1. HABERLER

  2. MAKALE

  3. Murat Yetkin: Yaptırım ve Ermeni tasarıları ABD ile çatlağı büyütüyor
Murat Yetkin: Yaptırım ve Ermeni tasarıları ABD ile çatlağı büyütüyor

Murat Yetkin: Yaptırım ve Ermeni tasarıları ABD ile çatlağı büyütüyor

Gazeteci Murat Yetkin, ABD Temsilciler Meclisi’nde, Türkiye’ye yönelik alınan iki kararı ele aldı. Yetkin’e göre Temsilciler Meclisi’nin aldığı karar sadece Donald Trump’a yönelik bir tavır değil.

A+A-

İşte Yetkin’in yazısından bir bölüm;

Türkiye 29 Ekim’de Cumhuriyet Bayramını kutlarken, ABD Temsilciler Meclisi Ankara’yı zorlamak amacıyla iki önemli karar aldı.

Bu ortaya ilginç bir durum çıkarıyor. Eğer Demokratların çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi sadece Suriye harekâtına tepki olarak yaptırımları çıkartmış olsaydı, bunu hem (yaptırımların baş hedefi olan) Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a, hem de onun üzerinden Trump’ı zor düşürmek için oylandığı sonucuna varabilirdik. Oysa her yıl 24 Nisan vesilesiyle Nisan ayında görmeye alıştığımız Ermeni karar tasarısı, durduk yerde, sadece Türkiye’nin canını acıtmak amacıyla gündeme taşınıyor.

Dolayısıyla, Temsilciler Meclisi kararının nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:
1- Türkiye’nin Suriye harekâtına ve harekâtın “Kürt müttefiklere” yani onların gözünde “Hristiyanları IŞİD zulmünden kurtaran” YPG’ye yönelmiş olmasına tepki,
2- Bir yandan ABD’ye rağmen Rusya ile işbirliği yapan ve onların gözünde artık “ılımlı” İslamcı sayılmayan Erdoğan’a tepki,
3- Bu yolla Trump’a karşı tepkinin yükseldiğini göstermek, görevden alınması için –onların gözünde- Erdoğan’ın avukatlığını yapan Trump’a diğer konuların yanında Türkiye üzerinden de saldırıda bulunmak.

Çıkış yolu var mı?

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin giderek Soğuk Savaş yıllarında olduğu gibi askerden-askere nitelik kazandığı görülüyor. Ancak bu defa askerler arasında da çelişkiler var.

Gerek ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile Erdoğan arasındaki 16 Ekim Ankara mutabakatıyla Suriye’deki askeri varlığa, gerekse Türkiye’nin 26 Ekim’de IŞİD lideri Ebu Bekir el-Bağdadi’ye karşı düzenlenen harekâtta hava sahası kullanımına izin vermiş olmasının bu durumu yumuşatmadığı anlaşılıyor. Tam tersine Amerikan medyasında, tabii YPG/PKK’nın propagandasının da etkisiyle Türkiye’nin kontrolü altında olması beklenen İdlib bölgesinde, Türkiye sınırına beş kilometre mesafede çoluk çocuk oturan el-Bağdadi’nin Türk güvenlik birimleri tarafından nasıl fark edilmediği ve harekete geçilmediği sorgulanıyor. İşte Temsilciler Meclisinde daha önce eşi görülmemiş oylama sonucunun çıkmasında bu durumun da etkisi var.

Mevcut krize gelinde, ABD’den gelen tepkilerin sertliği, orada da belli bir sıkışmanın yaşandığına işaret ediyor. Uluslararası ilişkilerin düğümlendiği noktalarda ya tatlı dil, ya keskin kılıç devreye girer; kılıçtan kaçınmak, konuşmayı kesmemek gerekiyor. Bugünkü krizden çıkış da diyalog ve diplomasi yolundan geçiyor.

Yazının tümünü okumak için tıklayınız

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.