Demirtaş ve 107 kişi hakkında Kobanê iddianamesi hazırlandı

Demirtaş ve 107 kişi hakkında Kobanê iddianamesi hazırlandı

Ankara Başsavcılığı, AİHM’in 22 Aralık'ta ‘derhal tahliye edilmesi gerektiği’ yönünde karar verdiği Selahattin Demirtaş’ın da aralarında olduğu 108 kişiyle ilgili iddianame hazırladı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 6-8 Ekim Kobanê eylemleriyle ilgili 6 yıl sonra iddianame hazırladı. Başsavcılık, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire’nin HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a ilişkin kararından 10 gün sonra hazırladığı iddianamede Demirtaş’ın da aralarında olduğu 108 kişi ‘şüpheli’ olarak yer aldı.

‘ÜLKE BÜTÜNLÜGÜNÜ BOZMA’

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 108 kişi hakkında “şüpheliler için devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma” ile “37 kez adam öldürmek” gibi çeşitli suçlardan cezalar istedi.

‘ATATÜRK'Ü KORUMA KANUNU'NA MUHALEFET’ DE VAR

Başsavcılık’tan yapılan açıklamaya göre, Terör Suçlarını Soruşturma Bürosu’nun hazırladığı iddianame Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. 2 bin 676 kişinin “mağdur müşteki” sıfatıyla yer aldığı iddianamede 27'si tutuklu, 6'sı ‘adli kontrollü’, 75'i ‘yakalamalı’ olmak üzere 108 şüphelinin, ‘Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma’, ‘37 kez adam öldürme’ ve ‘31 kez öldürmeye teşebbüs’ün yanı sıra ‘bayrak yakma’ ve ‘Atatürk'ü Koruma Kanunu'na muhalefet’ suçlarından da cezalandırılmaları istendi.

İLK İŞ DOSYAYI ONAYLADI

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman'ın Yargıtay'a üye seçilmesinin ardından, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) Mazeret Kararnamesi ile bu göreve bu göreve Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Akça atanmıştı. Dün Ankara Adalet Sarayı'na giderek göreve başlayan Akça tebrikleri kabul edip Başsavcı vekilleriyle ilk toplantısını yaptıktan sonra onayladığı ilk dosya ‘Kobanê dosyası oldu.

‘KARŞI HAMLE’

Selahattin Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, Gazete Duvar yazarı İrfan Aktan’a verdiği röportajda, AİHM kararından sonra yaşanacabileceklere dikkat çekmişti. Kahraman’ın sözlerinin o bölümü şöyle:

AİHM’in kararından sonra Demirtaş’ın bir nevi kâğıt üstünde tahliye edilip hemen arkasından başka bir suçlamayla tutuklanabileceği ve sizin tekrar iç hukuk yollarını tüketmeniz gereken yeni bir süreç başlatılabileceği, böylece AİHM kararının hükümsüz kılınabileceği yorumları yapıldı. Bu mümkün mü? AİHM kararı bu riski de öngörüyor mu?

Bu soru çok güzel ve önemli bir soru. AİHM’in Demirtaş’ın serbest bırakılmasına ilişkin 20 Kasım 2018 tarihli ilk Daire kararı açıklandıktan sonra Cumhurbaşkanı “karşı hamle yaparız” demişti. Nitekim o dönemde karşı hamleler yapıldı, Demirtaş’ın başka bir suçtan aldığı ceza onandı. Ama Büyük Daire’de 18 Eylül 2019 tarihinde duruşma yapılacağı anlaşıldı. Bu duruşmaya 16 gün kala AİHM ilk Daire kararını yerine getiriyorlarmış gibi yapıp Demirtaş’ı dosya üzerinden tahliye ettiler. Büyük Daire önünde duruşmaya çıktığımızda Demirtaş tutuklu değil, başka bir suçtan hükümlüydü. Nitekim Büyük Daire’de Türkiyeli yargıç Saadet Yüksel’in de hatırlatmasıyla o argümanı kullanmaya başladılar. Yani “Demirtaş şu an Büyük Daire’de görülen dosyadan tutuklu değil, başka bir suçtan tutukludur, o yüzden aslında bu iddialar geçersizdir, düşürülmelidir” gibi itirazlar geliştirildi. Büyük Daire duruşmasından iki gün sonra Sayın Demirtaş’ı 6-8 Ekim meselesi üzerinden yeniden tutukladılar.

‘AMAÇ DEMİRTAŞ’IN TAHLİYE OLMAMASINI SAĞLAMAK’

İkinci tutuklama ile “Demirtaş ilk tutuklamadan dolayı AİHM önüne gitmişti, şimdi ise başka bir karardan dolayı tutuklu” argümanını daha o zamandan, yani 20 Eylül 2019 tarihinden itibaren hazırlamaya başladılar. Biz bunun farkındaydık ve hem iç hukukta, hem de AİHM Büyük Dairesi’ne sunduğumuz onlarca beyanımızda bunu izah ettik. Dedik ki, “ilk tutuklamanın saiki ne ise, ikinci tutuklamanın saiki de odur. İleride Büyük Daire’de verilecek karardan sonra, bu karar birinci tutuklamaya ilişkindir, şimdiki ikinci tutuklamayı kapsamıyor deyip, Demirtaş’ı rehin tutmaya devam edecekler” dedik. Nitekim AİHM optimal bir isabetle bunu çok iyi gördü, bu fotoğrafı çok iyi çekti ve ilk tutuklama ile ikinci tutuklamanın aslında birbiriyle ilintili olduğunu, tek parça olduğunu, yegane amacının Demirtaş’ın tahliye olmamasını sağlamak olduğunu görerek Demirtaş’ın ikinci tutukluluğu ile ilgili derhal serbest bırakılma kararı verdi.

Yani AİHM’in son kararı, Türkiye’nin çalışmadığı yerden mi geldi?

Evet, tam olarak öyle oldu. Evdeki hesap çarşıya uymadı. 

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.