1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Yüksekova Belediyesi eşbaşkanları aleyhine ifade veren 'tanık' 9 yıldır cezaevinde
Yüksekova Belediyesi eşbaşkanları aleyhine ifade veren 'tanık' 9 yıldır cezaevinde

Yüksekova Belediyesi eşbaşkanları aleyhine ifade veren 'tanık' 9 yıldır cezaevinde

Yüksekova Belediye Eşbaşkanları Remziye Yaşar ve İrfan Sarı aleyhine ifade veren "tanık" S.K.nin 9 yıldır cezaevinde olduğu ortaya çıktı.

A+A-

Yüksekova Belediye Eşbaşkanları Remziye Yaşar ve İrfan Sarı, 15 Ekim’de gözaltına alınmış ve 17 Ekim günü çıkarıldıkları mahkemece "örgüt üyesi olmak" ve "örgüt propagandası" iddiasıyla tutuklanmıştı. Yerlerine kayyum atanan Yüksekova Belediye Eşbaşkanları Yaşar ve Sarı, önce Van daha sonra Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne sevk edilmişti. Sarı ve Yaşar'ın tutuklanması biri gizli, biri açık olmak üzere iki tanığın ifadelerine dayandırılmıştı. 

AÇIK TANIK 9 YILDIR TUTUKLU 

Belediye Eşbaşkanı İrfan Sarı hakkında ifade veren S.K. adlı kişinin, Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde 10 Aralık 2010 tarihinde, "Örgüt üyesi olmak", "Örgüt adına eylem düzenlemek" iddialarıyla 26 yıl 3 ay hapis cezası aldığı ve 9 yıldır cezaevinde olduğu ortaya çıktı. Sarı'nın "örgüte para aktardığı" ve "esnaflardan örgüt için para topladığı" iddialarını öne süren S.K.nin, tutuklandıktan tam 9 yıl sonra tanıklık yapması dikkati çekti. 

S.K., imzalatılan tanıklık ifadesinde; İrfan Sarı'yı sürekli, "Yüksekova Ticaret Odası Başkanı" olarak tanımlarken, Sarı'nın 9 yıl önce Ticaret Odası değil, Esnaf Sanatkarlar Odası Başkanı olduğu da resmi belgelere yansıdı. Emniyetin S.K.'yi aradan 9 yıl geçmesine rağmen ve seçimlerden hemen önce tanıklık yapması, tutuklanan diğer belediye eşbaşkanları hakkında yapılan tanıklıklarla benzerlik taşıyor. 

TUTUKLAMADAN ÖNCE TEŞHİS

Avukatların Sarı'nın tutukluluğuna yaptıkları 20 sayfalık itirazda, iddialar tek tek çürütülüyor. Avukatların yaptığı itirazda, tanıkların belediye eşbaşkanlarının tutuklanmadan önce teşhis yaptığı ve bu teşhisin nasıl yapıldığına ilişkin tek bir bilginin yer almamasına dikkati çekilerek, "Teşhisin uygulanabilmesi için şüphelinin mutlaka gözaltına alınmış olması gerekir. Başka bir deyişle; yakalanan ve fakat hakkında savcılıkça verilmiş bir gözaltı kararı olmayan veya yapılan çağrı üzerine kollukta ifade vermeye gelen şüphelinin teşhise tâbi tutulması mümkün değildir. Ancak mevcut dosya incelendiğinde, müvekkilimizin gözaltına alınmadan önce hukuka aykırı bir şekilde teşhis işleminin gerçekleştirildiği görülmektedir. Dosyada, teşhiste bulunan kişilerin bu yönde beyanlarının olmadığı ve matbu cümlelerle hukuka aykırı gerçekleştirilen teşhisin kayıt altına alındığı görülmektedir. Nasıl ki teşhis işlemi sadece şüphelinin gösterilmesi suretiyle yapılamıyorsa, fotoğraf teşhisi sırasında da tek bir fotoğraf veya aynı kişinin farklı fotoğrafları gösterilemez. Fotoğraf teşhisinde teşhiste bulunana, farklı kişilere ait birden çok fotoğraf gösterilir ve faile ait olanının teşhis edilmesi istenir. Ancak dosya incelendiğinde, müvekkilin tek bir fotoğrafı üzerinden teşhis işleminin gerçekleştirildiği ve tüm bu asli unsurların eksik olduğu görülecektir" ifadelerine yer verildi. 

POLİS BASKISIYLA TANIK YAPILDIĞINI SÖYLEMİŞTİ

Dosya kapsamında S.K.’nin hukuka aykırı bir şekilde teşhiste bulunduğu ifade edilen itiraz başvurusunda, "S.K., Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/39 Esas Sayılı 20.10.2016 tarihli duruşmasında tanık olarak dinlenmiş ve kimseyle ilgili bir teşhiste bulunmadığını, kolluğun baskı ve zorlamalarıyla bazı kağıtlara imza atmak zorunda kaldığını beyan etmiştir. Kaldı ki, başka bir suçtan hükümlü olan S.K. isimli şahsın, kendi menfaati için tanık sıfatıyla dinlenmesini gerektirecek hiçbir somut hukuki bir durum mevcut değildir" denildi. 

GİZLİ TANIK NEREDE VE NE ZAMAN DİNLENDİ?

Yine dosya kapsamında tanıklık yapan PKM35EAT93 kod adlı gizli tanığın nerede ve nasıl dinlendiğine ilişkin hiçbir bilginin olmadığına dikkati çekilen dilekçede, şu ifadeler yer aldı; "Soruşturma aşamasında ağır tehlikenin gerçekleşip gerçekleşmediğine karar vermeye yetkili tek makam, soruşturmayı yürütmekle yetkili Cumhuriyet Savcısı’dır. Polisin veya jandarmanın bu konuda takdir yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, gizli tanıkların kesinlikle Cumhuriyet Savcısı tarafından dinlenilmesi esastır. Ancak dosya incelendiğinde, PKM35EAT93 kodlu gizli tanığın hangi somut gerekçelerle 'Gizli tanık' sıfatıyla nerde dinlendiği ve gizli tanığın ifadesinin Cumhuriyet Savcısı tarafından alınıp alınmadığıyla ilgili bir evraka rastlanılmamış ve sonuç olarak gizli tanık ifadesinin de açıkça hukuka aykırı delil niteliği taşıdığı görülmektedir. Müvekkilin örgüt üyeliğine ilişkin yapılan suçlamada, suçun unsurları oluşmamasına karşın tutuklama kararı yasaya ve içtihatlara aykırı bir şekilde verilmiştir. Bu unsurun varlığı bile müvekkilimizin derhal serbest bırakılması için yeterli bir sebeptir." 

'DELİLLER DOSYAYA SONRADAN KONULDU'

Avukatlar, benzer şekilde gizli tanık ifadeleriyle tutuklanan Eşbaşkan Remziye Yaşar’la ilgili, dosyada söz konusu iddialara ulaşılamadı. Avukatlar, Yaşar ile ilgili yaptıkları itirazda, "Şüphelinin tutukluluğa sevkinde veya tutuklanmasından sonra ise aleyhine veya lehine olan delillerin şüpheliye ve avukatına gösterilip inceletilmesi savunma hakkının yerine getirilmesi açısından zorunludur.  Kısıtlama kararıyla dosyadan belge alma veya dosyanın incelenmesi değil, müvekkil hakkında herhangi bir bilgi alınması dahi mümkün olamamıştır. Gözaltı sürecinde dosya içeriği görülmediği gibi, müvekkilin tutuklamaya sevk edilmesinden sonra da dosyadaki belgeler görülmemiş ve gereği gibi savunma yapılamamıştır. Müvekkilin tutuklama istemiyle hâkimliğe sevki yazısı ve hâkimliğin tutuklama kararında müvekkile sorulmayan soruların da suçlama olarak yer aldığı görülmektedir. Müvekkile sorulmayan bazı suçlama ve isnatlar tutuklama isteminin ve tutuklama kararının gerekçesinde yer almıştır. Sorgu hakimliğince müvekkile gösterilen ancak emniyet ve savcılık aşamasında tarafımızca görülmeyen ve hatta sorgu işlemi sırasında da tarafımıza gösterilmeyen sözde bir delil dosya içerisine son anda konulmuştur. Nitekim savcılık sorgusu sırasında müvekkile soru dahi sorulmayan konular tutuklama talebinin ve tutuklama kararının gerekçesi olmuştur" denildi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.