1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Salgından en fazla güvencesiz işçiler zarar görecek
Salgından en fazla güvencesiz işçiler zarar görecek

Salgından en fazla güvencesiz işçiler zarar görecek

İSİG Meclisi Ankara Temsilcisi Pınar Abdal, virüsün en hızlı yayılma oranının iş yerlerinde görülmesinin muhtemel olduğunu söyledi.

A+A-

Koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde, çalışmak zorunda olan milyonlarca emekçinin açıklanan sağlık tedbirlerini uygulayabilme koşulu bulunmuyor. Evde kalamayan, sosyal mesafeyi koruyamayan ve her gün toplu taşıma araçlarına binmek durumunda kalan işçilerle birlikte on milyonları bulan işçi aileleri tehlikede. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) Ankara Temsilcisi Pınar Abdal, “İşçiler 365 gün sermaye için çalışıyor. Ama dünyada çok az rastlanan bu durumda bile, hem de sadece ilk 15 gün için bile sermaye sınıfının üretimin durmasına tahammülü yok. Salgın süreci, bu çarpıklığı ve sınıf uçurumunu ortaya çıkardı. Sağlığın tam olarak bir sınıf sorunu olduğunu gösterdi” dedi.

‘İŞÇİLER İÇİN ÖĞÜT ÇIKTI’

Hükümetin açıkladığı ekonomik paketinde işçilerin olmadığını dile getiren Abdal, “Bugün bu pandeminin en görünür yüzü sınıfsal oldu. Bunu ekonomik paketle görmüş olduk. Paketten çıkan tedbirler; işçinin, emekçinin beklentileri doğrultusunda olmadı, tam tersine sermayenin çıkarlarını koruyacak vergi indirimi, teşvik, borç erteleme ve stok finansmanı çıktı. Ama işçiler için sadece kişisel hijyeninize dikkat edin öğüdü çıktı” diye konuştu. İşçi sağlığı ve güvenliğinin her zaman sermayenin insafına bırakıldığına dikkat çeken Abdal, virüs sürecinde de sermaye sahipleri ve hükümetin “işçinin canı, işçinin sağlığı hala iki dudağımızın arasında” mesajı verdiğini söyledi. 

‘ÜRETİM ALANLARINDA ÖNLEM YOK’

İşyerlerinde şu an ne gibi önlemler alındığını ve işçilerin çalışma koşullarında salgın sonrası ne gibi değişiklikler olduğunu sorduğumuzda ise Abdal, salgının açıklandığı süreçten itibaren kamunun bir kesiminde büyük ölçüde yetersiz olmakla birlikte kimi önlemler alındığını ancak özel sektörde ve üretimin asıl alanlarında hiçbir önlem alınmadığına ifade ederek, “İşçiler çalışmaya devam ediyor, koşullarında herhangi bir değişiklik yok. Toplu taşıma araçlarıyla, işçi servisleriyle, yani pandemi açısından hiçbir biçimde bulunulmaması gereken yerlerde her gün işe gidiyor ve çalışıyor” diye belirtti.

KALAN İŞÇİLER ÜZERİNDE BASKI

Abdal, bazı işlerinde işçilere üretim baskısının yapıldığını ve işten ayrılmak zorunda kalan işçilerin daha fazla çalıştırıldığını söyleyen Abdal, “Bazı sektörlerde, sağlık sektöründe olduğu gibi, işçiler zorunlu mesailere bırakılıyor. Bundan daha kötüsü var, üretimin yapılamadığı yerlerde işverenler bunun sorumluluğunu almak yerine, bütün sorumluluğu işçiye yükleyerek, işçileri zorunlu ücretsiz izne çıkartıyorlar. Toplu işten atmalar başladı” şeklinde anlattı. 

‘VİRÜS BULAŞMA İHTİMALİ ARTIYOR’

Üretim faaliyetinin sürdüğü zorunlu yerlerde çalışma süresinin 6 saatle sınırlandırılması gerektiğinin altını çizen Abdal “Çalışma süresi ne kadar artarsa işçilere virüs bulaşma ihtimali o derece artacaktır. Çalışma sürelerine dair her türlü sınırlandırmanın işçilerin yıllık izinlerinden düşürüldüğü hukuksuz uygulamalara son verilmeli” diye seslendi.

Abdal, faaliyette olan iş yerlerinde çalışan sayısının da fazla olduğuna değinen Abdal, “Hijyen ve koruma malzemelerinin verilmesi, özellikle yemekhane, soyunma odaları, dinlenme alanları, toplu taşıma araçları, işçi servisleri gibi ortak kullanım alanlarının hijyeninin sağlanması gerekiyor” taleplerini dile getirdi. Abdal, işçilere, acil olarak maske, eldiven, dezenfektan gibi hijyen ürünlerinin ücretsiz olarak sağlanması gerektiğini vurguladı. 

'ÜRETİM DURSA KİMSE BATMAZ’

İSİG’in üretimin zorunlu olduğu sektörler dışında üretimin tamamen durdurulmasını savunduklarını belirten Abdal, “Bunun dışında ise iş yerlerinde acil durum ilan edilmeli. Bu süreç halk sağlığı ve işçi sağlığı problemine dönüşmüş, olağanüstü bir durumdur ve bir sağlık seferberliği ilan edilmelidir” çağrısı yaptı. Taleplerinin karşılanmasının mümkün olduğunu dile getiren Abdal, sözlerini şöyle sürdürdü: “365 gün işçiler işverenin karına kar katmak için çalışırken, sağlıklarından, canlarından olurken, böyle bir salgın döneminde iki ay üretimin yapılmaması kimseyi batırmaz. Batırıyorsa da eğer devlet bugün olduğu gibi işverenleri koruyacak bazı tedbirler çıkarır.”

EN KIRILGAN KESİM

Abdal, özel sektörde çalışan işçilerle kayıt-dışı sektörde çalışan güvencesiz işçilerin salgına karşı en kırılgan kesimleri oluşturduğunu ifade ederek, taşeron, kadrosuz ve güvencesiz çalışan işçilere yönelik tedbirlerin salgın sürecinde tamamen ihmal edildiğini söyledi. Abdal, “En güvencesiz şekilde çalışan kadın işçiler, çocuk işçiler, göçmen ve mülteci işçiler bu sürecin en fazla zarar göreni olacak. Sendikalaşmanın olmadığı her iş yeri de bu önlemlerin dışında olduğu için büyük risk altında” uyarısında bulundu. 

İŞÇİLERİ NE BEKLİYOR?

Abdal, taleplerinin karşılanmaması durumunda, ileriki süreçlerde, virüsün en hızlı yayılma oranının iş yerlerinde görülmesini beklediklerini söyledi. Abdal, “Bir süre sonra işçiler karantinaya alınacaklar, hastalıkları nedeniyle işten ayrılacaklar. Bu nedenle işçilerin işten atılmama ve hastalık izni gibi iş güvenliği haklarının devletçe güvence altına alınması talebimiz çok önemli” diye belirtti.

İşçilerin İtalya, Fransa, İspanya ve Amerika gibi ülkelerde üretimi durdurmaya gittiklerine dikkat çeken Abdal, “Bu sürecin bize gösterdiği en net şey sınıf ayrımının keskinleştiği. Eğer işverenler, devlet herhangi bir şey yapmazsa, işçiler kendi adaletlerini arayacaklar. İşçiler, Türkiye’nin pek çok noktasında huzursuz, üretimi durdurma, çalışmayı devam ettirmeme inisiyatifini gösterebilirler” dedi.

Abdal, salgın sürecinde işçilerin talep ve önerilerinin önemini bir kez daha vurguladı. Son olarak 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’na dikkat çeken Abdal, “İşçinin yakın bir tehlike içindeyse çalışmaktan kaçınma hakkına sahip olduğunu söyleyen 6331 sayılı kanunla güvence altına alınan bu hakkı, işçinin bugün kullanabilmesi deveye hendek atlatmaktan daha zor” dedi ve sendikaları, meslek odalarını ve tüm toplumsal kesimleri, işçilerin salgın sürecindeki hak ve taleplerine destek vermeye çağırdı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.