Şırnak’ı kendi kendini yöneteceği günler bekliyor

Şırnak’ı kendi kendini yöneteceği günler bekliyor

Şiddet ve baskıya belki en çok maruz kalan kentlerden biri Şırnak, seçim heyecanıyla yaşanan günler geçiriyor.

Sokaklarında başka partilerin flamalarını görmek pek mümkün değil. Barış ve Demokrasi Partisi’nin galip gelmesi en muhtemel şehirlerden biri olduğu için de halka seçim beklentisini sorar sormaz, “Seçim bizde…” cevabını alıyoruz.

Gençlik ise daha ateşli, öfkeli ve politik. Artık kendi, özgür ve hür ülkelerinde yaşamak istediklerini anlatıyorlar. 15 Şubat'ın kınandığı hafta boyunca görüştüğümüz tüm gençler, seçimden çok “Önderliğe özgürlük bizim önceliğimiz” mesajını veriyorlar.

Hem devletin, hem feodalitenin vurduğu kadınlar da, her daim sokakta Şırnak’ta. Karar mekanizmalarına dahiller ancak yetmez diyorlar haliyle: “Kenti biz yöneteceğiz!”

Kazanması sürpriz olmayacak BDP eşbaşkan adayları Serhat Kadirhan ve Özlem Onuk, ANF’yle seçim heyecanlarını, kadın politikalarını, termik santrale tutumlarını ve özgür Şırnak’ı nasıl yöneteceklerini anlattı.

-Şırnaklılar sizi tanıyordur ama kendinizi anlatır mısınız, biz de tanıyalım?

Özlem Onuk: 1981’de Şırnak’ta doğdum. İlkokulu burada okudum ve sonrasında Mersin’e göç ettik. 1992’de Şırnak’ta büyük bir katliam yapıldı biliyorsunuz. Neredeyse bütün Şırnak göç etti çevre illere. Biz de o ailelerden biriydik. Zorunlu göç dediğimiz, göçe maruz bırakıldık. 1998’de tekrar Mersin’den Şırnak’a geri döndük. 10 yıl Cizre’de yaşadım. Tekstil işiyle uğraştım. İşlerimi Silopi’ye taşıyıp orada da yürüttüm. İnşaat sektörüne geçiş yaptım. Bu alanda yine çalıştım. Bu süreçlerde elbette bir Kürt olarak, bir kadın olarak sistemin bizler üzerindeki asimilasyon ve imha politikalarına karşı bir duruşumuz oldu. Bu coğrafyada yaşayan herkes gibi Kürt halk mücadelesinin bir parçası olmaya çabaladık. Bugün de belediyemize vereceğimiz hizmetle bunu devam ettirmek niyetindeyim.

Serhat Kadirhan: 1978’de Şırnak’ta doğdum. 80 darbesinde, babam öğretmen olduğu için Kütahya’ya sürgün edildik. İlkokul 4’teyken ben babamın tayini Diyarbakır’a çıktı. Ortaokul ve liseyi Diyarbakır’da bitirdim. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin kazandım. Okulumu bitirdikten sonra 2004’te Şırnak’ta bilfiil avukatlık yapmaya başladım. Yaklaşık 10 yıldır da bu işime devam ediyorum. Evliyim, 3 çocuğum var. Serhildanların içinde büyüdük. Üniversite yıllarında da yine Kürt halk mücadelesinin birer gönüllüsü olduk. Şırnak’ta belediye başkanlığına aday olarak şimdi o mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz.

-Seçilmiş belediye başkanı, Ramazan Uysal ve onlarca belediye meclis üyeleri hali hazırda cezaevinde tutuluyorken, aday olmak nasıl bir sorumluluk hissi veriyor size?

Özlem Onuk: Bunca bedel ödemiş halk, bu göreve aday olurken bir borçla aday olmayı hissettiriyor zaten. Ben bu halka bedeli ne olursa olsun bir şeyler yapmalıyım. Bunu biliyorsun aslında aday olurken. Geçmişte de öldürülen, cezaevinde tutsak edilen belediye başkanlarımız oldu. Bunların bilincinde olarak, sorumluluğumuzun ne kadar büyük olduğunu her fırsatta konuşuyoruz.

Serhat Kadirhan: Belediye seçimlerine aday olmadan önce de, olduktan sonra da, hatta dün de sayın belediye başkanımız Ramazan Uysal’ı Diyarbakır’da cezaevinde ziyaret ettim. Başından beri kendisinin tavsiyelerini dikkate alarak adım atmaya çabalıyorum. Ramazan başkan, oradan bile en az bizim kadar her şeyden haberdar. Diğer belediye ve parti çalışanı arkadaşlar da öyle. Gözlemliyor ve üzerine konuşuyorlar. Birçok tavsiyesi var. Halkın içinde olmamız gerektiğini söylüyor. Hangi aileleri daha çok ziyaret etmemiz gerektiğini isim isim söyler, bütün eksiklikleri kalem kalem anlatır. Nasıl yardımcı olabileceğini soruyor görüşmelerimizde. Belediye meclis üyelerimizin büyük bir çoğunluğu da cezaevinde. Yine onlarla da görüşmelerimiz oluyor.

-BDP ilk kez eşbaşkanlık sistemini yerel yönetimlerde uygulayacak önümüzdeki dönemde. Bir kadın ve bir erkek, eşit görev ve sorumlulukla görev yapacak olmak nasıl bir duygu?

Özlem Onuk: Botan kadını uzun yıllar çok büyük bir mücadele verdi. Kürt halk mücadelesinde bu harcı oluşturan temel özne oldu. Şunu biliyoruz ki, Kürt kadınlar hem feodalitenin hem de devlet şiddetinin mağdurudur. Şırnak’ta bunu büyük ölçüde görüyoruz. Bu durum kadınları hem devlete hem de erkek şiddetine karşı mücadeleci kıldı. Bugün sokakta gördüğünüz bir kadına da bunları sorsanız, size hem feodaliteyi hem devleti ikisini birden eleştirir. Böyle bir kentte kadın başkan olacağım için şanslı hissediyorum kendimi aslında. Fakat bir noktayı belirtmemiz lazım. Eşbaşkanlık sistemi ile kadınlar kadınların, erkekler erkeklerin başkanı olacak zannediyor özellikle yaşlılarımız. Elbette böyle değil. Kadın başkan olarak belediyemizin her tür sorunuyla ilgileneceğim.

Serhat Kadirhan: Şırnak bu zamana kadar hep, erkek egemen bir bakış açısıyla yönetildi. Hem mecliste, hem başkanlık düzeyinde kadının bakış açısını, kadının duruşunu, ruhunu yansıtan bir şey yok. Biz erkek olarak nelerimiz eksik onu bile bilmiyoruz. Ancak kadınların eleştirileriyle farklı düşünceler geliştirebiliyoruz. Bu nedenle ben eşbaşkanlığın şuanki seçim çalışmalarında bile çok etkili olduğunu düşünüyorum.

-Önümüzdeki dönem Şırnak’ın kadın politikasında neler göreceğiz peki, şiddeti önleyecek, kadını ekonomik olarak kalkındıracak, bireysel özgürlüğünü kazandıracak projelerin ipuçlarını alabilir miyiz sizden?

Özlem Onuk: Bu bir ekip işi. Ekibimizi kurduktan sonra çalışmalara başlayacağız. Ancak önümüzdeki dönem hayata geçirmemiz gereken öncelikle bir aile için şiddet sorunu var. Şırnak, kadın cinayetlerinin çok yoğun yaşandığı bir kent olmamakla birlikte, aile içinde şiddet ve baskı gören kadın oranının yüksek olduğu bir kent. Bunların nedenlerini de biliyoruz. Bireysel olarak ekonomik özgürlüğün olmayışı, erkeğe bağlı bir hayat, sadece ev ve çocuklarla sınırlı bir yaşam kadını tabi ki uzun vadede yok eden bir erk sistemdir. Bunları engellemek için kadınları üretime yönlendirmemiz ve meslek kazanımında bulunmalarını sağlamamız lazım. Üreten ve ürettikçe özgüven sahibi olan kadınla, şiddeti de, baskıyı da yeneceğiz. Mahalle kooperatifleri kurma çalışmalarımız başlayacak. Bu kooperatifler üzerinden kadınların üretimine imkan sağlayacağız. Zilan Kadın Derneği şehrimizde bu anlamda çalışmalar yapıyor. Birlikte de projeler geliştirmeyi düşünüyoruz.

Serhat Kadirhan: Kadın politikamız öncelikle söylemek gerekir ki, belediyemizin öncelikli politikalarından biridir. Kadın meclislerimiz olacak, bu meclislerle birlikte, kadınlar kendilerini nasıl görmek istiyorlarsa, ne talep ediyorlarsa projelendirecekler, biz sırasıyla hayata geçirmeye çalışacağız. Sorunun muhatabı sorunun çözümünde yer alabilsin, fikri alınsın, böylece çalışmalar teoride kalmasın. Üretime gelince, bu kooperatiflerde üretim deyince sadece kilim, halı, dikiş-nakış hep kadına özgü olarak görülen ve çözümde tek yol olarak düşünülen bir şey. Bu yöntemleri değiştirmemiz gerek belki. Sığınmaevi olarak bilinen ancak ismini dahi doğru bulmadığımız, -belki Özgür Yaşam Alanı olarak tarif edebileceğimiz- alanları Şırnak’ta artırmamız gerekiyor. Şuan 1 tane var. Ancak çalışma düzeni ve sistemini baştan ele alarak, denetlememiz gerekecek. Tabi ihtiyaca bağlı olarak yeni özgür yaşam alanları açmak da gerekebilir. Tüm bunları bir kenara bırakarak şunu dile getirmek istiyorum ki; Şırnak’ı “kadına sıfır şiddetin” olduğu bir kent haline getirmek, şiddeti itibarsızlaştırmak, şiddet uygulayan erkeğin bu şiddeti uygulayabilmesinin önüne geçmek asıl amacımız. Şiddeti burada engelleyebilirsek, sonrasında kadının taleplerini dinleyebileceğiz. Sorunu erkeklerle de çözmek gerekecek bu anlamda. “Bir yerde bir kadın cinayeti oluyorsa, o belediye başkanı istifa etmelidir” diyen Sayın Abdullah Öcalan’ın şiarını esas alarak hareket etmek niyetindeyiz.

-Şırnak’ın genç nüfusu oldukça fazla. Üstelik de kimlik mücadelesinin tam ortasındalar ve oldukça politikler. Onlar neler talep ediyor, ne tür ihtiyaçları var?

Özlem Onuk: 15 gün kadar önce gençlerimizle bir araya geldik. Onların taleplerini dinledik. Bir kere öncelikle karara dahil olmak istiyorlar. Onları kendileri hayata geçirmek istiyorlar. Şırnak’ta devlet madde bağımlılığı ile de gençlerimizi asimile etmenin peşinde. Öncelikli düşüncemiz buna asla izin vermemek. Bu alışkanlıkları tümden yok etmek.

Serhat Kadirhan: Gençlerimizin en büyük sorunlarından birisi eğitim. Biz yetişkinlerde de bir hata var, hep onlara çocuk, genç diyerek bir şey bilmez muamelesi yapıyoruz. Oysa onlar en derin düşüncelere sahip beyinler. Onların enerjilerini Şırnak’a aktarmamız gerekiyor. Bunu istiyoruz. Onları daha eğitimli, daha donanımlı bir şekilde hayata hazırlamak, en az anne babaları kadar yerel yöneticiler olarak bizim de görevimiz. Şırnak’taki çocuklar, dünyanın her hangi bir yerinde bir yetişkinin hayatı boyunca bir ihtimal yaşadığı, şiddet, yoksulluk, yakınlarının ölümü, cezaevi gibi sorunlara küçük yaştan tanıklar. O nedenle yetişkinler ve duygusallar. Onları eğitime, kültürel faaliyetlere kanalize edeceğiz. Gençlik Meclisleri de bu anlamda bizim önemli bir projemiz ve bunu önümüzdeki dönem hayata geçireceğiz.

-90’lı yıllarda DYP’nin belediye başkanlığı döneminde “Kanalizasyon yapalım da teröristler oradan mı kaçsınlar?” gibi anlayışın hükmettiği bir şehir Şırnak. Cudî’nin eteğinde, değerli toprakları ve tertemiz bir oksijeni var. Termik santralle bu yok edilmek isteniyor. Siz hem devletin termik santral politikalarına karşı neler planlıyorsunuz? Hem de belediyecilik anlamında Şırnak’ta ne tür eksikliklere öncelik vereceksiniz?

Özlem Onuk: Öncelikle termik santrale karşı tutumumuz net. Buna izin vermeyeceğiz! Bir çok eylem yapıldı ve biz bu eylemlerde tüm Şırnak halkının eksiksiz katılımını gördük. Geçtiğimiz haftalarda 15 bin kişinin katılımıyla bir eylem düzenlendi. Burada halkın tavrı nettir. Şırnak termik santral istemiyor. Çünkü bu santral Şırnak’ın yok olması anlamına geliyor. Bunun yanı sıra, çarpık kentleşme Şırnak’ı da zehirlemiş durumda. Bu çarpık kentleşmeyi rehabilitasyon projeleriyle önleyecek, düzenleyecek çalışmalar düşünüyoruz. Su, yol, park, yeşil alanlar… Bunlar belediyenin asli görevleridir. Bu anlamda da fark yaratmak olacak işimiz. Yoksulluk had safhada. Bu yoksul mahallelerde istihdam çalışmalarına önem vereceğiz.

Serhat Kadirhan: Başkanın da dile getirdiği gibi, termik santral konusunda tavrımız, politikamız nettir. Ekoloji anlamındaki ölçümüz, bırakın termik santrali bu doğadaki kuşlara, diğer canlılara zarar vermemektir. Bu anlamda, halkımızın da termik santral konusundaki tavrını bildiğimiz için onu Cudî’ye yaptırmayacak net bir çizgimiz olduğunu belirtelim. Belediyecilik anlamında projeler söylemeden önce, yolun, kanalizasyonun henüz tam anlamıyla yapılmadığı bir yerde üst yapıyı konuşmaya biraz var. Önce su sorununu kesinlikle en acil şekilde çözeceğiz. Kanalizasyon sorunu keza öyle. Çamur içinde olan, yolu olmayan mahallelerimiz var. Köy kent içine kaymış durumda. Hayvanları şehir içinde, caddede yürürken görebilirsiniz. Bu kentleşme sorunlarını çözmek önceliğimiz. Bunları proje olarak değil, öncelikli görevimiz olarak belirtelim.

 -Seçimi kazanma ihtimaliniz yüksek. Seçim sonrasında Şırnak’ta temel olarak ne değişecek?

Özlem Onuk: Bunu 2 aydır halkla konuşuyoruz. Bundan önce toplum vardı devlet yoktu. Kendi kendilerine yaşayabiliyorlardı. Şimdi ise devletsiz toplum kendi öz iradesiyle daha özgür yaşayabilir.

Serhat Kadirhan: Şırnak’ı daha öz yönetim bekliyor. Özgür bir yönetim anlayışı bekliyor. Merkezi hükümetten adım beklemek yerine kendi kendini yönettiği günler bekliyor.Jînda ZEKİOĞLU

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.