'Kürdistan doğası üzerinde soykırım planlanıyor'

'Kürdistan doğası üzerinde soykırım planlanıyor'

Mezopotamya Ekoloji Hareketi öncülüğünde "Dünya Su ve Akarsular Günü" dolayısıyla Ilısu Barajı'na kitlesel yürüyüş düzenlenerek, Kürdistan toplumu ve doğası üzerinde planlı bir soykırım sistemi yaratılmak istendiğine vurgu yapıldı.

MARDİN - Mezopotamya Ekoloji Hareketi, "Dünya Su ve Akarsular Günü" dolayısıyla Mardin Dargeçit (Kerboran ) ilçesi Ilısu Barajı'na düzenlediği yürüyüşle HES yapımlarını protesto etti. Hasankeyfi Yaşatma Girişimi aktivistleri, Mardin, Batman, Şırnak belediye eş başkanları, HDP ve DBP'li yöneticiler ile yüzlerce yurttaşın katıldığı yürüyüş, DBP Dargeçit ilçe binası önünden başladı. "Toprağımızı suyumuzu enerjimizi komünleştirelim demokratik özgür yaşamı inşa edelim", "HES'lere ve güvenlik barajlarına geçit yok" pankartları ile "HES edî bese'', "Be xweza jiyan nabe", "Dargeçit'te Hes ve baraj istemiyoruz'' dövizlerinin açıldığı yürüyüşte, "Su haktır satılmaz", "Devlet doğamıza dokunma" sloganları atıldı.

'Bölgenin eko-sistemi değişecek'

Ilısu Barajı Çevre Yolu'na kadar yapılan yürüyüşün ardından konuşan DBP Dargeçit İlçe Eş Başkanı Hatice Gevcan, 2007 yılında temeli atılan Ilısu Barajı yapımının toplumun tepkisine rağmen durdurulmadığını dile getirerek, "Bu projeler üzerinden doğadaki eko-sistem dengesini bozulup, doğada yaşayan tüm canlıların yaşam hakkı riske atılıyor. Ilısu Barajı, bu HES projelerinden bir tanesidir. Ilısu Barajı'yla bölgenin eko-sistemi değişecek ve birçok canlı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak" diye konuştu.

i-1-503.jpg

Ardından konuşan Mezopotamya Ekoloji Hareketi aktivisti Nihat Kıratlı ise Kürdistan'da yüzlerce HES ve baraj projesinin planlanmakta olduğuna vurgu yaparak, "HES ve baraj projelerinin yapım gerekçesi olarak enerji ihtiyacı gösterilmektedir. Ancak gerek Türkiye'deki gerekse Kürdistan'daki sayısız HES ve baraj projeleri ile enerji ihtiyacının ancak yüzde yedisi karşılanabiliyor" dedi.

'IŞİD'in saldırıları ile HES yapımı arasında fark yok'

Samsat, Halfeti, Munzur, Zeugma ve Hasankeyf gibi tarihsel ve kültürel miras alanların da yok edilmeye çalışıldığını hatırlatan Kıratlı, "Adeta Kürdistan toplumu ve doğası üzerinde sonuçları bakımından atom bombasına denk bir etki yaratacak planlı bir soykırım sistemi yaratılmak istenmektedir. İŞİD çetelerinin Musul'daki Süryani ve Asurilere ait tarihi Nimrut kentinin dozerlerle yıkıp yok etmesi ile Hasankeyf'in sular altında bırakılması arasında fark yoktur" ifadesinde bulundu.

Açıklamanın ardından yeniden davul ve zurnalar eşliğinde Dargeçit Belediyesi Konferansı Salonu'na kadar yürüyüş düzenlendi. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.