1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kılıçdaroğlu: Siyaseti kim finanse ediyor?
Kılıçdaroğlu: Siyaseti kim finanse ediyor?

Kılıçdaroğlu: Siyaseti kim finanse ediyor?

Liyakatin olmamasının devlette yozlaşmanın göstergesi olduğunu belirten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "Ekonominin çıkmazda olduğunu söylediler. 17 yıldır iktidarda olan bir hükümet neden inşaat sektörünü kutsadı?

A+A-

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sosyal güvenlik haklarının iktidara gelmenin aracı olarak görüldüğünü vurgulayarak, ”Bugün yapılan yardımlar hak temelli değil lütuf temelli yapılıyor” eleştirisinde bulundu.

Maltepe Belediyesi’nin düzenlediği Maltepe Ekonomi Forumu’nda konuşan CHP lideri, özetle şunları söyledi:

Siyasette likayetin olmaması, devlette olmaması yozlaşmanın göstergesidir. Esas sorun denetlenmemek. 12 Eylül darbesinden sonra anayasa başta olmak üzere temel düşüncelerin hepsini darbeciler oluşturdu. Darbe hukuku diyoruz biz buna. Darbe hukukunun arındırılması lazım. Eğer arındırmazsak, sağlıklı ve tutarlı bir demokrasi inşa etme şansımız yok.

 Ekonominin çıkmazda olduğunu söylediler. 17 yıldır iktidarda olan bir hükümet neden inşaat sektörünü kutsadı? ‘Siyaseti kim finanse ediyor sorusunu sormak?’ gerekiyor. Eğer rantçılar yönetiyorsa, bugün gelinen nokta iktidarın çıkmazda.

Yolsuzluklarının da içselleştirildiği görüyoruz. Akademik dünya tamamen durdu. Devlet başkanının yolsuzluklardan pay alması bile normal karşılanmaya başlandı. İhale kanunlarındaki değişikliklerden söz ediyoruz. Aslında yasaya bile gerek görmüyorlar. Ben yaparım diyor. Örnek mi tank palet fabrikası. Özelleştirmeye göre yapıldı. Kiralandı mı? Satıldı mı? Hayır. Kimin parası? 82 milyonun parası. Toplumda bu konuda kim duyarlı. Müslümanız diyenler var. Yolsuzluk nedir kardeşim? 17 yıldır yolsuzluklardan hesap sorulmamasının bir hukuku temeli oluşturuldu.

4 şekilde ortaya çıkıyor istihdamda kayıt dışılık. 1- Kişi çalışıyor ama kayıt yok. 2- Prim ödenmiyor. 3- Yüksek alıyor ama az gösteriliyor. 4- Bir de bunların hepsini barındıranlar var. İstihdamda kayıt dışının önleminin en iyi yolu sendikalaşmadır. Ama bu Türkiye’de yok.

Ar-Ge’ye daha fazla kaynak ayırmamız gerekiyor. Kaynak ayırmayan kim iktidar tabii ki. İnşaat gibi kaynak varken neden ayırsın. Bir şey daha söyleyeyim, ‘Türkiye’de 100 küsur üniversitesin hepsi bilgi üretebiliyor mu?’ Farklı düşünen hele hele iktidar gibi düşünmüyorsa sen bu kişiyi üniversiteden atabilirken nasıl bilgi üretebilsinler. Hep birlikte düşünmeliyiz. Eğer bugün bir ekonomik kriz yaşıyorsak kayıtsızlıktan kaynaklanıyor.

 Kimsenin can ve mal güvenliği yok. Her an herkes tutuklanabilir. Dosyanıza gizlilik kararı her an konabilir. Bu hukuk sistemi var. O zaman can ve mal güvenliğinin teminatını bağımsız hukuk sağlar. Cumhurbaşkanının sözcüsüne soruyorlar, belediye başkanlarının açığa aldılar. Diyor ki onlar suçludur. Sen hakim misin?

 4+4+4 sistemi geldi parlamentoya. Bu kanun teklifini veren 5 milletvekilinin hiçbiri eğitimci değil. Hükümet programında ya da bakanlar kurulunda hiç görüşülmedi. Kendi çocuklarını denek olarak kullanan tek toplumuz. Bir ülkeyi işgal etmek istiyorsanız savaşmanıza gerek yok. Eğitim sistemini bozacaksınız. Bitti gitti bu kadar. Çocuğunu okula gönderen hiçbir anne baba eğitim sisteminden memnun değil. Asıl kaynak ayırmamız gereken yere kaynak ayırmıyoruz.

‘Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir” diyor anayasa. Bugün yapılan sosyal yardımlar peki hak temelli mi yapılıyor? Bugün yapılan yardımlar hak temelli değil lütuf temelli yapılıyor. Sosyal yardımlar iktidarda kalmanın aracı olarak görülüyor. Sosyal yardımların yapılmasında dikkatli olmak gerekiyor. Türkiye’nin gerçeğini de iyi bilmemiz gerekiyor. Aylık geliri 673 liranın altında olan kişi sayısı yaklaşık 8 milyon 600 bin kişi var.  Peki aylık geliri bin liranın altında dul ve yetimler, 847 bin 643 kişi var.

Önümüzdeki günlerde asgari ücret belirlenecek. Asgari ücret açlık sınırının altında. Devlet kendisi açısında enflasyonu yüzde 22.58 olarak belirledi. Yılbaşından itibaren yüzde 22 oranında zam yapAcam diyor. O zaman asgari ücrete yüzde 22 zam yapılması gerekiyor. Sendikalar düne kadar iktidarın yanında yer aldı bu sefer asgari ücreti ne yapacaklar göreceğiz. Asgari ücretin ise vergiye tabii olmaması gerekiyor.

Ekonomide yeni arayışları hangi eksene oturtmalıyız? Güçler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, düşünce özgürlüğü olan bir demokrasiye ihtiyacımız var. Herkesin kitapçığı eline aldığında benim bu anayasam dediği bir yeni anayasaya ihtiyaç var. Belki de tarihimizde ilk defa herkesin düşüncelerini alacağımız bir anayasaya ihtiyaç var. Hastaneye, havalimanı, köprü diyorlar. Peki kaça yapıyorsunuz bunları? Söylemiyorlar. Bunun cevabı verilmiyorsa orada hukuksal sıkıntı vardır. Devletin cebinden para çıkmayacak diyorlar bakıyoruz milyarlar çıkıyoruz. Devletin saydamlaşması, hesap vermesi gerekiyor.

 Sürdürülebilirlik kavramı. Siyasetin Türkiye’nin büyümesi yönünde bu politikayı izlemiyor. Teknoloji, Ar-Ge bunların da sürdürülebilmesi lazım. Türkiye’yi kim yönetirse yönetsin yolsuzluklar konusunda duyarlı bir toplum yaratmamız gerekiyor. Siyasi Ahlak Yasası çıkması geekiyor. Kuralı olmayan alan siyaset. Her şeyi yapabilirsiniz. Çünkü hesap vermenize gerek yok. Etik değer desen yok.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.