İrfan Sarı

İrfan Sarı

Yazarın Tüm Yazıları >

Yasak

A+A-

Dayısının yaptığı falsolar canına tak etmişti. Son yanlışına dayanamayıp basmıştı küfrü. “La sen ne yapıyorsun dayı bizi ele güne rezil ettin.” yeğen yüklenince, çaresiz dayı utancından ufaldı. Son anda gözü yeğeninin dazlak kafasına ilişti. Üste çıkma telaşıyla savundu kendisini “be sen neden saçını kazıttın?”  

Ahmet Türk mecliste Kürtçe konuşunca kıyametleri koparan meclis başkanı devletin dakikliğini 30 saniye içinde harekete geçirmişti. Cumhuriyet yaşının kat be kat üstünde bir mesele olan ve çözüm bekleyen Kürt dili böylece mesele olmaktan çıkarılmıştı.

Meclis başkanı asırlar boyu süren bu haksızlığı bir anda çözüvermişi.

“Bir daha olsa yine keserim.” Demeyi de ilave etmişti sözlerine, zafer kazanmış kumandan edasıyla.

Anayasada meclis çatısı altında resmi dil olan Türkçenin dışında dil konuşulamazdı deniyordu çünkü. Bu yüzden Kürtçe konuşmak yasaktı. Ev dili olarak kullanabilinirdi ancak. TRT şaş"ta da konuşabilirdi ama TRT 3"te konuşmak YASAKTI.

Bu yöntem çözümdü!

Daha düne kadar Kürtçe konuştu diye zindanlarda ömür tüketen Kürtler varken bu gün TRT şaş televizyonunu açarak Kürtlere adil görünmeye çalışan bu yaklaşımın iflas ettiği meclis başkanının tavrına yapılan onca yorumdan açığa çıktı.

Bir kez daha üste çıkma telaşıyla harcadıkları sözlerin Be siz neden çocuklarınıza “terörist” demiyorsunuz(a) geldiğini anladık.

Tıpkı FOX TV deki panelin başlamasıyla Osman Baydemir"e “siz hala terör örgütü demiyorsunuz” diyen gazetecinin ezberi gibi.

Hani orda denilebilinirdi belki: “Siz yıllardır "terörist" dediniz çözüldü mü mesele?”

Kürtlere uygulanan bu ezberin bozulması için son derece insancıl ve adil taleplerin bile ortaya atılmasına reaksiyon gösterilmesi geldiğimiz zaman diliminde çok ilkel kalıyor.

Kürtçe yasak dil değilse neden mecliste konuşulmuyor?

Gerçi meclis başkanı yasağın sürdüğünü net bir şekilde ifade etti.

Dilerim bundan “Kürtçe serbest” diyenler bir anlam çıkarır.

Düşünün Ahmet Türk dünya dil günü vesilesiyle TBMM"deki grup toplantısında Kürtçe konuşarak dilin insan hayatındaki önemini vurgulamaya çalışırken konuşmasının yayını engelleniyor.

Bu ani refleksten dolayı… Şimdi kim bana diyebilir ki Kürtçe serbest diye.

Bereket versin ki mecliste grubu bulunan partilerin milletvekilleri de meclis başkanını desteklediler. Yoksa yalancı olurduk.

Gerek sivil gerekse kamusal alanda Kürtçenin serbestçe kullanıldığı şeklindeki söylemlerin safsata olduğu gün gibi açığa çıktı.

Ki geçmişten günümüze sivil alanda konuşup linç olanlar hafızamızda taze taze durmakta.

Meseleyi durmadan ertelemekten başka işe yaramayan bu tavrın gözden geçmesi gerekmektedir.

Gerçek anlamda Kürtlerin ve Türklerin birbirini anladığı, konuştuğu, tartıştığı paylaştığı bir iklim yaratılmalıdır.

Başka da çare yoktur sanırım…

Bu yazı toplam 6045 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
14 Yorum