1. HABERLER

  2. MAKALE

  3. IŞİD ve Irak'ta Bağımsız Kürdistan için son işaret!
IŞİD ve Irak'ta Bağımsız Kürdistan için son işaret!

IŞİD ve Irak'ta Bağımsız Kürdistan için son işaret!

Uzun zamandır Maliki'nin mezhepçi ve halkı bıktıran politikaları bir patlamaya neden oldu. IŞİD'e destek veren bazı sünni aşiretler ve gruplar sayesinde Maliki'nin kağıttan ordusu tarihe geçecek bir korkaklık sergiledi.

A+A-

HÜSEYİN ALADAĞ*

Bu coğrafyanın her daim şeytanları ve dehşet saçan oluşumları olmuştur, olacaktır, bu Ortadoğu'nun ve bu cenderede yaşayan halkların neredeyse kaderi oldu. Son bela IŞİD. Suriye'de Esad güçleriyle savaşmak için bazı devletler tarafından bölgeye gönderilen radikal gruplar içerisinde en dehşet verici olanı. Geçen yıl bu zamanlarda Rojava'da El Nusra ile birlikte Kürtler'e karşı savaştıklarında, katliam yaptıklarında Türkiye'deki bazı İslamcı tayfa onları kutsayıp "mücahit" ilan ediyordu. Ancak Türkiye'nin kendi menfaatine dayalı Suriye politikası kısa sürede çöktü. Esad'ı devirmek için Suriye'ye doluşturulan radikal gruplar çok geçmeden birbirine girdi, Esad güçlenirken muhalifler kan kaybetmeye başladı. Bir özgürlük hareketi olarak başlayan Suriye savaşı giderek çocukların, kadınların katledildiği, insanların kafasının kesildiği bir vahşete dönüştü. Birkaç ayda düşmesi planlanan Esad şimdi hiç olmadığı kadar rahat. Bu tablonun en büyük nedeni olan IŞİD, Suriye İslam Cephesi, Özgür Suriye Ordusu ve El Nusra'yla ters düşüne kadar Türkiye'den yardım gördüğünü kimse inkar edemez. Ama evdeki hesaplar çarşıya uymadı. Ortadoğu liderliğine oynayan ülke son birkaç ayda rehinlerini bile kurtaramayacak noktaya geldi. 2011'de Lübnan'da Nasrallah'ın sığınağına girecek kadar bölgede etkili olan Davutoğlu ve Erdoğan şimdi o kibirli günlerin cezasını çekiyor.

Suriye'de iç savaş giderek içinden çıkılmaz bir hal alırken Irak'ta Amerika'nın geri çekilmesiyle birlikte yeni bir dönem başladı. Uzun zamandır Maliki'nin mezhepçi ve halkı bıktıran politikaları bir patlamaya neden oldu. IŞİD'e destek veren bazı sünni aşiretler ve gruplar sayesinde Maliki'nin kağıttan ordusu tarihe geçecek bir korkaklık sergiledi. Silahlarını, askeri elbiselerini geride bırakıp hızla Musul'u terk ettiler.

IŞİD klasik El Kaideci örgütlerin aksine vur-kaç taktiği uygulamıyor. Amaçları da hedefleri de isimlerinde yazılı zaten, Irak Şam İslam Devleti kurmak istiyorlar. Bu yüzden girdikleri yerlerde bir örgütten daha çok, bir devlet gibi davranmaya çalışıyorlar. Çok kısa sürede sözde mahkemeler kurup yargılamalar yaptılar, geride kalan araçlarla Musul caddelerini temizlemeye çalıştılar. Halkla ilişkiler çalışmalarını bile ihmal etmediler. Musul'un düşüşünü halka tatlı dağıtıp kutlayacak kadar her ayrıntıyı düşünmüşlerdi.

Irak ve Suriye arasındaki sınırı da anında yok ettiklerini açıkladılar. Irak-Suriye arasında İngilizlerin ve Fransızların 1916 yılında birinci dünya savaşı esnasında Sykes-Picot anlaşmasıyla çizdikleri sınırlarını tanımıyoruz dediler, birçok yerde buldozerlerle o sınırları yıktılar. Sanırım şimdiye kadar hiçbir radikal örgütün Sykes-Picot anlaşmasına atıfta bulunacak bir manifestosu olmamıştı.

Anlayacağınız IŞİD Irak'ta kalıcı olup dengeleri değiştirmek istiyor. Bu durumdan en rahatsız olan devletse ne konsolosu ve vatandaşları rehin alınan Türkiye ne de Irak'tan hüsranla ayrılan Amerika, IŞİD'in Irak'ta güçlenmesinden en rahatsız olan devlet, kuşkusuz Şii İran.

IŞİD'e doğrudan bulaşmak istemeyen İran kapalı kapılar ardında elinden geleni yapıyor. Hatta bu konuda Irak Kürdistanı'ndan yardım isteyecek kadar kararlı. İşte burada her ne kadar kanlı, zor ve riskli olsa da Kürtler için kimsenin itiraz etmeyeceği bir bağımsızlık fırsatı doğuyor. IŞİD Musul ve ele geçirdiği diğer yerlerde terör estirirken onlardan kaçan binlerce Iraklı ve Türkmen için Kürdistan sığındıkları bir Habeşistan görevi görüyor. Bir yanda esirleri rehinleri vahşice katleden ve İslami olduğunu iddia eden bir örgüt diğer yanda onlara karşı savaştığı mevzileri bir seccadeye çeviren peşmergeler, sanırım kimin daha İslami olduğu oldukça aşikar.

Kerkük ve çevresinde peşmergeler günlerdir IŞİD militanlarıyla savaşıyor. Irak'ın merkezi hükümeti ve kağıttan ordusu acziyet yaşarken peşmergeler IŞİD'in ilerlemesine izin vermiyor. Irak Kürdistan'ı tüm hamleleriyle bir bölgesel yapıdan daha çok kendi ayakları üzerinde duran bir devlet görüntüsü veriyor. Buna tüm dünya da şahit. Eğer Rojava'da YPG Başur'da peşmergeler olmasa IŞİD'in nereye kadar ilerleyeceğini sanırım aklı başında herkes idrak etmiştir.

İster kaderin bir cilvesi, ister son yıllarda dünya haritasını değiştiren kaosların doğal bir sonucu deyin IŞİD Irak'ta bağımsız bir Kürdistan'ı zorunlu kıldı. Kürtler artık merkezi hükümeti ve ölümcül yanlış politikalarının bedelini ödemek istemiyor. Bana göre dünyanın ve komşu ülkelerin Bağımsız Kürdistan'a ikna edilmesi görevini IŞİD farkında olmadan ziyadesiyle yaptı. Tarih ileride nasıl yazar bilmiyorum ama hiçbir vicdan Kürtler bunu hak etmedi diyemez.

* Gazeteci - normalgasteci@twitter.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum