Demirtaş: Anadilde özgürlük olmadan çözüm olabilir mi?

Demirtaş: Anadilde özgürlük olmadan çözüm olabilir mi?

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a gündeme dair Yüksekova Haber'e önemli açıklamalarda bulundu.

YÜKSEKOVA HABER / İBRAHİM GENÇ / ANKARA

Türkiye'de devam eden çözüm süreci ve önümüzdeki genel seçimlerden dolayı gözler Halkların Demokratik Partisi (HDP)'nin üzerinde. Bu da beraberinde başta HDP eş genel başkanları olmak üzere parti kadrosunun yoğun çalışmasını getiriyor. Ankara'da HDP genel merkezinde HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı beklerken herkesin hummalı çalışması hemen göze çarpıyor. Sayın Demirtaş da seçim öncesi toplantılar ve heyetleri kabul etme gibi bir yoğunluğun içinde güler yüzle bizi karşıladığı odasında sorularımızı yanıtladı.

Sayın Başkan, yakın zamanda Kobanê özgürleşti. Dolayısıyla Kobanê'nin imarı ve inşası konuşuluyor. Bu konuda HDP olarak neler yapacaksınız? Bu çerçevede AKP Hükümeti'yle bir temasınız oldu mu?

Bu aslında daha çok sivil toplumun öncülüğünde gerçekleşebilecek bir durumdur. Partimiz siyaseten tabii ki hem Kobanê direnişine hem de inşasına sunabileceği tüm desteği sunacak. Ama asıl; Mimar ve Mühendis Odaları, sendikalar, sağlık kuruluşları, yerel yönetimler, şehir plancıları gibi kurum ve kuruluşların, meslek örgütlerin öncülüğünde gelişecek bir çalışmadır. Siyasetçiler olarak biz de bunun örgütlenmesi, kampanyaların desteğe ve kitleselleşmeye dönüşmesi için elimizden geleni yapacağız. Bu konuda AKP Hükümeti'yle bir görüşmemiz ve temasımız yok. Aslında onlardan bir beklentimiz de yok. Kobanê etrafında gelişecek bir dayanışma, Kobanê'yi inşa edecektir. Asıl inşa gücü odur. Daha önce de söylediğim gibi Hükümet, Kobanê'nin inşa sürecinde rol ve görev almak istiyorsa Rojava'nın statüsünü tanıyarak bunu yapabilir. Yoksa onun dışında Rojava'ya düşmanlık yaparak inşa sürecinde rol alamaz. Kısacası Hükümet'le bu yönlü bir temasımız yok.

i-3-036.jpg

MÜZAKERE BAŞLIYOR DİYEBİLECEĞİMİZ BİR NOKTADA DEĞİLİZ

Son yapılan İmralı görüşmesiyle çözüm sürecinde müzakereye geçilmesi gibi bir gelişme var mı?

Hayır, henüz bu konuda müzakereye başlanılıyor diyebileceğimiz bir noktada değiliz. Bununla ilgili bazı hazırlıklar yapılıyor. Ama bu hazırlıklar, aylardır yapılıyor aslında. Tümüyle bir oyalamaya dönüşmüş durumda. Hükümet seçim öncesi ciddi adımlar atar mı bu konuda da tereddütlüyüz açıkçası.

Bu noktada Ceylan Bağrıyanık'ın aylar sonra İmralı heyetine dahil olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tabii önemli bir gelişmedir. Ama çok gecikmiş bir gelişmedir. Biliyorsunuz üç defa Ceylan hanımın gidişi engellendi. Çok gereksiz bir şekilde engellendi. Ama şimdi gitmiş olması önemlidir. Fakat bu, Hükümet'in bir lütfundan çok bir kazanım olarak ortaya çıktı.

Çözüm süreci kapsamında şubat, mart ve nisan aylarında atılması gereken adımlarını içeren bir takvimden bahsediliyor. Söz konusu bu çözüm takvimi seçimden önce işler mi yoksa seçimden sonraya mı sarkar?

Bence çok zor. Zaten şu haliyle bu takvim bir buçuk ay gecikmiş durumda. Şimdi başlasa bile seçim öncesi Hükümet'in hızındaki yavaşlık nedeniyle yetişmez. Hükümet hızlı davransa yetişir ama Hükümet'te o iradeyi ve isteği görmüyoruz.

Peki AKP Hükümeti'nde bu yönlü bir istek ortaya çıkarsa?

Yetişebilir tabii ki. Karşılıklı atılması gereken adımlar atılır. Parlamento açık. Çıkarılması gereken yasalar çıkarılır. Karşılıklı adımlar atılır, açıklamalar yapılır. Seçimden önce süreç belli bir noktaya getirilebilir. Ama Hükümet'in şu anda öyle bir programı görülmüyor. Parlamentoya sevk edilmiş herhangi bir demokratikleşme yasası yok. Bunun tersine İç Güvenlik yasası Parlamento'ya sevk edilmiş durumda.

i-1-168.jpg

Her şeye rağmen çözüm sürecine ilişkin HDP ve Hükümet önümüzdeki günlerde ortak açıklama yapabilir mi?

Mümkündür. Yani bu konuda arkadaşlarımız Ankara'da Hükümet'le bazı görüşmeler yapacaklar. Eğer bazı konularda ortaklaşma sağlanırsa ortak bir açıklama yapılabilir. Ama bu da netleşmiş değil.

Son İmralı görüşmelerinden sonra PKK ile Hükümet'in "Tahkim edilmiş ateşkes" konusunda anlaştığı söyleniyor.

Şu an için öyle bir gelişme yok. Yani bu görüşmede öyle bir gelişme yaşanmadı.

ANADİLDE ÖZGÜRLÜK OMADAN ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?

Anadili hassasiyeti olan biri olarak sormak istiyorum. Çözüm sürecinde Kürtçe ve anadili de konuşuluyor mu? Hükümet ile bu konuda neler görüşülüyor?

Elbette. Anadiline özgürlük olmayacaksa Kürt sorununun çözümü olabilir mi! Ama en önemli başlıktır diyemeyiz. Sonuçta dil sorunu da bütün diğer alt başlıklardan biridir. Ekonomik sorunlar, kültürel sorunlar, sosyal sorunlar, siyasal sorunlar vb. her biri çok önemlidir ve bunların da alt başlıkları vardır. Anadili de kültürel sorunların bir alt başlığıdır.

Hükümet'in Avrupa Birliği yerel yönetimler özerklik şartı konusunda tavrı nedir?

Hükümet, o sözleşmedeki bazı maddelerdeki çekinceleri kaldırabileceğini söyledi. Fakat o sözleşme halklara ve yönetime statü tanıyan bir sözleşme değil. Statüsü olan yönetimlerin yetkilerini belirleyen bir sözleşmedir. Dolayısıyla onun imzalanması, özerklik yönetimine geçildiği anlamına gelmiyor. Özerk olan yönetimlerin hangi yetkileri hangi çerçevede kullanmaları gerektiğini belirleyen uluslararası bir sözleşmedir.

HDP ve seçim konusuna dönersek; HDP, seçim meydanlarında halkın karşısına hangi argümanlarla çıkacak, en çok dillendireceği konu nedir?

Biz bu dönemde Kürt, Türk, Alevi, Sünni; mezhep ve kimlik ayrımı gözetmeksizin herkesin fikir özgürlüğünü, örgütlenme özgürlüğünü, kimlik haklarını ve çalışma yaşamından, yani emekten kaynaklı haklarını savunacağız. Bunları aynı anda ve eşit ölçüde savunacağız. Fakat daha çok bunu da sol perspektiften ortaya koymaya çalışacağız. Diyebiliriz ki ilk defa bu kadar uzun yıllardan sonra seçim meydanlarında solun programını, solun bütün bu sorunlara dair çözüm perspektifini duymuş olacağız.

Açıklamalarınıza bakılırsa HDP 81 ilde 550 aday gösterecek. Dolayısıyla HDP kaç merkezde miting yapacak? Siz bu kapsamda Karadeniz, Ege vb. merkezlere gidecek misiniz?

Bunların hiçbiri daha planlanmadı ama Türkiye'nin 81 iline gitmeye çalışacağız. Belki 81'ine ben gidemem. Eş başkanlar olarak görev dağılımı yapılacak. Ama 81 ilde de etkinlik yapmayı planlayacağız. Bunlar önümüzdeki günlerde açığa çıktıkça paylaşırız.

SEÇİME KARİZMA İLE GİRMİYORUZ

Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde sizin sempatik lider profilinizin oya yansımasını gördük. Bu seçimde de genç, yakışıklı ve karizmatik yapınız tekrar oya dönüşür mü?

Yani bunun bir etkisi olursa bundan memnuniyet duyarım. Ama biz parti programında karizmayla seçime girmiyoruz. Partimizin bir programı var, vaatleri var. Özgürlük dünyası diyebileceğimiz bir mücadelesi var. Biz bunu daha çok ön plana çıkarmak istiyoruz. Fakat seçmen sonuçta bunların nasıl anlatıldığına bakar. Eğer onu anlatırken başarılı olursak bundan mutluluk ve gurur duyarım. Fakat seçmen sadece karizmaya oy verecek kadar bilinçsiz değildir. İnsanlar geleceklerini düşünerek oy verirler. Sevebilirler, sempati duyabilirler ama bunun oya dönüşmesi için ne kadar ciddi bir programa sahip olduğumuza bakar.

Tam da bu noktadan hareketle; "yeni yaşamı" vaat eden bir parti olarak kitlelerin karşısına nasıl bir sosyo-ekonomik söylemle çıkacaksınız?

Bu, seçim programımızda daha detaylı olarak karşımıza çıkacaktır. Dolayısıyla seçim programı çıkmadan bunların hepsini detaylı açıklamam doğru da olmaz. Fakat ağırlıklı olarak taşeron işçiliği, asgari ücret meselesi, mevsimlik işçi, kadın emeği, yine evde çalışan kadınların emeği, sendikalaşma ve sendika örgütlülüğü bizim temel olarak çözüm ürettiğimiz konular olacak. Ayrıca tarım, hayvancılık, balıkçılık ve turizm gibi faaliyetler konusunda programlarımız olacak. Bunların tamamıyla ilgili biz sağ bakış açısıyla değil, neo-liberal, kapitalist bakış açısıyla değil; çalışandan yana bir bakış açısıyla, onları güçlendirecek bir yaklaşımla bir program sunacağız. Mesela örnek vermem gerekirse; taşeron işçiliği bizim dönemimizde, iktidarımızda kaldırılacak diyebiliriz. Taşeron elemanı diye bir şey olmayacak. Tamamının kadrolu, sosyal güvenceli olduğu ve iyi maaş aldığı bir çalışma sistemi kuracağız.

Genç olduğunuz için gençliğe çok önem verdiğinizi biliyoruz. Yeni yönetimde gençlerin ağırlığı söz konusu olacak mı?

İnşallah. Benim temennim de odur. Bunun için uğraşacağım da. Tabii ki deneyimli olan, siyasette ve parlamentoda deneyimi olan bir grup  arkadaşla, genç bir grup arkadaşın dengesini sağlamamız lazım. Ben bunu çok önemsiyorum.

Sayın Başkan, bu yoğun tempoda bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

Rica ederim. Ayrıca buradan herkese çok selamlarımı iletiyorum.

i-3-038.jpg

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.