Ümit Yazıcıoğlu

YÖK Başkanı Teziç yanılıyor

2007-04-10 11:21:08

YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’in “Cumhurbaşkanlığı seçimi için üçte ikilik bir çoğunluk gerekir” yani “Meclis'te cumhurbaşkanlığı seçimi için başkan oturumu açtığında kendisi hariç 367 üyenin içeride olması zorunludur" görüşü  hukuken yanlış bir yorum ve haksız bir davranıştır.

H
ele 367 koşulu gibi dayanaksız iddiaların savunuculuğuna  YÖK girmemelidir. Bana göre bu konunun muhatabı şimdiye kadar olduğu gibi T.B.M.M.çatısı altındaki parlamenterlere ve seçilmiş parlamentoya düşen görevdir. Diğerlerinin hariçten gazel okumalarına neden yoktur. 1923 den bugüne kadar meclis  seçmiştir Cumhurbaşkanını.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için Meclis’in toplanma yeter sayısı hepimizin bildiği gibi 184’tür.  Üniversitelerimizin bir taraf gibi gösterilerek, YÖK Başkanı  Sayın Teziç tarafından siyasi tartışmalar içine çekilmesi tarihimizdeki örneklerinden de görüleceği gibi kimseye fayda sağlamaz. “Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk Vatandaşları arasından yedi yıllık bir süre için seçilir”.

Cumhurbaşkanlığı partiler üstü bir güven makamıdır. Elbette bu makamın seçimi uzlaşmayla olsun, diyalogla olsun, dayatma ile olmasın. Fakat YÖK  adına yapılan zorlayıcı ve yanlış yorumlara  toplum olarak  “evet” diyebilmemiz söz konusu değildir. Milletvekillerini  seçimle biz seçtik.
Türkiye’de her şey nihayetinde demokrasi ve hukuk içerisinde olacaktır.

Cumhurbaşkanı nasıl seçilir?

“Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağrılır. Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin dolmasından otuz gün önce ya da Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve seçime başlama gününden başlayarak otuz gün içinde sonuçlandırılır.

Bu sürenin ilk on günü içinde adayların Meclis Başkanlık Divanı'na bildirilmesi ve kalan yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması gerekir. En az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının üçte iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir. Üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur”.

Doğrusu,

Toplumun yarısından fazlasına güven veren Değerli bir zatın Cumhurbaşkanı olmasıdır. Milletin iradesi dışında, bir gücü kabul etmemiz söz konusu değildir.

Başbakanımız
toplumun rızasını ve güvenini alan bir devlet adamı. Kişisel vasıfları, siyasi hayatı, devleti idare tecrübeleri,  Anadolu çocuğu oluşu, vs. göz önüne alınırsa Cumhurbaşkanlığı makamına bence en uygun aday. Kendileri
Cumhurbaşkanı olarak huzurla görev yapar.

Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileri Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 101, 102, 103, 104, 105, ve 106. maddelerinde belirtilmiştir.
”

Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti'ni ve toplumun birliğini temsil eder; Anayasa'nın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.

Siirt’ten veya Rize’den Cumhurbaşkanı çıkmasını hazmedemeyen bazı sağ ve sol tekerler var. Lütfen ülkeyi artık karıştırmayın. Yeter artık, bu toplum bizim... Cumhurbaşkanı  seçiminde bir yanlış yapıldığını düşünen varsa bilmelidir ki,  böyle bir  yanlışı düzeltecek yegâne güç vardır, O da toplumumuzdur.

Bu yazı toplam 9158 defa okunmuştur
doğrudur!
 // doğru !
teziç kendini başka bir ülkenin lideri olarak görmeye başlamıştı yeni anayasayla nasipse o da köyüne muhtar olabilir !...
10 Ekim 2007 Çarşamba 16:43
Mehmet Ağar ın ğörüşü
 // Alattin ATMACA
Sayın Hocam, Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmalarıyla ilgili görüşlerini tekrarlayan ve toplantı yeter sayısının 184 olduğunu söyleyen Mehmet Ağar, “ Her görüşe saygılıyım. Ben siyaseti sandıkta tartışırım. Mahkemeye taşımam. Ama mahkemeye gidene de bir şey diyemem. Bu hukuki bir haktır. İlgili merci Anayasa Mahkemesi’dir. Farklı yorumların karara bağlayıcı nokta orasıdır. Biz bunların hepsini ciddi bir şekilde takip edeceğiz. Aslolan demokratik zeminin muhafaza edilmesidir. Ortaya konan üslup Türkiye’nin hayrına bir sonuç üretme çabası mıdır, yoksa birtakım kutuplaştırmalar oluşturmaya yönelik mi? Siyaset her ihtimali göz önünde tutan bir elastikiyet içinde olmalı. Özal ve Demirel hukuki, siyasi ve meşruiyetle geldiler. Bugün Türkiye’de cumhurbaşkanlığı için aday belirlenmiş değil. Seçme durumunda olanların konuşmama sebebi bu. Siyasi sağduyunun hakim olacağı açılımlar da olabilir” diye konuştu. ...
Sezer sadece ADD'ye cömert
 // BEHÇET GÜNGÖR
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in görev süresi boyunca Atatürkçü Düşünce Derneği'ne (ADD) 221 bin YTL para yardımı yaparken, bu cömertliğini başka kuruluşlara karşı kullanmadığı ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Sezer, kendine ideolojik olarak yakın bulduğu Atatürkçü Düşünce Derneği ile göreve geldiği ilk günden bu yana sıkı bir ilişki sürdürüyor. Sezer, bu derneğin bütün illerdeki temsilcilerine yakın bir ilgi göstererek onları Çankaya'da kabul etmekle kalmayıp, bu kuruma Cumhurbaşkanlığı bütçesinden 2001 yılından bu yana 221 bin 811 YTL para aktardı. IP:85.178.20.133 ...