1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Barış olmadan çocuklarımız gelmesin
Barış olmadan çocuklarımız gelmesin

Barış olmadan çocuklarımız gelmesin

Diyarbakır Valiliği karşısındaki parkta 4 günden buyana süresiz oturma eylemi başlatan ‘barış için direnen kadınlara destek her geçen gün büyürken, aileler toplumsal barış olmadan çocuklarının gelmesini istemediklerini söylediler.

A+A-

Diyarbakır’da çocukları dağda ve cezaevinde olan çocukları için süresiz oturma eylemi başlatan ‘barış için direnen kadınlar’ ANF’ye konuştu. 4 gün önce 6 kişi ile oturma eylemi başlatan kadınlara destek her geçen gün artarken, günde yüzlerce kişi anneleri ziyaret ederek destek veriyor.  Önemli mesajlar veren anneler, çocuklarının kendi isteği ile dağa çıktığını belirterek, çocuklarının aldığı karara sonuna kadar saygı duyacaklarını söylediler.

BARIŞ OLMADAN KIZIM DÖNSÜN İSTEMİYORUM

Dicle Üniversitesinde okuyan kızının yaklaşık 3 ay önce dağa giden annelerden Yıldız Damla, sarış için oturma eylemi yaptıklarını belirterek, “Önderliğimiz özgür olursa tüm çocuklarımızda özgür olur. Ben kendi çocuğum için tek değil, bütün çocuklarımızın gelmesini için buradayım. Buradan tüm şehit annelerine, asker annelerine ve gerilla annelerine sesleniyorum, gelip bize destek versinler, birlik olursak bu savaşı sona erdirebilir ve barışı getirebiliriz. Bu ateşi ancak biz kadınlar sündürebiliriz. Biz annelerin artık göz yaşı dökmesini istemiyoruz. Lice’de genç çocuklarımız öldürüldü. Devlet bu bölgede karakol yapacağına fabrikalar yapsın. Çünkü bizim çocuklarımız AKP’nin zulmünden kaçtıkları için dağa çıktılar. Biz çocuklarımızı devletten istiyoruz. Belediye önünde oturan kadınlar sadece kendi çocuklarını istiyor, biz ise bütün çocuklarımızı istiyoruz. Gelsinler birlikte sesimizi yükseltelim. Kimse çocuklarımızı zorla götürmedi. Benim kızım kendi iradesiyle gitti. Ben kızımın kararına saygı duyduğum için buradayım. Toplumsal barış olmadan kızımın bu şartlarda gelmesini istemiyorum. Çünkü gelirse zindanlarda çürüyecek, bunu bildiğim için gelmesini istemiyorum. Kalıcı bir barış olduktan sonra tüm çocuklarımızın gelmesini istiyorum” dedi.

BARIŞ OLURSA KİMSE DAĞA GİTMEZ

Bir kızı 2 yıl önce şehit düşen, bir oğlu da yaklaşık 5 yıldır cezaevinde bulunan Ferida Pervane adlı anne ise, “barış için buraya geldik. Çocuklarımız kendi dili ve kimliği için dağa çıktı. Bizde sonuna kadar kararlarına saygı duyuyoruz. Başbakan, ‘PKK çocukları dağa götürüyor’ diyor, bu gerçek değildir. Çünkü tüm dünya bunun doğru olmadığını biliyor. 30 yıldır bu bölgede bir savaş var. Biz bunun çözümünü istiyoruz. Bu sorun Anayasal bir statüye kavuşturulmadan kalıcı barış sağlanamaz. Bizim evlerimiz yandı, insanlarımız faili meçhule kurban gitti, dilimiz yok oldu. 30 yılda binlerce çocuk devlet tarafından katledildi. Zindanlarda yüzlerce hasta tutuklu var. Biz tüm hasta ve diğer tutsakların bırakılmasını istiyoruz. Çocuklarımız AKP’nin zulmünden kaçtığı için dağa çıktı. Dağa onlar için özgürlüktür. Erdoğan Filistinli çocuklar için ağlarken, Kürt çocuklarının öldürülmesi için ise ferman çıkartıyor. Çok vicdanlılar ise bu sorunu çözsünler. Sorunun çözümü için de muhatap bellidir, bütün dünya muhatabı biliyor.  Barış sağlanırsa kimse dağa gitmez. Karadeniz’de insanlar horun oynarken kimse soruşturma açıyor mu?, hayır. Ama Kayseri’de Kürt gençleri kendi dillerinde halay çektikleri için soruşturmaya tabi tutuldular. Biz köylerimizde karakol istemiyoruz. Kızlarımız, çocuklarımız her gün termal kameralardan izleniyor. Kendi evimizde bile rahat değiliz, bu nedenle bunların durması lazım” şeklinde konuştu.

KIZIMI KİMSE KANDIRMADI KENDİ İRADESİYLE GİTTİ

Lise son sınıfta iken kızı 3 ay önce dağa çıkan Şehrizade Anar, kızının kandırılmadığını, kendi isteği ile dağa çıktığını belirterek, “Ben bir anne olarak kızımın verdiği kararın arkasındayım. Birileri çocuklarının kandırılarak dağa götürüldüğünü söylüyor. Benim kızımı kimse kandırmadı, kendi isteği ile gitti. Kızım bu devletin politikasızlığından dolayı dağ yolunu tercih etti. AKP hükümeti 1.5 yıldır Kürtleri oyalıyor. Başbakan Diyarbakır’da Kürtlere kardeşim diyor, Ankara’da gaz sıkıyor. Bunun kardeşliği nerede. Belediye önünde oturan anneler bütün gazeteler tarafından manşetten verilirken, bizim başlattığımız eylem görmezden geliniyor. Herkes şunu iyi bilsin ki, barış gelmeden çözüm olmaz. Bugün çocuklarımız gelse bile cezaevine girme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Benim çocuğum üniversiteye hazırlanıyordu, kimse onu kandırmadı kendi isteği ve iradesiyle gitti. Burada kendisini sorgulaması gereken biri varsa o da Başbakandır” dedi. 

FABRİKA YERİNE KALEKOLLAR YAPILIYOR

Bölgede yatırım ve fabrika yerine karakol ve kalekolların inşa edildiğini söyleyen Anar, “Karakolların ve zindanların geliştiği bir yerde çocuklar niye gelsin. Bu çocuklar bu tabloyu görünce dağın yolunu tercih ettiler. Bunun sorumlusu da başbakandır. Her anne çocuğunun yanında olmasını ister. Biz anneler olarak önderliğimizin özgürlüğünü ve zindanların boşalmasını istiyoruz. Bunlar olursa barışa o zaman yakın oluruz. Biz bütün anneler için buradayız. Biz ne Türk ne de Kürt annelerinin ağlamasını istemiyoruz. Irkımız ve dilimiz farklı olabilir ama gözyaşlarımızın rengi aynıdır. Bir anne olarak buradan Emine Erdoğan’a sesleniyorum. Onunda evladı var, onu burada yanımızda davet ediyoruz. Gelsin hep birlikte savaşın son bulması için birlik olalım” diye konuştu.

ANNELER GELİP BİZE DESTEK VERSİNLER

Burada oturdukları günden buyana insanların kendilerini belediye önünde kadınlarla karıştırdığını belirterek, “İnsanlar yanımızdan geçerken bizi belediye önünde oturan annelerle karıştırıyorlar ve tepki gösteriyorlar. Sonradan açıklama yaptığımızda gelip yanımızda oturuyorlar. Çünkü oradaki ailelerin eylemi inandırıcı değil, yönlendirildiklerini düşünüyorum. Çünkü ailelerin çocuklarını belediye dağa çıkarmadı, PKK gelip şehir ortasından kimseyi götürmedi. Bütün çocuklar açıklama yaparak kendi iradeleriyle gittiklerini söylediler. Yarın bütün evlatlarımız geldiğinde o aileler evlatlarının yüzüne nasıl bakacak. O annelerin yanı bizim yanımızdır” dedi.ANF

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.