1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. ‘Fotoğraf makinesi ve kameramızı kamufle ederek çalışabiliyoruz’
‘Fotoğraf makinesi ve kameramızı kamufle ederek çalışabiliyoruz’

‘Fotoğraf makinesi ve kameramızı kamufle ederek çalışabiliyoruz’

10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü kutlanırken, Diyarbakır’da görev yapan gazeteciler hangi koşullarda çalıştıklarını anlattı.

A+A-

Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (CPJ) verilerine göre, dünyada en fazla tutuklu gazetecinin bulunduğu ülke Türkiye. Diyarbakır’da görev yapan gazeteciler, çalışma koşullarını MA’ya anlattı. 

Evrensel Gazetesi Diyarbakır Muhabiri Fırat Topal: İktidar, gazetecilik faaliyetlerini suç olarak kodluyor. Özellikle sokağa çıkma yasaklarının başlamasıyla birlikte, basına yönelik var olan baskılar arttı. Herhangi bir kontrol noktasında ya da rutin bir GBT kontrolünde gazeteci olduğunu söylediğin anda direk şüpheli sıfatıyla muhatap alınıyorsun, suçlu muamelesi yapılıyor. Bu yüzden özellikle sokakta haber takibi yaparken kullandığımız fotoğraf makinesi, kameradan, not defterinden tutun da haber kaynaklarımıza kadar hepsini kamufle etmek zorunda kalıyoruz. Tabi bu baskı bizi sokağa çıkmaktan alıkoymuyor. Fakat topluma sirayet eden ciddi bir yanı var. İnsanlar konuşmaktan çekiniyor. Fotoğraf ya da isim vermekten çekiniyor. Bu istediğimiz haberi yapmamız için elbette sıkıntı. Bu durumu konuştuğumuz yurttaşın, güvenini kazanarak, korkusunu kırarak aşmaya çalışıyoruz.

Jinnews Muhabiri Şehriban Aslan: Bugün muhalif gazetecilik her zamankinden çok daha tehdit altında. Zor günlerden geçiyoruz. Bizler hapisteki meslektaşlarımızın yanına gönderilme tehdidi ile karşı karşıyayız. İşte böyle bir ortamda çalışıyoruz.

Gazete Duvar Diyarbakır Temsilcisi Vecdi Erbay: Türkiye’de gazeteciler aslında hiçbir zaman rahat koşullarda çalışma olanağına sahip olmadı. Darbe girişiminin ardından birçok gazete, televizyon, dergi, yayınevi kapatıldı. Kimi kurumlar, mevcut hükümete yakınlığıyla bilinen şahıslar tarafından satın alındı. Geriye kalan gazete ve televizyonlar kapatılma endişesiyle yayıncılık yapıyorlar. Buna yayıncılık denilebilirse tabi. Yüzlerce gazeteci işsiz kaldı, hala çalışanlar ise bir gün çalıştıkları kurumun kapatılması, el değiştirmesi ve işsiz kalmak tehlikesi altında çalışıyorlar. 

Gazeteci Hatice Kamer: 10 yılı aşkın bir zamandır muhabirlik yapıyorum ama son birkaç yıl, gazetecilik yapma koşulları çok zorlaştı. Bölgede sokağa çıkma yasakları ile gazetecilik oldukça sıkıntılı bir hal almaya başladı. Ama darbe sürecinden sonra bu durum artık Türkiye’nin tamamı için geçerli. Herhangi bir gelişme ile ilgili görüş almak istediğimde olumlu yanıt almak çok zorlaştı. Geçenlerde anadil ile ilgili bir demeç almak üzere bir kitapevine gittim. Üç genç vardı, onlardan biri sosyal medya paylaşımı yüzünden hala mahkemelikmiş. Demeç vermeyi bir tarafa bırakın masada kapalı duran ses kayıt cihazı ve kameranın varlığından o kadar tedirgin oldu ki, her ikisinin de kapalı olduğuna inandırmak için bataryalarını çıkarmam ve makineleri çantaya koymam gerekti. Sade vatandaşı bir tarafa bırakalım, gazeteciler bile birkaç yıl önce sosyal medyalarından yaptıkları paylaşımlardan dolayı yargılanabiliyor. İfadesi alınmamış, hakkında dava açılmamış kaç gazeteci kaldı ki? Çalışan Gazeteciler Günü ama gazetecilerin çoğunun ne çalışma imkanları ne de doğru dürüst gazetecilik yapabilecek koşulları kaldı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.