1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Zeydan ve Öztunç'la röportaj
Zeydan ve Öztunçla röportaj

Zeydan ve Öztunç'la röportaj

AK Parti Hakkari Milletvekilleri Mustafa Zeydan ve Fehmi Öztunç Yüksekova Haber’e çarpıcı açıklamalarda bulundular. İşte o röportaj....

A+A-

Hakkari ve ilçelerinde çeşitli temaslarda ve görüşmelerde bulunmak üzere bölgeye gelen AK Parti Milletvekilleri Mustafa Zeydan ve Fehmi Öztunç Yüksekova Haber\'e son zamanlarda Hakkari ve Türkiye gündeminde olan bazı konularda açıklamalarda bulundular.

Şemdinli\'de Yüksekova Haber Muhabirleri Şevket Yılmaz ve Erkan Çapraz\'ın sorularını yanıtlayan vekiller son zamanlarda Hakkari ve Türkiye gündemindeki olaylar ile ilgili açıklamalarda bulundular.

VEKİLLER ŞEMDİNLİ DEVLET HASTANESİNDEKİ YOLSUZLUK İDDİALARINI YÜKSEKOVA HABER\'DEN ÖĞRENDİLER

Şemdinli Devlet Hastanesi\'nde hastane masrafları için döner sermayeden ayrılan yaklaşık 500 bin YTL'nin kaybolduğu ve olayın yargıya intikal ettiği yönündeki soru üzerine Zeydan durumu bizden öğrendiğini belirterek:  “Ben duymadım, yeni sizden duyuyorum. Şimdi tabi yolsuzluk haberlerinin çıkması normal de acaba yolsuzluk var mı? Varsa kaymakamlık mutlaka el koymuştur. Eğer öyle bariz bir yolsuzluk varsa kaymakamlık suç duyurusunda bulunmuştur, savcılığa vermiştir. Eğer Sağlık Bakanlığı\'ndan müfettiş talep edilmişse mutlaka gönderirler demek ki edilmemiş. Demek ki vilayetten böyle bir teklif gitmemiştir. Nitekim ben dün değil evvelki gün sayın bakanla görüştüm hastanelerle ilgili bu konuda bana böyle bir şey söylemedi. Müsteşar yardımcılarıyla görüştüm. Evvelki gün vali beyle bir aradaydık bu gün kaymakam beyle baya bir arada kaldık hastaneyi de gezdik bu konu bize intikal etmedi.”şeklinde konuştu.

ÖZTUNÇ: “CANAN\'A TAZMİNAT DAVASI AÇTIM”

CHP Hakkari Milletvekili Esat Canan\'ın Hakkari\'deki ihalelerde Ak Parti Milletvekillerince yakın akrabalarına ihale vererek yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine konuşan Ak Parti Hakkari Milletvekili Fehmi Öztunç: “Canan\'ın Hakkari\'deki  ihalelerle ilgili olumlu olumsuz açıklamaları olmuştu. Ben Sayın Canan\'a tazminat davası açtım. Bun dava benim lehime sonuçlanıyor iki ay içerisinde.”dedi.

ZEYDAN CANAN\'A CEVAP VERMEK İSTEMEDİ

Milletvekili Esat Canan\'ın basında çıkan yolsuzluklarla ilgili iddiaları ile ilgili siz cevap vermek ister misiniz? Sorusu üzerine cevap vermek istemediğini ifade eden Zeydan; Amaçlarının Hakkari\'ye yatırım yapmak olduğunu söyledi.

Türkiye\'nin bir hukuk devleti olduğunu hatırlatan Zeydan: “Eğer bir yanlışlık varsa, eğer hukuk dışı bir hareket varsa zaten ilgili makamlar gerekeni yapıyorlar. Bizim Sayın Canan\'a verecek bu konuda bir cevabımız yok. Sayın Canan\'ın eğer bunu ispata dönük bir iddiası varsa bir delili varsa nihayetinde meclis var, Yargıtay var, yargı var, İdare makamları var. Başvurabilir kendisi milletvekili sonuçta.”

“OĞLUM, CANAN\'A GEREKEN CEVABI VERMİŞ”

Zeydan, Canan\'ın Yüksekova\'da yapılan duble yolda yolsuzluk yapıldığı yönündeki iddialarına karşı: “Yüksekova\'daki olayda benim oğlum zaten Canan\'a gereken cevabı vermiş. Kaldı ki benim oğlum taşerondur. Müteahhit de değil, müteahhitten iş almış iş yapıyor. Eğer bu işte bir kanunsuzluk varsa, bir yanlışlık varsa ilgili makamlar gereğini yaparlar.”dedi.

“BİR KANUNSUZLUK VARSA İLGİLİ MAKAMLAR GEREĞİNİ YAPIYOR”

Siyasi mücadelesini bölgenin yatırımlarının içine sokup o şekil bir mücadele yapmak istemediğini belirten Zeydan: ( Fehmi Öztunç'u kastederek) “İkimizin amacı yatırım yapmaktır. Yapılan yatırımlar kanun çerçevesinde yapılıyor, ihale yasamız da hepiniz tarafından belli olan bir yasadır. Eğer bir kanunsuzluk varsa zaten ilgili makamlar gereğini yapıyor. Benim anlayışım şudur; Ben siyasi mücadeleyi arkadaşlarla, onlara iftira atmak, çamur atmak şeklinde yapmak istemiyorum. Ben, siyasete başladığım günden bu güne kadar halkımıza bölgemize, ilimize yapmış olduğum hizmetlerimle bir şeyler ifade etmek istiyorum. Eğer bir şeyler yapmışsam vatandaş bana gereken ilgiliyi de vermiştir. Bu güne kadar bundan sonra da yine vatandaşın takdiridir. Onun için Sayın Canan bir muhalefetin mensubudur biz de iktidarız. Meyveli ağaca herkes taş atar. Benim siyasi görüşüm budur.”dedi.

CHP İZMİR MİLLETVEKİLİNİN BAŞBAKAN'A VERDİĞİ SORU ÖNERGESİ

06.05.2006 tarihinde CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin\'in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan\'a verdiği Hakkari\'deki yolsuzluk iddiaları ile ilgili soru önergesi konusunda Milletvekili Mustafa Zeydan: “Milletvekilleri yakınları ihaleler almış şeklinde bir önerge meclise vermişler. Meclis Başkanı sırası geldiğinde zaten bunları cevaplandırıyor.”dedi.

“DTP MECLİSE 50 MİLLETVEKİLİYLE GİRECEK”

26 Haziran 2006 tarihinde Ak Parti\'nin Antalya kampında yaptığı Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) ilk genel seçimde Parlamento'ya 50 bağımsız milletvekili sokacağı yönündeki iddiasının dayanağının ne olduğu yönündeki soruya ise Zeydan: “Bir ara biliyorsunuz Demokratik Toplum Partisi\'nin (DTP) bağımsız olarak önümüzdeki seçimde meclise girip giremeyeceği teşebbüsleri var. Eğer bu seçim sistemiyle seçime girerlerse gurubu kuracak şekilde aday çıkarabilecekleri kanaatindeyim.”şeklinde cevap verdi.

“%10\'LUK BARAJ ADALETSİZ DEĞİL”

“%10 barajını adaletli buluyor musunuz?” sorusu üzerine Zeydan, %10\'luk barajı adaletsiz görmediğini belirterek: “Türkiye\'deki %10 baraj Türkiye\'nin şartlarına göre çok değil. Neden değil? Çünkü geçmişteki parlamentonun dağınık bir şekilde yaptığı hareketlerin Türkiye\'ye getirdiği huzursuzluk hepimizce malumdur. Bugün Türkiye\'de baraj %5\'e düştüğü takdirde Türk parlamentosunda en azından belki 15 tane parti meydana gelir. 15 partinin kurabileceği bir hükümetin bu millete, bu memlekete ne kadar faydalı olacağını takdirlerinize bırakıyorum. Onun için bence Türkiye hala bu konuda %10 barajın altında olması konusunda hazır değil demokratik anlamda.”dedi.

SINIR DIŞI OPERASYONLAR VE ŞEMDİNLİ\'DEKİ PATLAMALARDA HASAR GÖREN İŞ YERLERİ

Son günlerde Türkiye gündeminde olan sınır ötesi operasyon konusunda  Zeydan: “Dünyanın en zor mesleği demokrasidir. Kurumların ayrı bir yetkisi var, Cumhurbaşkanının ayrı, Meclisin ayrı, Yargıtay\'ın, Danıştay\'ın, Sayıştay\'ın.... Yani  bu kadar geniş bir demokrasi kapsamı içinde olan bir anlayışın tümünü hükümetin anlayışı gibi algılamak veya hükümetin anlayışı gibi hareket etmesini beklemek mümkün değildir. Hükümet siyasi bir iradedir. Buraya sayın Başbakan geldi; Dükkanlar konusunu kendisi söyledi Devletin Başbakanı. Bizim gibi takip ediyor ve halen bir prosedürünü bulup ihalesini yaptıramadık. Bir sürü yasalar engel. TOKİ\'nin mevzuatına girmiyor. Afetler Genel Müdürlüğü benim de mevzuatıma girmiyor diyor. ek birşey yapmak lazım. Nitekim komisyona geldi, komisyondan çıktı. Ama biz takip ediyoruz.”dedi.

ZEYDAN: “ZEBARİ AKRABAM”

Türkiye'de yaşayan insanlarla Irak halkı arasında yakın bağlarının bulunduğunu söyleyen Zeydan: "Bölgedeki bir çok insan gibi benim de orada yakınlarım var. Mesela Irak'ın şuanki Dışişleri Bakanı Sayın Hoşyar Zebari benim yakınımdır. Kendisi de benim gibi Zeydanlıdır. Biz bu bölgede yaşayan halkla tarihten beri kültür alışverişinde bulunmuşuz. Ama bu gün Irak'ın sorununu oranın iç meselesi olarak algılamak durumundayız. Sonuçta onlar bizim dışımızda."dedi. 

ZEYDAN: “NE ASKERİMİZ ÖLSÜN NE DAĞDAKİ İNSAN ÖLSÜN”

Sınır dışı operasyon meselesi konusunda siyasi iradenin bu konuyu ister istemez gündeme getirmek gibi bir durumu olduğunu ileri süren Zeydan: “İsrail\'i görüyorsunuz neler yapıyor. Gönül isterdi ki bugün artık bu kan dursun, dökülmesin. Yani ne askerimiz ölsün, ne dağdaki insan ölsün. Biz artık millet olarak yani Kürt\'üyle, Türk\'üyle, Sunisi\'yle tüm Türk milletinin bence beklentisi budur. Eğer bir şey isteniyorsa artık. Öyle bir durumdayız ki dünyada demokratik anlayış artık tek başına değil dünyayla entegre olarak yürümektedir. O bakımdan bence silahla bir yere varmak mümkün değil.”dedi.

ZEYDAN\'DAN PKK\'YE ÇAĞRI

Bu kadar insanın ölmesine artık kimsenin gönlünün razı olmadığını belirten Zeydan: “Biz gerçekten bu çağrıyı yapıyoruz. Başta bu çağrıyı biz örgüte yapıyoruz. Neden? Onu da söyleyeyim. Bir kere Türkiye\'de örgütü bir yerde temsil eden siyasi bir irade var. Bu siyasi irade onları zaten Türkiye\'de temsil ediyor.”dedi.

“Bu siyasi iradenin muhatap bulduğunu söyleyebilir miyiz. Yani legal Kürt siyaseti ciddi anlamda muhatap bulabiliyor mu? Ahmet Türk\'ün Özel bir televizyon programında Başbakan Erdoğan\'a yaptığı randevu talebinin karşılıksız kaldığı, burada bir taraftan legal Kürt siyaseti bir taraftan örgüt. Legal Kürt tarafı da muhatap bulamıyor. Burada nasıl bir çözüm bulunabilir?” Sorusu üzerine Zeydan bunu kabul etmediğini bildirerek:

“Ben o görüşte değilim. Bakın biz ikimiz de milletvekiliyiz. Belki bir ay randevu istiyoruz ama sayın başbakana yetişemiyoruz. Başbakan gerçekten çok hareketli bir insan. Ben bakın ta İsmet Paşa ile çalıştım bu güne kadar. İsmet Paşa başbakan iken ben belediye başkanıydım. Ondan sonra Demirel ile çalıştım, Tansu ile çalıştım, Mesut Yılmaz ile çalıştım, Erbakan\'la çalıştım, Ecevit\'le çalıştım bu adamdaki hareketlilik hiçbirisinde yok. Bu hareketlilik sonuçta bir fayda mıdır biz zarar mıdır o ayrı bir tartışma. Ben inanıyorum ki sayın başbakan Ahmet Türk\'ün bilerek veya sizin söylediğiniz anlamda bu Kürt anlayışı ile muhatap olmak istemiyorum diye kabul etmemesi mümkün değil. Öyle bir şey olursa Başbakan ikide bir Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanını kabul etmeyecek. Yani bugün sayın Ahmet Türk Diyarbakır Belediye Başkanı kadar bu konuyu dile getirebilecek veya her platforumda söyleyebilecek durumda değil. Adam ta Avrupa\'lara kadar gidip söylüyor Diyarbakır Belediye Başkanı. Ve istediği zaman sayın Başbakanla görüşüyorlar. O bakımdan Sayın Başbakan bilerek Ahmet Türk\'ü kabul etmedi diye bunu kabul etmek mümkün değil.”dedi.

“SİLAHLI DURUM DURSUN”

Silahlı durumun durmasını istediklerini belirten Zeydan siyasi anlamda demokrasi çerçevesi içerisinde artık bu işlerin yürümesi gerektiğini ifade etti. Bunu sadece kendilerinin değil dünyanın da bunu istediğini söyleyen Zeydan:

“Avrupa temsilcisi buraya da geldi bu adam Diyarbakır\'da da açıklama yaptı DTP\'ye. Artık parti anlayışınızı demokratik sistem içerisinde yürütün dedi. Örgütle irtibatınızı kesin anlamı gibi bir şey konuştu. Yani bunun söylediği şu; artık biz de bu kanın dökülmesini istemiyoruz.”dedi.

ZEYDAN: “HİÇBİR ZAMAN BİZ KÜRTLÜĞÜMÜZÜ İNKAR ETMEMİŞİZ. ŞEREF DUYARIM”

Kendisinin de Kürt olduğunu hatırlatan Zeydan: “Yani şimdi biz de Kürt\'üz. Hiçbir zaman biz Kürtlüğümüzü inkar etmemişiz. Ne cumhurbaşkanının yanında ne başbakanın yanında hiçbir yerde şeref de duyarım. Bunda hiçbir sıkıntım yok. Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti\'nin vatandaşıyım. Devletimle de şeref duyuyorum iftihar ediyorum. Burada biz isteriz ki bin yıllardan beri beraber yaşayan bu Türk'ü, Kürt'ü bu Türkiye\'yi beraber kurtardığımız bir sıkı dönemlerden 100 sene sonra kalkıp birbirimizi beğenmemek, birbirimizi silah zoruyla bazı köşelere, bazı nahoş olaylara götürmek hiçbirimiz içimize sindiremiyoruz. Ben inanıyorum dağdaki insanlar da içine sindiremiyorlar. Nihayet onlar da insandır. Yani insan öldürmek, insan kanını dökmek pek kolay bir şey değildir. Ben de aynı şeyi söylüyorum. Artık bu kan dökülmesin. Eğer bazı haklar isteniyorsa, eğer bazı istekler varsa bunu demokratik zeminde, kanun zemininde, ha bu kolay mıdır? Kolay da değil zordur. Ancak önemli olan insanları yok etmeden, insanları zedelemeden o zoru yenmektir. Mücadele edeceksin, siyasi mücadele öyle kolay değil.”dedi.

“EN BÜYÜK ZARARI KÜRTLER GÖRÜYOR”

Zeydan: “Şunu da hemen ifade etmek istiyorum. En büyük zararı Kürt kökenli insanlar olarak bizler görüyoruz, sıkıntıyı bizler çekiyoruz. Sadece Şemdinli\'de çekmiyoruz, İstanbul\'da da çekiyoruz, Ankara\'da da çekiyoruz. Türkiye\'nin dört bir köşesinde çekiyoruz. Artık biz şu huzurun teminini istiyoruz. Bu ülkenin huzuru bakımından herkesin elinden geleni yapması lazım, herkesin elini taşın altına koyması lazım. Tabi ki kolay değil bu işler, tabi ki sıkıntısı var bu işlerin ama önemli olan bu sıkıntıyı gidermek, sıkıntıyı yenmek. Yani ben niye gönlümün huzuru ile, kalbimin huzuru ile sizin köyünüze gelmeyeyim? Yani siz kimsiniz, ben kimim? Ankara\'daki adam neden gelmesin? Ben neden gitmeyeyim? Bunu artık burada kesmek lazım. Bence her iki tarafın ülkenin huzuru milletin huzuru, bölgenin huzuru artık gerçekten lazım.”dedi.

ZEYDAN: “HEPİMİZ YALVARIYORUZ, ARTIK BU KAN DÖKÜLMESİN”

Son günlerde Hakkarili ünlü tiyatrocu ve sanatçı Yılmaz Erdoğan\'ın medyaya yansıyan mektubuna da değinen Zeydan: “Bakın Sayın Yılmaz Erdoğan bile artık tak etti yani, yeter diyor, yalvarıyorum diyor. Doğrudur hepimiz de yalvarıyoruz. Artık bu kan dökülmesin.”dedi.

“SUÇU İŞLEYEN ADAMLAR ORTADA”

“
Şemdinli Olayları ile ilgili 4 Ağustos\'ta gelecek heyet tekrar incelemelerde bulunacakmış burada söz konusu iddialarda sadece üç kişinin yargılandığı ve aslında olayın daha organize olduğu gibi bir iddia var davanın boyutlanması söz konusu olabilir mi bu saatten sonra?” sorusu üzerine Milletvekili Mustafa Zeydan:

“Hayır, Bugün bütün delillere rağmen ve Şemdinli halkının ifadelerine de rağmen, dosyadaki ifadelere rağmen suçu işleyen adamlar ortada. Diğer düşündüğümüz konuda efendim bu suçu bu adamlar işledi de kim talimat verdi. Gündem bu değil mi yani sorulan soru bu değil mi? Şimdi bugün ceza alan suçlu veya sanık durumunda şuanda cezaevinde olan o insanların kendi özgür ifadeleriyle demeleri gerekir ki bana Mustafa Zeydan, veya Ali veya Başkası emir verdi ben bu işi yaptım ki biz başkasını suçlayalım. Yoksa durup dururken kalkıp potansiyel olarak başka insanları suçlamak doğru değildir.”

“TÜRKİYE\'NİN BİRLİĞİNİ İSTEMEYEN GÜÇLER VAR”

“Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri de bizim silahlı kuvvetlerimiz. Bugün dağda bayırda çayırda yüzyıldan beri bu milletin her türlü cefasını çeken bir kurumumuz nasıl kalkıp da biz bu kurumu itham altında tutacağız? Bunu bence kabullenmek doğru bir şey değildir. Çok yanlış bir şeydir. Söylenenler bana göre biraz yanlış. Bu milleti birbirine düşürmek, bu milleti birbirine kırdırmak, bu milletin huzurunu bozmak için bir sürü unsurlar var Türkiye\'nin dışında. Daha doğrusu Türkiye\'nin birliğini istemeyen güçler var. Bu güçler yanlış anlaşılmasın sadece dağdaki örgüt değil, dünya devletleri, süper devletleri de Türkiye\'nin güçlenmesini istemiyor. Çünkü Türkiye güçlü bir ülke. Aksi halde Ortadoğu\'da tatbik edilmesi gereken o plan, o proje Türkiye güçlü kaldığı müddetçe tahakkuk edilmeyecektir.”dedi.

-
Bu yönden Avrupa Birliğine de suçlamalar geliyor. Avrupa Birliği bir Türkiye\'yi parçalama planıdır gibi. Bununla ilgili düşüncelerinizi öğrenmek istiyoruz bir de \'Ak Parti Avrupa Birliğini rafa kaldırır\' gibi bir iddia var bu konularda ne söylemek istersiniz?

“Avrupa Birliği\'nin Türkiye\'yi parçalama gibi bir şeyi yok. O mümkün değil tabi. Avrupa birliği kendi kriterlerine uygun Türkiye\'nin bugüne kadar yapılması gereken bazı şeylerin yapılmadığını söylüyor. Örneğin diyelim ki özgürlükler, düşünceler, kültürel meseleler gibi konularda bir şeyler istiyor Avrupa. Zaten AK Parti Türkiye\'yi Avrupa\'nın kapısına götürmüştür. Her ne kadar 1946\'lardan veya ta 1926\'lardan beri bu karar alınmışsa da bu kararın hayata geçirilmesini Ak parti yapmıştır. AKP Eğer böyle bir anlayışa sahip olsaydı bu kadar zorlamazdı. Dikkat ederseniz Türkiye\'de yapılan yasaların %50\'si AB ile ilgili. Hatta belki Ağustos\'un 17\'sine, 20\'sine doğru yine Avrupa\'nın eksik kalmış olan uyum yasalarının biran evvel çıkarılması konusunda meclisi bile tekrar toplantıya çağırabilir bir durum var ortada. Onun için Ak Parti  Türkiye\'yi sadece aday bakımından değil %100 üye yapmak için bu uğraşı vermektedir. Ben inanıyorum ki Ak parti bu konuda muvaffak olacak.”

“HÜKÜMETİMİZİN GÜNDEMİNDE OHAL YOK”

Yeni Terörle Mücadele Yasası\'nın (TMY) Olağanüstü Hal\'e dönüşüp dönüşmeyeceği yönündeki sorumuz üzerine ise Zeydan hükümetlerinin gündeminde Olağanüstü Hal gibi bir şeyin kesinlikle bulunmadığını belirterek: “Terörle ilgili olan yasa değişikliği de sadece vatandaşın huzuru açısından yapılmış olan bir yasadır. Bu konuda AB\'nin de fazla bir endişesi yok.”dedi.

Röportaj: Şevket Yılmaz - Erkan Çapraz