1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Portreler: Hakkari'nin Muhsini
Portreler: Hakkari'nin Muhsini

Portreler: Hakkari'nin Muhsini

Sevgili okuyucular, ilimiz Hakkari’nin yetiştirmiş olduğu mütevazi, dürüst, efendi kişiliği ve ayrıca yıllarca Hakkari amatör liginde top koşturan Avukat Muhsin Zeydanoğlu’nu size anlatmaya çalışacağım.

A+A-

MURAT TAŞ*

Sevgili okuyucular, ilimiz Hakkari’nin yetiştirmiş olduğu mütevazi, dürüst, efendi kişiliği ve ayrıca yıllarca Hakkari amatör liginde top koşturan Avukat  Muhsin Zeydanoğlu’nu size anlatmaya çalışacağım. Elim bir kaza sonucu aramızdan erken ayrılan bu değerli ağabeyimizi anıp onun sosyal, iş ve sporculuk hayatını çok sevdiği arkadaşlarına sorduk. Biz de aramızdan genç yaşta ayrılıp hepimizi derinden üzen rahmetli Muhsin Zeydanoğlu’nu rahmetle anar  ailesine ve sevenlerine sabırlar dileriz.

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

Muhsin Zeydanoğlu 07.03.1972 Yılında Hakkari’de doğar, Liseyi Hakkari’de bitirir, 1993 yılında Ankara Gazi Üniversitesi Basın Yayın’’gazetecilik” bölümünü kazanan Muhsin, 1998 yılında Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olup Hakkari’de avukatlık görevine başlar. 22 Haziran 1998 yılında Van-Hakkari Karayolunda trafik kazasında yaşamını yitirir. Ölümü Hakkari’de büyük bir üzüntüyle sebep olur. Aylarca Muhsin için yas tutulur.

Muhsin, mesleği dışında sportif faaliyetlere önem vermektedir. Hakkâri amatör liginde değişik takımlarda oynar, sayısız maçlara çıkmış takım arkadaşları tarafından fedakâr biri olarak anılır. Muhsin oynadığı takımlara maddi ve manevi destek sağlar.

Muhsin Zeydanoğlu’nun ailesini,  evlatları için yazdıkları hüzün dolu mektupta şu ifadelere yer vermektedirler;

Sevgili kardeşimiz Muhsin’e şu an, ölümle-yaşamın birbirine karıştığı bir uçurumdan gelen bir acıyla, kıvrandığımız bir sesle yazıyoruz. ’’Kardeş demek hayat demektir. Kimi zaman aldığın nefeste kardeşim diyebilmek kimi zaman üzüldüğün anda karşında bulabilmek, kardeşlik düşmesin diye tutmak, bırakmayacağını bilerek dayanmak nefesin kesildiğinde nefes, yüreğin yetmediğinde yürek olmaktır. Kardeş candır, hayattır.

Sevgili Muhsin sana nefes, yürek olamadık ama aldığımız her nefeste sen varsın seni hiç unutmadık, sen her daim kalbimizdesin toprağın bol mekânın cennet olsun

Arkadaşları ise Muhsin’i böyle anlatıyorlar;

Erol Çallı - Arkadaşı

Babası akrabamızdan öteye aile dostumuzdur. Muhsin’i İzmir’de dershaneye gittiğimizde tanıdım, beraber yurtta kaldık. Ardından ben, Muhsin, Erdal, Yalçın, Ahmet İzmir’de beraber ev tuttuk Üniversite sınavında ben Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini Kazandım. Muhsin Ankara Gazi Üniversitesi Basın ve Gazetecilik bölümünü kazandı. Ankara’da beraberdik. Muhsin daha sonra Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandı. Muhsin Mezun olduktan sonra TEDAŞ kurumunda çalışmaya başladı. Muhsin, sportif faaliyetlere önem verirdi, futbolu çok severdi. Bizler de ara sıra onu seyretmeye giderdik. İyi bir futbolculuktan öteye çok iyi bir takım arkadaşıydı. Bize sürekli yardım ederdi. Malzeme konusunda bize de çok emeği geçmiştir.

Muhsin’in kaza yaptığı gün, ben de Van iline gidiyordum. O kendi arabasıyla ben de bizim şirketin arabasıyla gittim. Yeni Köprü’de  kimlik kontrolün den dolayı Muhsin bizden erken çıktı. Ben Güzeldere mevkiine geldiğimde Jandarmalar yolu kapatmış. Yolun sağında Muhsin’in arabasını gördüm hemen arabanın yanına geldim. Arabada kan izleri vardı.

Muhsin kaza yapmıştı. Jandarma komutanı bana ‘’Arkadaşın durumu iyi  Van’a kaldırılmış korkulacak bir şey yok’’ dediyse de ben hemen arabama binip direk hastaneye gittim. Güzeldere –Van arasında Van’a nasıl vardım ben de bilemedim. Muhsin’den dolayı çok hızlı gittim hastaneye vardığımda maalesef Muhsin vefat etmişti. Muhsin’in ölümü ailesi kadar beni ve arkadaşlarımı derinden üzmüştü. Aylarca hatta şimdi bile benliğimde, hafızamda onun dostluğu, arkadaşlığı tazeliğini koruyor. Size, Muhsin’i anlatırken, bile maziye dalıp gidiyorum. O muhteşem bir arkadaştı fedakar, cana yakın bir dosttu. Onun en çok özlediğim bize hep ‘’1 saat sonra geleceğim’’ der ertesi gün gelirdi. Tabi bu durum onun işlerinin yoğunluğundan dolayıydı.

Erdal Onay–Arkadaşı

Muhsin’i nasıl anlatayım ki? Onu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum o harika bir arkadaş, muhteşem bir kişiliğe sahipti. En güzel yıllarımız onunla geçti. Hemen hemen her gün görüşür, dolaşırdık. Muhsin sosyal hayatta mükemmel bir insandı. Herkesle iyi diyalog içindeydi. Arkadaşını seven sayan biriydi. Sporu da çok severdi hele futbol onun için bir tutkuydu. Futbolu çok severdi. Muhsin’in öldüğüne şimdi bile inanamıyorum. Sanki bir gün çıkıp gelecekmiş gibi geliyor bana ama maalesef yaradanın verdiği kuralı kimse değiştiremiyor. Yüce Allah mekânını cennet eylesin ailesine de sabırlar versin.

Sinan Ümit - Arkadaşı

Muhsin arkadaşlıktan öteye benim akrabamdır. Amca çocuklarıyız. Muhsin harika bir insan çok değerli bir dosttu. Muhsin benim çocukluk arkadaşımdı beraber büyüdük onu anlatınca o eski günler aklıma geliyor. Muhsin futbolu çok severdi. Beraber futbol oynardık. Takım arkadaşlarına maddi manevi destekte bulunurdu. Muhsin’in ölümü beni derinden sarsmıştır. Onun ölümüne hala inanamıyorum.  Onu unutmak mümkün değil. Muhsin’in yeri asla doldurulamaz. Maalesef bir trafik kazasıyla aramızdan aniden göç edip gitti. Mekânın cennet olsun Allah hepimize sabırlar versin tüm Hakkarililerin başı sağ olsun.

Erhan Korkmaz - Arkadaşı

Muhsin’le yıllarca kapı komşuluğu yaptık. Çok değerli bir ailenin sevilen çocuğu sevdiğimiz Avukat Muhsin Zeydanoğlu’nu rahmetle anıyorum. Muhsin yaşasaydı çok güzel bilgi ve birikimle çok kişiye örnek olacaktı. Ancak olmadı. Trafik kazasını ilk öğrenenlerden biri de bendim. Beraber çok güzel günlerimiz geçti. Ailesi ve sevdiklerine baş sağlığı dilerim. Mekanın cennet olsun.

Muhsin’li yaşadığım bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Muhsin, şu anki ismiyle VEDAŞ(TEK) Kurumunun futbolcusuydu. Kurumlar arası futbol turnuvasında bende resmi hakemdim. Maçtan bir gün evel Muhsin, dükkana geldi. “Ben de kendisine yarınki maçta orta hakem benim, en ufak bir hatada seni oyun dışı bırakacağım’’ Dedim. Maç günü Muhsin’in hiçbir hatası yokken Muhsin’e kırmızı kart göstererek. Oyun dışı bıraktım. Muhsin Bana hiçbir şey demeden oyundan ayrıldı. Maçtan sonra dükkana davet ettim. Kendisine tatlı ısmarlayıp, gönlünü aldım.

Muhsin’i unutmak mümkün değil. Ölümüne hala da inanamıyorum.

*Spor Araştırmacısı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum