlerini olumsuz etkilediğini dile getirdi.
Kahraman, “Gazeteciler yaptıkları haberler veya yazılar nedeniyle sürekli ‘Acaba yargılanır mıyım, dava açılır mı?’ endişesi taşıyor. Bu durum ciddi bir psikolojik baskı yaratıyor. Nitelikli gazeteciliğin gelişmesinin ve kaliteli yayıncılığın önünde önemli engeller oluşturuyor” diye konuştu.
Öte yandan Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkçe hesabından yapılan paylaşımda, “Ankara Ağır Ceza Mahkemesi, 2017-2018 döneminde Yüksekova Haber sitesinde yayımlanan Rojava ve Afrin’e ilişkin yazılar nedeniyle İskender Kahraman’ı ‘örgüt propagandası’ suçlamasıyla yeniden yargıladı. İstinafın düşme kararını bozmasının ardından yeniden başlayan 7 yıllık dava bugün beraatla sonuçlandı” ifadelerine yer verildi.
Beraat kararıyla birlikte yaklaşık 8 yıldır devam eden yargı süreci sona ermiş oldu.