Ümit Yazıcıoğlu

Yusuf Halaçoğlu’nun densizliği

2007-08-24 00:00:51

Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu, “Türkiye’deki Kürtlerin yüzde 30’unun Türkmen olduğunu, Kürt Alevilerin bir kısmının ise tehcir döneminde Anadolu’da kalmak için ‘dönen’ Ermeniler olduğunu”öne sürmüş. Neresinden baksanız onun bu sözleri cehalet ve ayrımcılık kokuyor. Bu ırkçı sözleri bir Tarih Kurumu Başkanına yakışmıyor. Beni dehşete düşürdüğü gibi, tarihsel gerçekliklerle ve bilimle bağdaşmamaktadır.

Binaenaleyh Sosyolog-yazar Dr. İsmail Beşikçi: “Bu konuyu tartışmaya hiç gerek yok. İki kere iki 5 eder mi? Halaçoğlu iki kere ikinin beş ettiğini söylüyor. Bu konunun tartışılması bile mümkün değil. Bu iddialar resmi ideolojinin görüşleridir. Bu görüşlerin ne doğruluk payı vardır, ne de bu konuda tartışmanın bir anlamı. Bunlar doğru şeyler değildir. Ayrıca neden Kürtlerin kökenleri üzerinde ısrarla araştırma yapılıyor. Türklerin ya da Arapların kökeni araştırılıyor mu? Ya da araştırma ihtiyacı duyuluyor mu? Kürtlerin kökenin araştırılması da son derece yanlıştır” dedi. Dolayısıyla Sayın İbrahim Yiğit’in de
belirttiği gibi Etnik köken ve inanç gurupları ne olursa olsun bütün yurttaşlarımızın barış içinde bir arada yaşayabilecekleri ve kendi kimliklerini özgürce ifade edebilecekleri bir toplumsal barışın gerçekleşmesi için çaba gösterilmesi ve bunu yaşama geçirmenin gayreti içinde hepimizin olması gerekir.

Halaçoğlu’nun bahsettiğim bu açıklaması, devlet adına bugüne kadar üretilen tezlerin ne denli bölücü, dışlayıcı, halkın kimliğine yukarıdan aşağı gerçek dışı yüklemeler yapmak misyonu gördüğünü bir kez daha gösterdi. Bu Güneş Dil teorisinin yeni açılımıdır ve herkes için tehlikelidir. Bilim adamı kimliği, ırkçı ve bölücü söylemlerden uzak durmayı gerektirir. Aslında Halaçoğlu'nun yaptığı, ‘bilimsel, akademik’ bir sıfata bürünerek, inancımızı, kültürümüzü ve kimliğimizi resmi tarihten aldığı güçle saptırmak, tahrif etmek ve bilim adına bilim düşmanlığı yapmaktır. Bu nedenle Halaçoğlu'nu Kürt kökenli bir bilim adamı olarak derin üzüntüyle kınıyorum ve kendisini kamuoyu önünde halkımızdan özür dilemeye çağırıyorum.

Kürtler dipdiri

Kürtlerin dipdiri olduğu, kendi orijinal yapısından hiçbir şey kaybetmediği ortada. Dolayısıyla Demokratik Toplum Partisi Grup Başkanı Sayın Ahmet Türk çok haklı olarak: “Türk Tarih Kurumu Başkanı’nın bu açıklamaları bölücülüğü, ırkçılığı geliştirecek yaklaşımdadır. Bu yaklaşım karşısında hükümet sessiz kalmamalı derhal onu görevden almalıdır.”dedi. Zira benim de kanaatimce Yusuf Halaçoğlu'nun görevde kaldığı her dakika, Türk Tarih Kurumu'nun kurumsal kişiliğini de zedeleyecek ve bu bilim kuruluşunun gerek ulusal, gerekse uluslararası bilim çevrelerindeki itibarını ortadan kaldıracaktır.


Ayrıca Tunceli Barosu Avukatlarından Barış Yıldırım da Halaçoğlu’nun sözlerinin Türk Ceza Yasasının 316. maddesinde belirtilen halkı kin ve düşmanlığa sevk etme ile halkın sosyal sınıf ırk bakımında farklı bir kesimi diğer bir kesime karşı açıkça kışkırtma ve bir kesimi aşağılama suçu kapsamına girdiğini belirti
. Bakalım, bir gün Türkiye gerçek demokrasi olduğunda, adalet bu suçlamaya nasıl karar verecek.

Sonuç

TTK Başkanı Halaçoğlu'nun 'sığ, provokatif, faşizan ve ırkçı bir anlayışla' değerlendirmeler yapması sorumsuzluktan da öte, kamu yönetimi adına ibret verici bir hal. Bu anlayışa sahip bir başkanın yönetimindeki TTK'nın, tarihi olaylara ve ilişkilere yönelik inceleme ve değerlendirmelerinin objektif ve gerçeğe uygun olması bundan böyle beklenemez.

TTK Başkanı Halaçoğlu'nun Bilimsellikten uzak, 'arşivden ırkçılık üreten' bu ideolojik söylemlerine gereken idari ve yasal tepkini Sayın Erdoğan Hükümeti tarafından hemen verilmesi gerekir, diye düşünüyorum.

Bu yazı toplam 10317 defa okunmuştur
öz benliğin yabancılaşma
 // Estrük
Kendi kültürüne ve benliğine karşı sinsi emeller besleğen kuruluşlardan alınan burslarla okuyan şahısların, elbeteki kendi kültürüne dönük tarihsel analizlere sığ, dar görüşlü, emperyalistlerin borazanlığını yapanların penceresinden bakarak değerlendirme yapması gayyet doğaldır. Beyinleri dış mihrakların kontürolünde olanların sözde kendi topraklarında yaşanan sorunlara üretikleri çözümler ancak ayrıştırıcı, haklar arasına atılan nifak tohumlarıdır. Türk'ün ve Kürt'ün kardeş olduğunu belgelerle ortaya koyanlar herzaman büyük israil projesinin mimarları olan Avrupa'dan Amerika'ya yayılmış yahudi kuruluşlarının bursları ile beslenenler tarafından saldırıya uğrayacaklardır. Arzı-mebut emelleri için yetiştirilen Avrupa patentli insanlarımız içinde üzülüyorüm. Bizler kendi insanlarımıza sahip çıkamadığımız sürece bizi hep bizle vuracaklardır....
02 Kasım 2007 Cuma 23:12
hallacoglunun
 // derya
bilmedigi bir şey var oda bu ülkede dogru söyleyeni özellikle söyledigini kanıtlayanı dokuz köyden kovarlar...
10 Ekim 2007 Çarşamba 22:53
kürt gerçeği
 // yüksel yüksel
evet bir gerçek var vallahi bugün 08.10.2007 14 insan şehit ve bu şehitlerin içinden kaçı kürt hele karayazıyı tosunlu köyünü heh orda bir gerçek var gitte orayı gör hoca efendimasada ahkam kesmek kolaydır şu an o kardeşime ağlıyorum ve hesabı sorulsun diyorum sen......
08 Ekim 2007 Pazartesi 14:31