1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Rojava Heyeti’nden ulusal birliğin sağlanması vurgusu
Rojava Heyeti’nden ulusal birliğin sağlanması vurgusu

Rojava Heyeti’nden ulusal birliğin sağlanması vurgusu

Cizire Kantonu Heyeti , 9 Haziran günü İsveç’te başlattıkları ve bir hafta süren diplomatik temaslarından sonra hafta sonu Stockholm’de İşçi Eğitim Merkezi’nde düzenlenen bir konferansta, Rojava’daki son gelişmeler ve Avrupa ülkelerinde sürdürdükleri tema

A+A-

Soykırım karşıtı insan hakları kuruluşu Kurdcide Watch CHAK’ın Başkanı Azad Haydari’nin moderatörlüğünü yaptığı konferansta ilk konuşmayı yapan Cizire Kantonu Dışişleri Bakanı  Salih Gedo, Rojava ve en son olarak da Irak ve Musul’da yaşanan son gelişmelerin Kürtlerin ulusal birliklerini sağlamalarının önemi ve zorunluluğunu gösterdiğini söyledi.

2011 yılında Esad rejimine karşı başlayan kitle gösterilerinden itibaren Suriye ve Rojava’daki gelişmeleri ele alan konuşmasında Gedo, Kürt Özgürlük Hareketi’nin barışcıl gösterilerin silahlı çatışmaya evrilmesine karşı olduğunu, çatışmaların başlamasından sonra da iki taraf arasında bir tercih yapma yerine doğru olan tek yolu, üçüncü yolu, Rojava’nın örgütlenmesini seçtiğini dile getirdi.

Suriye muhalefetinin Esad rejiminin kısa süre içinde iktidarı bırakmak zorunda kalacağı yanılgısına düştüğünü, kendilerinin bu tür tahlillerin doğru olmadığını dile getirdiklerini ve Rojava’da Kürtlerin ve diğer hakların birliğini sağlamak için yoğun bir çaba gösterdiklerini belirtti.

Muhalefetin demokrasi ve barış isteyen, Kürt Halkı ve diğer azınlıkların taleplerine karşılık veren bir tutum almasını beklerken, tersi bir yaklaşım içinde olduğunu gördüklerini belirten Gedo, Kürtlerin halkların birliğinin sağlanması için çok büyük çabalar gösterdiklerini ifade etti.

KÜRTLERİN ULUSAL BİRLİKLERİNİ SAĞLAMAK HER ZAMANKİNDEN DAHA GEREKLİ VE ZORUNLU

Irak ve Musul’da olanların Kürtlerin ulusal birliklerini gerçekleştirmelerinin her zamankinden daha gerekli ve zorunlu olduğu gösterdiğini vurgulayan Gedo, ”Tüm Kürt partileri Rojava ve diğer parçalardaki tehlikeleri görüp buna uygun tutum takınmak zorundadır. Bu kaçınılmazdır. Bugün tüm çelişkileri, daha önce yaşanmış olan olumsuzlukları bir kenara bırakıp Kürtlerin birliğini sağlamak zorundayız. Şartlar bizleri buna zorlamaktadır. Hepimiz bu rüyanın gerçekleşmesinin beklentisi içindeyiz” şeklinde konuştu.

Süryani Birlik Meclisi Başkanı Bessam İshak, Baas rejiminin Suriye’de yaşayan halklar arasına duvarlar ördüğünü ve halkları birbirlerinden uzaklaştırdığını ancak Rojava’da yaşayan halkların bir araya gelip birlikte hareket etme kararı aldıklarını belirterek ”Bizim Baas rejiminden her hangi bir beklentimiz yok. Olması da mümkün değil. Kürtler, Araplar, Süryaniler birlikte bir anlaşmaya vardık. Nasıl bir gelecek yaratacağımız üzerinde bir ittifak yarattık” dedikten sonra ittifakın oluşum süreci ve anlaştıkları ilkeler üzerinde açıklamalarda bulundu.

Avrupa’da yaptıkları diplomatik temaslar sırasında kendilerine en fazla Suriye muhalefetiyle ilişkileri olup olmadığı sorusunun yöneltildiğini söyleyen İshak, kendisinin de bir süre Suriye Ulusal Konseyi’nin (SUK) yönetiminde bulunduğunu hatırlattıktan sonra azınlıkların haklarının sağlanması konusunda kendilerine güvence vermediği için SUK’tan ayrıldıklarını dile getirdi.

Abdulkarim Omar, Kürtlerin Suriye’deki demokrasi güçlerinin önemli bir parçası ve gücü olduğunu, hem Suriyeli hem de Kürt olmanın kendilerine sorumluluklar yüklediğini belirterek “Biz bu sorumluluk bilinciyle Esad rejimine karşı gösteriler başlar başlamaz meydanlara çıktık. Mücadele içinde yer aldık. Ama biz Esad rejiminin kolay yıkılmayacağını çok erken gördük” dedi.

Suriye’nin diğer ülkelerden farklı bir ülke olduğunu ve rejimin kolayca yıkılmayacaklarını bildikleri için örgütlenerek ve kurumlaşarak Araplar ve Süryanilerle birlikte yeni bir oluşuma gitmek zorunda kaldıklarını dile getiren Omar, kantonların demokratik yöntemlerle, aşağıdan yukarıya doğru halkların ve sivil toplum örgütlerinin katılımlarıyla örgütlendiğini somut örnekler ve rakamlar vererek anlattı.

ROJAVA DEVRİMİ BİR KADIN DEVRİMİDİR

Suriye’nin değişik etnik ve dini inanötan halkların yaşadıkları bir mozaik olduğunu, kantonlarında üç dilin; Arapça, Kürtçe ve Süryanicenin resmi dil olarak kabul edildiğini belirten Omar, Rojava devriminin bir kadın devrimi olduğunu, kadınların sosyal ve siyasi yaşamın örgütlenmesinde olduğu gibi Rojava’nın savunulmasında da en ön saflarda çarpıştıklarına dikkat çekti.

Omar, kantonlarda ve diğer örgütlenmelerde % 40 kadın kotası olduğunu ve bir çok bakanlığın kadınlar tarafından yöneltildiğini somut örnekler vererek aktardı. Bunun Suriye ve bölge ülkeleri tarafından örnek alınması gerektiğini söyledi.

Kürtlerin haklarının tanınması talebine Suriye muhalefetinin her zaman kulaklarını tıkadığını, muhalefetin tutumunun Esad rejiminin tutumundan daha geri olduğunu, ‘Önce Esad’ı yıkalım daha sonra Kürtler ve azınlıkların haklarını konuşuruz’ şeklinde ciddiyetten yoksun bir tutum takındıklarını dile getirdi.

DÜNYA ROJAVA’YI GÖRMEK VE KABUL ETMEK ZORUNDA

“Muhalefetin Suriye’nin demokratikleşmesine sunacağı bir politikası yoktur. Dünya Rojava’yı görmek ve kabul etmek zorunda. En demokratik yaklaşım, duruş ve siyaseti biz hayata geçirdik” diyen Omar, bundan dolayı, üçüncü bir alternatif oldukları için yoğun saldırılara uğradıklarını söyledi.

Omar, Türkiye ve Suriye devletlerinin desteğinde karanlık güçlerin Rojava’ya yönelik vahşice saldırı ve katliamlar yaptıklarını, amaçlarının halkı terörize etmek olduğunu belirttikten sonra “Rojava’nın başarısı bütün Kürdistan’ın başarısıdır. Çünkü buradaki başarı diğer parçalarda etkisini gösterecektir. Bu tartışılmaz. İslamcı çeteler saldırılarında her tarafta başarılı oluyorlar ama Kürdistan’da yenilgiye uğruyorlar. Bu şehitlerimizin sayesindedir. Tarihi kanlarıyla yazıyorlar” şekline konuştu.

Güney Kürdistan’daki tüm siyasi partilerle görüştüklerini ve kendilerinden kantonlardaki yönetimleri tanımalarını ve KDP’nin Rojava’ya karşı olan yaklaşımını değiştirmesini istediklerini belirten Omar, Kürt sorununun sadece kantonlarla çözülemeyeceğini, sorunun uluslararası ve diğer parçalarla ilgili boyutları olduğunu ve bu nedenle de diğer parçalardaki siyasi parti ve grupların yaklaşımlarının önem taşıdığını söyledi.

KÜRTLER YÜZYILIN EN BÜYÜK FIRSATINI YAKALADI

Kürtlerin yüz yılın ve belki de ellerine bir daha geçmeyecek bir fırsatı yakaladıklarını, tüm ambargo, tehdit ve saldırılara rağmen büyük fedakarlıklarla Rojava’da önemli gelişmeler kaydettiklerini  söyledikten sonra tüm ülkelere, kuruluşlara Eylül ayında yapacakları seçimlere gözlemci göndermeleri çağrısında bulundu.

Rojava Heyeti bu arada İsveç Dışişleri Bakanlığı yetkilieriyle de bir toplantı yaptı. İsveç Hükümetini Dışişleri Bakanlığı Sekreteri Asa Hjält ile daha önce Şam ve Kahire Büyükelçiliği görevini yürüten Hükümetin Orta-Doğu ülkeleri sorumlusu Jan Thesleff’in temsil ettiği toplantıda Rojava Heyeti, Suriye, Rojava ve Musul’daki gelişmeler hakkında ayrıntılı açıklamalarda bulundu.

İsveç Hükümeti temsilcileri bugüne kadar Suriye muhalefetini temsilen SUK ile görüşmeler yaptıklarını, Rojava’daki oluşum ve gelişmelerle ilgili kapsamlı bilgileri olmadığını ancak bundan sonra daha önceki tutumlarını gözden geçireceklerini söylediler.

Rojava Heyeti Olof Palme Merkezi yetkilileriyle de bir toplantı yaptı. Olof Palme Merkezi Başkanı Jens Orback, Rojava’daki gelişmeleri ilgiyle izlediklerini, çocukların eğitimlerine katkıda bulunmak için kitaplar göndereceklerini ve Rojavalı kadınlar için Stockholm’de eğitim seminerleri düzenleyeceklerini söyledi. Orback, Suriye ve Rojava’da azınlıkların durumuna dikkat çekmek için bir konferans düzenleyeceklerini de ifade etti.

Rojava Heyeti, Çocuk Esirgme Kurumu (Rädda Barnen) sorumlularından Mona Stringberg ile de görüştü. Stringberg Rojava’daki durumu çok ciddi bulduğunu ve olanları merkeze rapor ederek Rojava’daki çocuk ve kadınlara yardım edilmesini talep edeceğini söyledi.

İsveç’teki temaslarını sonlandıran Rojava heyeti bugünden itibaren de Finlandiya’da diplomatik temaslara başlayacak. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.