Bedri Çallı

Yanlış hesap Kobane’den döner

06 Ekim 2014 Pazartesi 11:38

Kürtlerin barış özlemini kullanarak nadasa bırakılan bir süreç safsatası aldı başını gidiyor. Ama gidecek başka yer yok. Ne yazık ki Yakın zamanda bu sürecin son bulması için AKP hükümeti  elinden gelenini yapıyor.  Çünkü samimiyet yok. Sadece zaman kazanma taktiğine döndü. Karakol ve kale kolları tamamlama ve oyalama taktiğiydi. Bu oyalama taktiğiyle evet Kürt tarafı zaman vb bir takım şeyleri kaybetmiştir. Ama ne yazık ki Türk tarafı da kazanmamıştır.

Bu süreci fırsat bilerek “düşmanımın düşmanı benim dostumdur”  felsefesini yürütmek ne yazık çok can yakıcı olacaktır. Yıllarca devlet olarak mücadele ettiğin Kürt Özgürlük Hareketini terör örgütleri ile yok etmeye çalışırsan yanılırsın. Kürt halkı sizin yanlışlarınız sayesinde çok iyi siyasi, politik ve askeri  alanlarda yetişmiştir.  Medet umduğunuz o suç örgütleri gibi taşeronlarda  baş edemeyecekler ve sen nasıl kendi vatandaşına karşı yaptığın bu hatanı telafi edecek ve kendini af ettireceksin.

Siz yıllarca baş edemediğiniz bir harekete karşı taşeron olarak İŞİD denilen gayri İslami bir terör örgütü ile çökertmeye çalışacaksınız. Bu örgüt kanalı ile Kürt gençlerini, kadınlarını, yaşlılarını ve çocuklarını öldürteceksiniz. Diğer yandan haydi Kürt kardeşlerim çözüm masasına otur diyeceksiniz. Acaba o gün bu masaya oturacak haysiyetsiz ve onursuz bir tek Kürt’ü bulabilecek misin. Mehmet Metiner dışında.

Şayet senin İŞİD ile ilgin yok ise Kobanê sınırında İŞİD’e karşı protestolara katılan ve Kobanê lilere destek olmaya çalışan kendi ülkenin insanını neden tartaklıyorsun, gaz bombalarına boğuyorsun, göz altına alıyorsun. Bazı zamanlarda birilerinin Türk topraklarına küçük bir müdahalesini karşılıksız bırakmazken,  Kobanê ve Kürtler söz konusu olduğunda senin köylü vatandaşının evi İŞİD denilen kalleş ve kahpe terör örgütü tarafından havan topları ile yıktırılırken neden cevapsız kalıyorsun.

Şayet Kobanê de Kürt halkı açısından kötü bir netice alınırsa tüm pazarlıklar anlamsız kalır. Bu kötü sonuçtan sonra müzakere, açılım veya süreç  gibi kelimelerin hiçbir anlamı kalmayacaktır. Amerikalı yetkililer Amerika’nın çıkarları için her şeyi yaparlarken, siz Kobenê de yaşanacak olumsuzlukların bedelinin Türkiye tarafından ödeneceğinin hesabının yani Türkiye çıkarlarının hesabını neden yapmıyorsunuz.

Yarın bu sebepten dolayı Türkiye de kan akarsa bunun nedeni ülke uğruna çalıştıklarını sananlar müsebbip olacaklar. Merak ediyorum o gün Kürt ve Türk analarının yüzüne nasıl bakacaksınız. Vatan sağ olsun yada şehitler ölmez sloganları o analara ne verecek acaba.

Din adamlarından şunu öğrendik “hadisi şeriflerde, bir insanı dini mezhebi ve inancı ne olursa olsun  haksız yere öldüren, tüm insanları öldürmüş sayılır” aynı şekilde “esir olan savunmasız bir insan öldürülemez ve eziyet edilemez” deniliyor.

 İnsan hak ve özgürlüklerinin doruklara taşınması tartışılırken böylesi vahşetlerin yaşanmasına seyirci kalmak ne derece insanidir. Bazı küçük siyasi ve ekonomik hesaplar nedeniyle büyük katliamların yaşanmasına karşı sessiz kalmak acaba bu zulme  ve vahşetlere ortak olmak değil midir.

Sorgusuz sualsiz insanların kafasını uçurmak, dar ağacında asmak, deri altında yüksek basınçlı hava verip şişirterek öldürmek İslam’ın hangi ayetinde yada hadisinde yeri var. İslam adını maske olarak kullanan bu zalimlerin hedefi aynı zamanda İslam’a zarar vermektir.

Kobanê yada Şengal da bu gün yaşananlar karşısında din, dil, ırk farkı gözetmek gayri insanidir. Burada insanlar ölürken, tecavüzler ve zulümler yaşanırken, petrolü ve çıkarları için sesini çıkarmayan devletler bu zulmün ortaklarıdır.

İŞİD’e destek olanlar ve bu zulme sessiz kalanların hiçbir farkı yoktur. İŞİD’e eleman kazandıran, elemanlarının hareket alanını genişleten, yaralılarını tedavi ettiren, kobanê sınırında yaralı Kobanê’lileri ölüme terk ettiren, sınırı ve kapıları İŞİD lehine kullananlar, Kobanê mazlumlarını destekleyenleri gaz bombaları ve joplarla ıslah etmeye çalışanlar  gün gelecek tarih önünde hesap vereceklerdir.  Dünya kamu oyu bu zulme sessiz kalmamalı.

Hele hele Kürt halkı bir bütün olarak tepkisini ve desteğini  göstermelidir. Koalisyon güçleri kimsenin etkisinde kalmadan bu zulme müdahil olmalıdır.  

ABD  Başkan yardımcısının Tayip Erdoğan’dan özür dilemesini sakın yanlış anlamayın.  Joe Biden özür dilerken söylediklerinin iftira yada yalan olduğunu söylemedi.  Muhtemelen Recep Tayip Erdoğan Biden’e sizinde bir çok sırrınız var. Ama ben bunları kimseyle paylaşmıyorum.  O halde kusura bakmayın ben de bazı açıklamalar yapacağım demiştir. Bu durumda Başkan yardımcısı Recep Tayip Erdoğan’a  ben yaptım sen yapma demiştir.  Yani bi şantaj söz konusudur.     

Yaptığınız hatalarla yanlış hesabın Kobanê’den döneceğine şahit olacaksınız.  

Bu yazı toplam 24332 defa okunmuştur