İrfan Sarı

Yerel yönetim bakışı

17 Kasım 2008 Pazartesi

Kentsel dönüşüm şehirlerin rüyası olmaktan çıkarılmalıdır. Eğer kent tek başına şehirleşmeyi gerektiriyorsa ve bu kentin yönetimi mutlak olacaksa rüyaları rüya kent haline sokmak için sınırları zorlamalıdır.

 

Akıl sınırlarını, kent sınırlarını ve yaşam sınırlarını…

 

Kentler her türlü bina, altyapı, hizmet ve nüfusuyla karmaşık ve dinamik bir yapı oluşturur, bunu biliyoruz. Karmaşık ve dinamik bu yapı şehri anlamayı zorlaştırır. Politikacıların, plancıların ve karar vericilerin, şehirlerin mevcut durumu ve gelişmesiyle ilgili değişim, bileşen ve farklılıkları teşhis etmeleri, tanımlamaları ve açıklamalarında zorluklar bulunur.

 

Ancak, bütün akılcı yaklaşımlara, kavram ve modellere rağmen bu zorlukların bulunması, yeni yöntemlerin kullanılmasını gerektirmektedir.

 

21. yüzyılın özgürlük anlayışına kentçiliği sığdırmakla kalmamak lazım kentçiliği özgürlük mekânı haline getirmeli.

 

Şehirsel kavramları geliştirmek için yaşam alanlarından yoğunca geçmek gerekir ve yaşayanlardan ise hiç kopmamak lazımdır. Bu entelektüel tarzdan köylü tarza kadar uzanan yolculuğun ta kendisidir. Anlaşılmalıdır ki akademik yeterlilik pratik becerilerin de sertliğini kendinde yaşatmadan hedeflediği kenti yaratmakta zorlanacaktır.

 

Ve değişim…

 

Bilmek gerekir ki doğa bile değişimini sürekli kılmıştır. Aksi halde sığ kalacaktır, daralacaktır ve çoraklaşacaktır zamanla. Bu devinim gerçekleşe dursun biz buradan fayda sağlayalım şimdilik. Bu kadar muazzam bir fotoğraftan neler çıkarmalıyız. Bir kere hiç umursamadan geçemeyiz. Çünkü gözlerimize baka baka değişimin insan yaşamından ve kenttin yaşamına kadar aceleyle konması gerektiğini söyler.

 

Şehir hukuku etrafında dönmeliyiz ancak dönerken kentin kendi başına büyümesini hukukla beslemeliyiz. Yani birey hukukunu, ahbap çavuş ilişkilerini kent hukukundan uzak tutmalıyız. Şehirlerin görsel şölene dönmesi görsel bakış ve kent hukukuyla alakalıdır ancak.

 

Eğer derinlikli düşünülürse şehrin altyapı kültürünü kurmak bir toplumsal uzlaşı ve dayanışma sonucu yaratılabilinir. Bunun dinamik eğitimi uzman danışmanlar kanalıyla hayata taşınabilinir. Üniversitelerin kent ve kent bilinci ile ilgili gelişen çağa göre araştırmalarından istifade edilirken idari yönetimin ve siyasi idarenin bürokratik engeli aşması için talimatı sağlanmalıdır. Hem kentin alt yapısı ve hem de yaşayanların kent bilincine dair olan alt yapısı eğitim, toplantı, panel, konferanslar kanalıyla alıcısına aktarılır.

 

Böylece değişimin önündeki en büyük set aşılmış olur.

 

Ancak bir bütün olarak çözümselliği yakalayamaz. Performans göstergesi bu kez projelerin ekonomik kaynağını yaratmak ve kent bileşenlerini harekete geçirip arayışı sonuçlandırmalıdır. Yapılanma sürecine de bütün bileşenler sosyal, siyasal ve ekonomik olarak dahil edilmelidir. Şeffaf gösterge bileşenlerin bu sürece dahice ve severek katılımını sağlar.

 

Azim bileşenlerin en görkemlisi olarak çıkar ortaya. İnsanın ve kentin en ölü devlerinin uyanması azim ile gerçekleşir. Ufuk bakışındaki zerre kadar ışığın büyümesini ancak azim ederek yakalamak mümkündür. Sınır tanımaz istek olarak ta adlandırabileceğimiz azim için çevre faktörlerine duyarsız kalmamak lazım.

 

Disiplin bu süreçte bileşenlerin kemik yapısıdır. İskeleti etlendirecek diğer bileşenler kendini sağlam bir iskelette vücutlaştırır ancak. Çünkü disipline edilememiş bir iskelet çökmeye, kırılmaya, tahrip olamaya müsaittir.

 

Bütün bunların yanında çok çalışma bir kentin yönetiminde etkin kaynaktır şüphesiz.

 

Ve kentsel dönüşümün diğer adı farklılık olmalıdır artık. Ezber bozucu bir yerel idare farklılığını yine kendi bileşenlerinden alabilir. Ancak kendi duyularını ve bilincini farklılıklara tam uyarlamalıdır.

 

Yerel idareci marjinal olmalıdır.

 

Azim, disiplin ve çok çalışma kümesinin bağımlısı ve aynı zamanda üstün bir performans bir felsefede olması lazımdır.

 

Mesela yerel kültürün, yaşamın ve yerleşimin mimarisinde özelliklerine göre devrimi gözünü kırpmadan yaratmalıdır.

 

Aksi halde beklemek ile geciktirmek ile biriken sorunların yerel sorun olmaktan çıkacağına ve genel sorunlar haline geleceğine hep birlikte tanık olmak an meselesidir.

 

Sevgiler ve bilgiler paylaşıldıkça çoğalır.

Bu yazı toplam 6927 defa okunmuştur
ÛĞUR'u VURDULAR
 // mehmet SOYLU
Annemin babamdan kalma düslerini sayikliyordum.Uçurumlara sevdali kanatsiz
kelebekler misali düslerimi suluyordum Tanri'nin Gözyaslariyla.Susuz kalmis
bir cografyada umudun adini UĞUR koydugumdan bu yana uykularim senleniyor.


Bu gün UĞUR' u vurdular,kanlari kir deryasindan kurtulmamisti
adamlarin.Agizlarinda salya ve gözlerindeki nefretin sonrasinda tek bir
agitla vurdular.Kayip bir cografyanin en gizemli kentinde oyunlarina henüz
isim bulamamisken vurdular UĞUR' u.Ben yasli ve yasakli ömrümün en hazin
notalarinda,çocuk gülüslerine tapmak için zaman kollarken,annesinin kollarinda
umarsizca can çekisiyordu.Hastalikli hallerimizin disinda gecen her saatin
ardindaki türküleri kucagina saklamisti UĞUR.Vuruldugu yerde hala çocuklar
sevda ve özgürlük türküsü okuyorlar.Vuruldugu yerde hala kan aglayan
yüreklerinin acisini bile severek BARIS diye haykiran analar gözyaslari
akmasin diye mendiler süslüyorlardi.


Bu gün UĞUR'u vurdular,çocuklarin katillerine ne ad koyabiliriz UĞUR ??Her
yönümün adini seninle çagirirken nasil da gökkubbeden yapilmis bir mezarin
orta yerine misafir edebiliriz ki seni bilmem?Sakaklarinda besledigin
islakliklarin öcünü almaya yemin ediyor DUSDASLARIN.Ölüme fetfa veren
canilerin, huzur buldugun sokaklarda dolasamadigini biliyor musun UĞUR ?Sana
mektuplar biriktiren koca koca adamlar nasil da karanfiller tasiyordu
yattigin topraga görmeni isterim.


Bu gün UĞUR'u vuramadilar.yattigin topragi ve besledigin hüznü öpüyorum
SEVGILI UĞUR......
22 Kasım 2008 Cumartesi 10:51
teredud etme
 // ismail ozdemir
yuksekovanin.zizingibi insanlara ihtiyagi var gelegekte zizlere basarilar dilerim cok uzaklardan selamlar...
21 Kasım 2008 Cuma 01:27
YAKIŞIR
 // Bedirxan BEG
Sayın İrfan bey size başkanlıkta yakişır başbakanlıkta hangi yerde bukadar demokratik ve karizmatik bir aday var varsa getirin bizde oyumuzu ona verelim. İrfan sarı Gibi aydınlara her zaman ve her yerde ihtiyaç vardır sizi Saygıyla selamlıyorum......
20 Kasım 2008 Perşembe 09:50