Erkan Çapraz / Gerçeklerle Yolculuk

Vekile torpil yok!

29 Haziran 2009 Pazartesi

Hakkâri'de halkın büyük bir çoğunluğu işsiz güçsüz dolaşırken bazı vekiller işi gücü bırakıp zaten kısıtlı olan iş imkânlarına torpil karıştırmayı âdet haline getirmişlerdi.

 

Ancak torpil karıştıranların sayısı birden fazla, iş imkânları sınırlı, akraba çok olunca ister istemez bir iktidar savaşı meydana geliyor. Bu savaşın nedeni ise akrabasının işe alınmamasından çok vekilin ya da vekillerin kendi iktidarlarının sarsılmasından kaynaklanıyor.

 

Düşünebiliyor musunuz, yıllardır tek bir cümle ile herkese “sözünü geçirebilen” bir vekil, artık bir şirkete bile kendini dinletemiyor.

 

Ne yapar bu durumda?

 

“Mağdur” olduğundan halkın içten bir şekilde istediği dürüstlüğü, bu sefer iktidarının sarsılmaması için ister.

 

Geçtiğimiz gün Hakkâri Merkez büromuzdan haber merkezimize bir haber ulaştı. Hakkari Muhabirimize telefonla ulaşan AKP'li vekillerden Rüstem Zeydan, Hakkari'de yapılan bir iş alımında ihaleyi alan şirketin diğer bir AKP"li vekil olan Abdulmuttalip Özbek'in telkini doğrultusunda işe alımını gerçekleştirmiş olabileceği manasına gelen sözler sarf etmiş, işe alımın kura ile yapılması konusunda “fikir” beyan etmişti.

 

Ertesi gün AKP il başkanlığı bir basın açıklaması düzenlemiş, açıklamada AKP İl Başkanı Mehmet Ertuş “Sayın Rüstem Zeydan'la alınacak olan 17 özel güvenlik personelinin noter huzurunda ilan yapılarak, duyuru verilerek kura ile yapılması konusunda hemfikir olduk.”demişti.

 

Özel bir şirketin işe alımında “siyasi bir parti başkanlığı ve bir milletvekili” işe alımın şekli konusunda hemfikir oluyor.

 

Bak seen…

 

Şirket yetkilileri ise muhabirlerimize yaptıkları açıklamada, en doğal hakkını kullanarak kendi kriterleriyle işe alımı gerçekleştirdiğini söylemişler…

 

Bence vekillere verilebilecek en güzel cevaplardan biri…

 

Ancak yeterli değil, söyleyecek sözüm var.

 

Milletvekili Zeydan ve AKP İl Başkanı bu sefer sözleri dinlenmediğinden olacak ortada bir usulsüzlük olduğunu iddia ediyor ve bunu basın yoluyla yaymak için girişimlerde bulunuyor.

 

Ortada bir usulsüzlük olup olmadığını bilmiyorum, araştırılmalı.

 

Ancak bilinen bir gerçek var, geçmişte halk arasında kadro dağıtımının nasıl yapıldığı…

 

Giderdin, milletvekilini tanıyorsan ya da aynı aşirettensen hatırınla, tanımıyorsan biraz birikmiş paranla masa başı bir iş sahibi olurdun.

 

Dürüstlük abideliğini taslayan yetkililer büyük ihtimalle bunu çok büyük bir “iftira” olarak adlandıracak ve reddedecektir. Belki bu konuda hukuki bir girişimde bulunmaya kalkışacak, adlarının lekelendiğini iddia edeceklerdir.

 

Bunları göze aldım.

 

Bilinen bir gerçeği o yetkilileri ve olası tüm girişimlerini göze alarak ifade etmeyi bu olay vesilesiyle halkıma karşı bir borç olarak algılıyorum.

 

Bu gerçek halk arasında biliniyorken ne oldu da geçmişte gözünü kırpmadan işe alımlarda “inisiyatiflerini” kullananlar dürüstlük abideliği taslamaya başladılar?

 

Torpil geçmenin “kötü bir şey olduğunu” şimdi mi hatırladılar?

 

Bu soruların çok basit bir yanıtı var aslında…

 

Sarsılan iktidarı korumak için her yol mubahtır!

 

“Ben bu tür küçük işlerle uğraşmam” şeklinde açıklama yaptıktan sonra “Bu haber neden yayınlanmadı” diye muhabirimize ver yansında bulunan Sayın Zeydan gerçekten içten bir şekilde mi “dürüstlüğü” savunuyor, yoksa ellinden “tek sözü geçen adam” yetkisi kayıp gittiğinden mi?

 

Bu davranış bir erdemden mi kaynaklanıyor yoksa “iktidar” kaygısından mı?

 

Umarım birincisidir…

 

Umarım, umarım ama bir de soru işaretim var.

 

İhalelere ve para odaklı girişimlere her zaman söyleyecek sözü olan AKP'li milletvekilleri, insan hak ve özgürlükleri söz konusu olduğunda neden aynı hassasiyeti göstermiyorlar? İnsan hakkından ve özgürlüğünden daha büyük erdem mi olur?

 

İlle de işin içinde para mı olmalı?

Bu yazı toplam 10424 defa okunmuştur
sana
 // yazık
helal sana hele git bak kimi nasıl almişlar
hepsi
torpil
hepsi
vekil
işi
sizi
de
kandırmişlaar...
21 Temmuz 2009 Salı 21:18
geylani
 // sevgi
bir milletvekili 2 akrabasını işe aldı diye kıyamet kopardınız yazıklar olsun. eğer araştırmış olsaydınız bu iki kişiyi yüzünüz kızarırdı. ama fitne fesat derler buna. o 2 kişinin sosyal güvencesi yok. aileleri perişan tek suçları milletvekili yakını olması....
21 Temmuz 2009 Salı 05:21
KEŞKE BAŞKA KONULARDA DA AYNI HASSASİYET OLSA
 // ?
Çok merak ediyorum Erkan bey, şu halk arasında Eczane ergenekonu olarak adlandırılan olaya neden aynı hassasiyetle yaklaşmadınız? Yoksa buna bir engelmi vardı? Hemen her yayın kuruluşu bu konu ile ilgili haber yaparken Y.Ova haber neden sessiz kaldı?...
17 Temmuz 2009 Cuma 16:53