İbrahim Genç

Urfa ve Birecik’te Gözler BDP’de

24 Mart 2014 Pazartesi 00:22

Türkiye’de belediyeler, yerel yönetim modelinin üzerinde şekilleneceği bir idari birimdir. Tabii belediyeler, doğrudan bir halk yönetimine dönüştürülmek yerine adeta bilinçli olarak pasifleştirilmiştir. Böylece kentlerin çözüm bekleyen en ufak sorunları bile bürokrasinin karanlık dehlizlerinde kaybolup gitmiştir. Bir köy okulunun ihata duvarının yapılması, köylerin içme suyuna erişiminin kolaylaştırılması gibi sorunlar bile devletin hiyerarşik düzeni içinde ya çözülemiyor ya da aylarca üstten bir cevap beklenmesiyle gecikiyor. Kısacası Ankara merkezli yönetim, yerelde devletin işleyişinde hantallığa neden oluyor.

Bu anlamda BDP’nin “Öz Yönetimle Özgür Kimliğe” şiarıyla talep ettiği yerelden yönetim, çağdaş dünyanın değerleriyle uyuştuğu için halkta bir karşılık buluyor. Bununla birlikte Ankara’nın da yükü hafifleyeceği gibi kentlerin kendini finanse etmesiyle ekonomik katkı da sunabilir. Demokratik özerklik modelini BDP sadece Kürtler için de talep etmiyor. Çünkü BDP, Hidroelektrik Santralleri (HES) gibi projelerle Artvinlinin suyunun, ormanının ve toprağının Ankara’dan birkaç kişinin eliyle şirketlere pazarlanmasına da karşı çıkıyor. Dolayısıyla HDP eliyle Batı’ya, BDP eliyle de Doğu’ya iyi anlatılabilirse demokratik özerklik herkes tarafından kabul görebilir. 

Urfa’da Tarihî Eşik

Bu anlamda Urfa, 2014 Newroz’unda 200 bini aşkın kişiyle adeta Diyarbakır Newroz’una selam verdi. Bu anlamda Kürt coğrafyasında esen barış ve serbestlik rüzgarının insanların zihnini de özgürleştirdiğini söyleyebilirim. Bugün özellikle Urfa gibi özellikle üzerinde durulan bir şehirde halkın zincirlerini kırdığını Newroz alanında gözlemleyebildik. Bu da 30 Mart seçimleri öncesi Urfalıların BDP’ye olan sahiplenmesini gösteriyor. Tabii özellikle Urfa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Osman Baydemir’in halkla olan gönül ilişkisi, BDP’nin tüm kesimlerce sahiplenmesini sağlıyor. Bunun yanında halk nezdinde, AKP’nin vali Celalettin Güvenç’i aday göstermesi “ikinci ceket vakası” olarak görüldüğü için tepkiyle karşılanıyor

Bunun yanında seçim öncesi BDP’ye karşı diğer partilerin son günlerde güçlerini birleştirebilecekleri de dile getiriliyor. Bu anlamda Akçakale’de AKP ve MHP’nin güçlerini BDP’ye karşı birleştirdikleri haberi de dikkat çekicidir. Bunun gibi yine birçok ilçede AKP’nin fakir halkın çaresizliğini sömürüp rüşvetle oy almaya çalıştığı, köylere trafolar gönderdiği iddiaları da sorgulanmalıdır. Zaten asli görevi halkına hizmet olan insanların, halk üzerinde korku imparatorluğu kurmaya çalışmasının demokrasiyle hiçbir alakası yoktur. Vaziyet bu olsa da halkın artık bu tehdit ve rüşvet politikalarına yer vermeyeceği de gözle görülmektedir.

Tabii belirtmek gerekirse demokratik özerkliğin ne kadar sahiplenildiğinin bir göstergesi de 30 Mart yerel seçimleri olacaktır. Bu noktadan hareket edilecek olursa BDP’nin büyük bir çıkış yapacağı herkes tarafından dile getiriliyor. Bölgesel bazda yapılan anketler de BDP’nin halkta büyük bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Özellikle Urfa ve ilçesi Birecik gibi kentlerin çok önemli bir anlam taşıdığını düşünüyorum. Ki Diyarbakır’daki on yıllık tecrübesiyle Osman Baydemir’in Urfa’da aday olması da bunun önemini gösteriyor. Urfa’nın yerel gazetelerinin yaptığı anketlere ve haberlerin altına yazılan yorumlara bakılırsa Baydemir’in Urfa’da kazanacağına kolayca kanaat getirilebilir. Eğer Urfa’da Baydemir kazanırsa; devletin Kürtleri feodaliteleştiren politikası iflas edecek, Urfa çok kültürlü yapısıyla bir değerler kenti olacak ve yanı başındaki Rojava devrimi nefes alacaktır.

Birecik Bir Köprüdür

Bunun yanında Urfa’nın batı yakasındaki Birecik de çok stratejik bir noktada yer almakla dikkat çekiyor. Birecik, BDP’yi batıya taşıyabilecek bir geçiş noktası görevi görüyor. Nizip’e 20, Antep’e 60 km uzaklıkta olan Birecik; içinden Fırat Nehri geçmesine rağmen bu potansiyeli değerlendirememiş, ürettiği fıstığı kendisi işleyememiş, gençlerinin ihmal edilmesinden dolayı uyuşturucu bağımlılığının artış gösterdiği adeta sahipsiz bir yerdir. Uzun yıllar paralı elitlerin yönettiği Birecik’te halk muhatap alınıp sosyal politikalar üretilememiş.

Birecik’in bu durumundan dolayı BDP Birecik Belediye Eşbaşkan adayları Aliye Kızıldamar ve Sami Akşahin yoğun bir çalışma yürütüyorlar. Akşahin, halk arasında sevilen mütevazi ve hayırsever biri şahsiyet. Aliye Kızıldamar ise bir eğitimci. Şimdi ikisi de halkın farklılıklarını gözeterek belediyeyi birlikte yönetmeyi vaat ediyorlar. Birçok sohbetini dinlediğim Akşahin de halka “kazanırsak belediyeyi sizinle yöneteceğiz” ifadesini kullanıyor. Dolayısıyla BDP’li adaylar bu bilinçle öncelikle sosyal politikalar üzerinde durulması gerektiğini düşünüyor. Çünkü bir toplumun kimlik kazanıp kendi değerlerini özümsemesiyle onur kazanacağını ve sonrasında birlikte çözümler üretilebileceğine dair bir inanış var.

Psikolojik Üstünlük Kimde?

Kızıldamar ve Akşahin bu bilinçle “Halkla ortak hedeflerimiz” başlığı altında kadınlara, gençlere ve dezavantajlı gruplara yönelik on beş maddede amaçlarını sıralıyor. Özellikle kadınlara yönelik atölye çalışmaları ve köylüye yönelik dokuma tezgahları gibi projeler, üreten bir halkın yaratılmasına hizmet edecektir. Bunun yanında gençlere yönelik kültürel ve sportif projelerin de gençleri zararlı alışkanlıklardan uzaklaştırabileceğini söyleyebiliriz. Özellikle anadilde gezici sağlık hizmeti, eğitim destek evleri, engellilere yönelik düzenlemeler de önemlidir. Bunların yanında Bireciklilerin en çok yakındıkları su sorununun çözülmesi için su arıtma tesislerinin inşası ve verimli topraklarının imara açılmasının engellenmesi de eşbaşkanların üzerinde durduğu konular olarak karşımıza çıkıyor.

BDP Birecik Belediye eşbaşkan adayları Aliye Kızıldamar ve Sami Akşahin şimdilerde yoğun bir tempoyla bunları köy köy, ev ev dolaşarak halka anlatmaya çalışıyorlar. Kimi zaman mahalle toplantıları yapılıyor, kimi zaman uyuşturucuya karşı meşaleli yürüyüşler düzenleniyor, kimi zaman da BDP kadın meclis üyeleri 8 Mart çerçevesinde etkinlikler hazırlarken Newroz için de çalışmalar yapılıyor. Bütün bunların sonucunda BDP’ye Türk, Arap, Kürt herkesimden bir katılımın olduğunu belirten halk, BDP’nin Birecik’te kazanacağını dile getiriyor. Psikolojik üstünlüğün BDP’ye geçmiş olmasından dolayı her gün farklı kesimlerden yeni katılımların olduğu gözlemlenebiliyor.

Bu yazı toplam 14642 defa okunmuştur
BDP
 // ibrahim demir
BDP her yer de destan yazacak eger oyunu birecik te ak partiye kullara bur dan yo yo diyoyorum ak parti bizi soydu sogana cevir di arlan muyurmuzunuz be ben bir kürt olarak her zaman son sözüm BDP.....
31 Mart 2014 Pazartesi 18:27
lütfen bdp üst yönetmine bu bilgiyi ulaştırın
 // botan
arkadaşlar malesef korkunç bir gerçek var kimsenin bilmediği. BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ bbp yanlışlıkla bir sürü moy aldı kürtlerden. geçen seçimde üstelik bağımsızlarla giriyoruz dememize rağmen BDP-BBP karışıklığı oldu. mesela diyarbakırda BDP henüz kurulmamışken büykbirlkpartisi 34 oy almışken BDP KURULDUKTAN SONRA SADECE DİYARBAKIRDA 6000 ( 6 BİN OY) ALMIŞ. 34 OYDAN 6000 oy'a çıkmış.birde bu seçimlerde BDP OY PUSULASININ YANINDA bağımsız türkiye partisi yani BTP KOYMUŞLAR. BTP ve BBP bizim partinin bir sürü oyunu çalacak.bakın van da böyle .2009 bbp 0 oy almışken 2011 de 5500 oy almış.partinin adı asla BDP OLMAMALIYDI.büyük hata yapıldı bu yüzden siirt ığdır hepsi kaybedilebilir .yüksek ova 2009 bbp 7 oy 2011 300 oy sizce bu nedir?...
24 Mart 2014 Pazartesi 15:35
URFA BDP
 // Maşallah Durak
URFA DA 168 OY FARKLA BDP KAZANACAK.....
24 Mart 2014 Pazartesi 12:29