1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Kalın: Rusya'nın YPG'yi himayesine alması kabul edilemez
Kalın: Rusya'nın YPG'yi himayesine alması kabul edilemez

Kalın: Rusya'nın YPG'yi himayesine alması kabul edilemez

Suriye'nin Menbic kentinde Rus askeri polisinin devriyeye başlamasını değerlendiren Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "ABD bayrağı yerine Rus bayrağının geçip PYD/YPG'yi himayesine alması bizim için kabul edilebilir bir şey değil" dedi.

A+A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de yapılan Bakanlar Kurulu toplantısı sona erdi. 4 saat süren toplantının ardından Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, açıklama yaptı. Kalın, Barış Pınarı Harekatı’nın sekizinci gününde olduğunu ifade ederek “Harekat planlandığı gibi devam ediyor” dedi.

“Dünyada dengelerin yeniden kurulduğu bir dönemde Türkiye’nin ulusal çıkarlarını esas alarak, bu hamleyi yapmış olması bazılarını şaşırtmış olabilir. Yaptırım tehditleri, kınamalar bizi haklı davamızdan vazgeçirmeyecektir. Barış Pınarı Harekatı hedeflerine ulaşana kadar, hız kesmeden devam edecektir” diyen Kalın’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

TERÖRLE MÜCADELE BAHANESİYLE BU ÖRGÜTÜN DESTEKLENMESİ SKANDAL: Harekat planlandığı şekilde devam etmekte. Bunun karşısında duranlar yıllardır PKK terör örgütünü ve onun Suriye uzantılarını destekleyen, finansal olarak besleyen çevrelerdir. PKK uluslararası güçlerin kullandığı bir maşadır. DEAŞ’la mücadele bahanesiyle bu örgütün desteklenmesi, palazlanması son dönem skandallarından birisidir. Şu anda gürültü kopanlar Barış Pınarı Harekatı’nı lekelemeye çalışanlar aslında Suriye’de piyonları mevzi kaybettikleri için bu kadar sinirli, öfkeli ve panik halindeler.

NATO ÜYELERİNİN TERÖR ÖRGÜTÜNÜ MÜTTEFİK GÖRMEZİ AKIL TUTULMASIDIR: Batılı dostlarımızın, NATO üyelerinin adeta terör örgütünü müttefik görmesi bir akıl tutulmasıdır. Bunu da muhataplarımıza ifade ettik. Barış Planı Harekatı aynı anda birçok planı bozmuştur. DEAŞ’la mücadele konusunda bu sorumluluğun sadece Türkiye’ye at olmadığını, bunun uluslararası bir sorun olduğunu ayrıca ifade etmek isteriz. Sorumluluğu Türkiye’ye yıkmaya çalışmak asla kabul edilemez. DEAŞ terör örgütüne mensup olduğu için vatandaşlarını ülkelerine almak istemeyen Avrupalı ülkeler, bu işi başka ülkelere fatura etmek istiyorlar.

HAREKAT DEAŞ’LA MÜCADELEYİ ZAAFA UĞRATMAYACAK: Barış Pınarı Harekatı DEAŞ’la mücadeleyi zaafa uğratmayacaktır. Fırat Kalkanı Harekatı’nda 3 binden fazla DEAŞ’lı terörist etkisiz hale getirilmiştir. DEAŞ’la mücadele konusunda Türkiye’nin müdahalesinin zaafa yol açacağını iddia edenlerin dönüp bu gerçeğe bakmaları gerekir. DEAŞ’lı esirler Batı dünyasına karşı şantaj ve pazarlık unsuru olarak kullanılmaktadır. DEAŞ’lı mahpusların salıverilmesinde bunu gördük. Bir gece PYD’lilerin oraya gidip ‘hadi serbestsiniz’ diyerek onları nasıl bıraktıklarını gördük.

4 MİLYON MÜLTECİYE EV SAHİPLİĞİ YAPIYORUZ: Suriye’de insani kriz çıkacak iddiaları bizim için gülünçtür. Mülteciler için parmağını oynatmayan kişilerin Türkiye’yi sorguya çekmeye ne hakkı, ne de yetkisi vardır. Biz 4 milyona yakın mülteciye ev sahipliği yaparken yaklaşık 3 milyon Suriyeli’ye de Suriye’de yardım ediyoruz. Hedeflerine ulaşana kadar Barış Planı Harekatı kararlı bir şekilde devam edecek. Harekat planlandığı şekilde tempo, kapsam ve süresini asker uzmanlarımızın belirlediği çerçevede, siyasi direktiflerle devam edecektir.

TÜRKİYE SON DERECE KARARLI: (Suriye’nin Menbic kentinde Rus askeri polisini devriyesi) Orada ABD bayrağı yerine Rus bayrağının geçip PYD/YPG’yi himayesine alması bizim için kabul edilebilir bir şey değil. Ruslarla bu konuda, dün akşam Sayın Cumhurbaşkanımızla Sayın Putin’in görüşmesi oldu. Suriye’nin toprak bütünlüğü, siyasi birliği, etnik sosyolojik dengeler açısından PYD/YPG tahakkümünün sonlanmasının zamanı gelmiştir. Artık bu rahatlığı bulamayacaklar. Türkiye bu konuda son derece kararlıdır.

SURİYELİ KÜRTLERİN HAKKI İÇİN İLK UYARI YAPAN CUMHURBAŞKANIMIZDI: ABD yardımı, desteği gelmeden önce Suriye’de YPG/PYD gibi silahlı güç yoktu. Esed’e ilişkilerimizin iyi olduğu, katliamlar başlamadığı önceki dönemde Suriye Kürtlerinin hakkını, hukukunu gözetmesi konusunda ilk uyarıları yapan Sayın Cumhurbaşkanımızdı.

SURİYE HÜKÜMETİYLE RESMİ TEMASIMIZ YOK: (Türkiye ile Suriye arasında bir görüşme var mı? sorusu üzerine) Bir mesaj iletmemiz gerektiğinde, özellikle askerlerimizin can güvenliği söz konusu olduğunda bunu Ruslar ve İranlılar üzerinden iletiyoruz. Esed konusunda pozisyonumuz bellidir.

BİZİ UYARANLAR KENDİ KARNELERİNE BAKMALI: Sivillerin korunması konusunda büyük hassasiyet içerisinde olduk. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı’ndaki hassasiyetimizi dünya biliyor. Bazen planlarda değişiklik yapıldı siviller zarar görmesin diye. Buna mukabil Rakka operasyonunda 4 bin Suriyeli’nin öldüğünü hatırlatmak isterim. Bizi uyaranların dönüp bu karnelerine bakmaları gerekiyor. Harekata yönelik bu tür eleştirilerin yersiz olduğunu başka gündemin amacına hizmet ettiğini açıkça ifade ettik.

TÜRKİYE YAPTIRIMLARI KARŞILIKSIZ BIRAKMAYACAK: (ABD’nin Türkiye’ye yaptırım kararı) İncirlik Üssü’nün statüsüyle ilgili bir değişiklik öngörülmüyor. Biz hâlâ bu sorunları birlikte çözelim diye bir çabanın içerisindeyiz. Ama böyle tehditlerle geldiklerinde, geçmişte nasıl cevaplarını aldılarsa bundan sonra da alırlar. Bu tür yaptırımlara misliyle karşılık verileceğini Dışişleri Bakanımız da ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bunu karşılıksız bırakmayacaktır.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.