Özgürlüğün sesi Şemdinli'den yükselecek

Özgürlüğün sesi Şemdinli'den yükselecek

Bombalanan Umut Kitabevi'nin sahibi Seferi Yılmaz ve kadın hareketinin içinden gelen Nahide Yıldız Şemdinli'de BDP'nin eşbaşkan adayları.

-Hem Şemdinli halkı, hem de biz eşbaşkan adaylarını tanıyabilir miyiz öncelikle? 

Nahide Yıldız: 1974'te Yüksekova'da doğdum. Kendimi bildm bileli bu mücadelenin içindeyim. Yurtsever bir ailede yetiştim. Gençlik yıllarımdan bu yana hareketin içinde yer aldım. Çalışmalara katıldım. 1999 yerel seçimleriyle parti çalışmalarına dahil oldum. Yer aldığım günden beri, kadın çalışmalarını yürüttüm.  Kadın komisyonları, kadın kolu ve kadın meclislerinde yer aldım. 2009 yerel seçimlerinde Yüksekova belediye meclis üyeliğine seçildim. Belediye başkanı da kadın olan bir yer olduğu için kadın çalışmaları ve kadın rengi yoğundu. KCK operasyonuyla 2011 yılında cezaevine girdim. 1,5 yıl tutsak kaldım. Davam hala devam ediyor. Şimdi de yerel seçimler için çalışmalarımız devam ediyor. Şemdinli'de eşbaşkan adayıyım.

Seferi Yılmaz: 1962 yılında Şemdinli'de doğdum. Ortaokul çağlarında devrimci mücadele ile tanıştım. 12 Eylül sürecinde genel devrimci hareket olarak darbe aldık. 1984 yılında Eruh - Şemdinli baskınından sonra yakalandım. Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde 15 yıldan fazla tutsak edildim. Onlarca cezaevi dolaştım bu yıllarda. Döndüm. Umut Kitabevi'ni açtım. 2005'in 9 Kasım'ında JİTEM tarafından kitabevim bombalandı. 9-10 yıldır da onun mücadelesini verdik. 1,5 yıl da bu yüzden cezaevinde kaldım. Demokratik mücadelemi sürdürdüm. Umut Kitabevi davasında suçlular kısmen cezalandırıldı. 3 kişi ceza aldı. Oysa genelkurmaylık da burada suçluydu. Biz mücadeleden uzaklaşmadık. DTK'nın ve İHD'nin sözcülüğünü yaptım. Parti içinde her zaman yer aldım. Bugün de yerel siyasete hizmet vermek için adaylığımızı koyduk.

-Eşbaşkanlık sistemini nasıl yorumluyorsunuz? Sizce bu sistemin halka yansıması nasıl olacak?

Nahide Yıldız: Eşbaşkanlık sistemi ilk kez uygulanacağı için zorlanacağımızı biliyoruz aslında. Uygulanması çok zor bir şeyi deneyeceğiz. Ama başarılı olacağımıza inancımız çok. Ama bununla birlikte kadın ve erkeğin yaşamın her yerinde ortak, her alanında hayatı paylaşan bir yapısı olduğunu, özgür bir yaşamı inşa etme sorumluluğumuz olduğunu unutmamamız gerekiyor. Demokratik sistemin hayata geçmesini birlikte kurmak, birlike gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Bu zaman kadar yaşanan sorunların büyük bir çoğunluğu bu sebepledir. Tek bir akılla yönetme çabasındandır. Biz sorumluluğu da, yaşamı da ortak inşa edeceğiz. Evlerimizde, sokaklarımızda, partimizde, kentimizde... Her yerde bunun sesini yükseltmek zorundayız. Toplumu dışlamadan bunu yapacağız. Kadının rengi artık yerel yönetimlere yansıyacak. Kadının sesini daha çok duyacağız.

Seferi Yılmaz: Toplumun yarısından fazlası kadın. Fakat kadın bizi yönetemiyor. Olacak iş değil. Elbette bunu çözmeye sıra gelecekti. Geldi de. Sosyal devrim kadın devrimiyle gerçekleşir diyor Sayın Öcalan. Biz bu devrimi gerçekleştirmeye gönül verdiğimiz için bu adımı atmamız gerekiyordu. Elbette sorunlar yaşanacak. Elbette uygulamada problemler olacak. Zira yasal olarak da eşbaşkanlığın kabul edilmesi gerekiyor. Bu uygulama Şemdinli kadınlarına da özgüven kazandıracak. Onları daha politik adımlar atmaya sevk edecek. Haklarını daha güçlü savunacaklar. Her biri bizim elimizde bunların. Daha iyi müzakere ederek sorunların üzerine yoğunlaşıp çözeceğiz.

-Peki seçimi siz kazanırsanız ki, kazanmanız çok muhtemel görünüyor. Kesin gözüyle bakılıyor. Kadınlara yönelik baskılar için, aile içi şiddeti önlemek için, kadın istihdamını artırmak için neler yapmayı planlıyorsunuz?

Nahide Yıldız: Tabi bu ve benzeri çalışmalar üzerine geçmişte de daha çok çalıştığımız için aslında kadına yönelik ayrımcılık için çalışmalara yabancı değiliz. Parti olarak da, kadın hareketinden biri olarak da. Şemdinli kadın meclisleriyle, kadın çalışmalarıyla bir çok ilin ötesine geçmiş bir yer. Tarihi ve duruşu olan bir yer. Hareketimiz içerisinde önemli bir yere sahip. Bu geleneğin de kadına verdiği önem küçüksenemeyecek kadar çoktur. Biz 30 Mart'ın ertesi günü ilk iş Kadın Meclisleri ile, kadın kooperatifleri ile sokağa ineceğiz. Mahalleler, köyler, mezralar... Her birindeki kadınları, genç yaşlı demeden dinleyecek ve taleplerini masaya yatıracağız. Fakat kararı biz vermeyeceğiz. Halk kendini kendini yönetecek. Kendi talebini tartışacak. Seçecek ve yönetecek. İş mi istiyor? Eğitim mi istiyor? Hangisini istiyorsa biz onu gerçekleştirmek için çaba sarfedeceğiz. Kadınlar dünyanın her yerinde olduğu gibi Şemdinli'de de eziliyor. Yok sayılıyor. Bu gerçeği kabul etmeliyiz. Kumalık hala var. Çok eşlilik fazlasıyla yaygın. Erken evlilikler yaygın. Bunları önlememizin yolu kadınları politik yaşamın içine dahil etmektir. Onlar kendi kimliklerini tartıştıkça doğru yolu bulacaklar.

Seferi Yılmaz: Şimdi bu bir anlayış sorunu, bir eğitim sorunudur. Tüm partiler, anlayışlar, bunun üzerinde durmalıdır. Geçmişte de çok eşlilik, şiddet, erken evlilik normal karşılanabiliyordu. Ama bugün artık yadırganıyor ve itibar kaybettiriyor. Bu itibarı zedelersek daha başarılı olacağız. Çünkü bu haksızlıktır yani! Biz inanıyoruz ki, kadına yönelik hakların gelişmesi kadının elinde. Bu nedenle kadınlar kendi kendine karar verecekler. Köy komünlerinde, mahalle meclislerinde, ilçe kadın meclisinde tartışarak, konuşarak karar vereceğiz. İmkanları da zorlamamız gerekiyor. Ekonomik anlamda da kadınların üretimini artırmamız gerekiyor. Kooperatifler ile kadınları ekonomik yaşamın içine katmamız şart. Ekonomik özgürlüğünü kazanan kadın kendini daha  iyi ifade eder, özgüveni olur.

-Gençler için de düşüncelerini, planlarını öğrenebilir miyiz? Şemdinli genci çalışmalara ortak, apolitik değil ve duyarlı. Onlar da güzel bir gelecek hak ediyorlar.

Nahide Yıldız: Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın da dediği gibi "Gençlik özerktir. Bu hareket genç bir harekettir. Genç başladık, genç bitireceğiz" der. Şemdinli gençleri de öyledir, özerktir. Hareket severler. Boş dururken göremezsiniz. Her işi yapar. Her işe koştururlar. Sırtlarında çok yük var. Belki onların akranları batıda eğlence içinde yaşıyor ama buranın gençleri binbir sıkıntı ile başını yastığa koyuyor. Onlar da çok şey hakediyor. Bizim bu hakettikleri geleceği onlara vermemiz lazım. Sosyal hayatlarını daha güzelleştirmemiz, eğitimlerini kuvvetlendirmemiz, asimilasyonlarına dur dememiz gerekiyor. Spor aktivitelerini artırmak gerekiyor. Onları daha çok yaşama katacağız.

Seferi Yılmaz: Kapitalizmin vahşi sonuçlarından biri de işsizlik. Bu sorun toplumsal çözümler bulmak zorundayız. Eğitim sistemi de gençleri yaralıyor. Üniversite bitiren bir genç de talep ettiği yere gelemiyor, atanamıyor. Çeşitli faaliyet alanları açmamız lazım. Spor alanları açmamız lazım. Kültür ve sanat üretimi yapabilecekleri alanlar yaratmamız lazım. Sistemin kötü alışkanlıklarından uzak tutmamız şart.

-Şemdinli çok güzel bir yer. Dağların ortasında klasik bir Kürdistan kasabası. Bu güzel ilçeyi nasıl gözlemlediniz? Ne tür eksiklikleri var? Ekolojik olarak baktığımızda askeri bir tahribat söz konusu. Belediyenin sosyal anlamdaki eksikleri neler? 

Nahide Yıldız: Şemdinli dört bir yanı dağlarla çevrili, sizin de dediğiniz gibi şirin bir Kürdistan kasabası. Güzelliğinin yanı sıra stratejik de bir yer. Tabi devlet de bunu yıllarca kullandı. Dağların en güzel yerlerine dikti o beton binalarını. Sınırlarını tarlalarımızdan geçirdi. Ormanlarımızı yaktı. Oysa bu güzelliğin hakkını vermemiz lazım. Doğaya iyi bakmamız lazım. Meyvesi çok bol bir yer Şemdinli. Toprağı tarıma uygun ama devleti tarıma uygun değil! Bu güzel toprağı işlememize izin vermiyorlar ki. "Oradan sınır geçiyor" diyorlar. Mücadelenin ilk adımının atıldığı bu kenti doğayla bütünleştirmemiz lazım. Bir ikincisi, insanların ailesiyle, arkadaşlarıyla, şöyle gidip bir çay içeceği, sohbet edebileceği bir halk bahçesi, yok! Buna ihtiyaç var. İnsanımızı sosyalleştirmemiz için bu yatırımlar da yapmak zorundayız. Kanalizasyon sorunu var. Alt yapı düzgün olmadığı için kanalizasyon dereye bağlanmış durumda. O dereyi de bu durumdan kurtarmamız lazım. Deremizin daha güzel, daha temiz akacağı günler bekliyor Şemdinli'yi.
Seferi Yılmaz: Her yanımız beton yığını olmuş. Nahide arkadaşın da dediği gibi sosyal alanlar çok az. Gençler en çok bundan muzdarip. Bir sosyal alan, halk bahçesi gibi bir alan yaratmamız gerekiyor. Bunun için yer arıyoruz. Böyle bir belediye tesisi açmayı düşünüyoruz. Halkımız da malesef ekolojiye önem verme konusunda bilinçsiz. Şemdinli'de 7-8 baraj yapımı planlanıyor. Bu barajlar güvenlik için yapılıyor. Sözde gerillayı o barajlarla engelleyecekler. Bir yaptırımdır bu. Bizim bu barajlara tepkimiz nettir. Öte yandan ormanlarımız! Ormanlarımızı iş makineleriyle, imara açarak parçalıyorlar. Her yer mayın, her yer bomba artıkları. Tarım arazilerimiz bombalarla dolu. Onları temizleyeceğimiz, çiçeklerimizi yeşerttiğimiz günler hayal değil.

-Biliyorsunuz Kürt halk mücadelesi için bu önümüzdeki seçimler sadece bir yerel seçim anlamı taşımıyor. Kürtlerin artık kendi kendini yönetmesi için de anlamlar taşıyor. Bu bağlamda 30 Mart'tan sonra nasıl bir Şemdinli göreceğiz?

Nahide Yıldız: Şemdinli'nin de bir çok il ve ilçe gibi, il meclisleri, komünleri var. Kendi kendini yönetebileceği düzeye ulaştığına inanıyorum. Özerk bir yönetim Şemdinli'yi zorlamayacak. Birlikte özgür yarınları yaşayacağız. 

Seferi Yılmaz: Özgürlüğün sesi Şemdinli'den yükselecek!

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum