1. YAZARLAR

  2. Erkan Çapraz

  3. 'Ulan gardaş bu nasıl yara?'
Erkan Çapraz

Erkan Çapraz

Yazarın Tüm Yazıları >

'Ulan gardaş bu nasıl yara?'

A+A-

Kendi deyimiyle birkaç ş… yüzünden sürgün edilmek zorunda bırakılan Ahmet Kaya"nın yaşadıkları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti"nin tarihinde halen kara bir leke olarak yerinde duruyor.

Ne dedi 10 Şubat 1999 Magazin Gazetecileri Derneği (MGD) ödül töreni gecesinde?

“Kürt asıllı olduğum için Kürtçe bir şarkı yapıyorum” dedi, onu kaybettikten sonra birkaç kıçıkırık, dönek sanatçı çıkıp şov programlarında söyledi, ülke bölündü mü? 

“Kürtçe bir klip çekecem” dedi, şimdi TRT"nin Kürtçe televizyonu Kürtçe klip arıyor…

“Benim kimliğimi benden kimse alamaz” dedi yüreklice, satmadı kimliğini kurda kuşa.

“Kürt realitesini sahiplenmek ve kabullenmek zorundadır bu ülke” dedi, bugünlerde yayınlanan tartışma programlarında kendisine aydınım diyen daha düne kadar da ne olduğu belli olmayan birkaç kişi aynı sözleri sarfediyor ama ne gariptir ki kimse onlara da çatal bıçak fırlatmıyor! 

Aynı gecede, yaşanan gerginlikten nemalanan asker kaçağı Serdar Ortaç, askerden biraz daha kaçabilmek için çıkıp Kürtlerin onuruna, Kürtlerin sanatçısına, Kürtlerin kimliklerine, Kürtlerin diline yönelik linç girişimini sahneden yönlendirmeye çalıştı, onuncu yıl marşlarıyla...  Tıpkı şuan Kürtleri kendi politikalarına emel eden bazıları gibi!

“Ölürsem hayatımda istediğim bir tek şey var asla bu ülkeyi sevmedi demesinler” demişti.

Bugün kim Ahmet Kaya'nın bu ülkeyi sevmediğini kim iddia edebilir ki?

“Vay Şerefsiz” diye manşet atan gazeteler onu "vatan haini" ilan etmiş, bu nedenle açılan davalardan da beraat etmişti Kaya...

Hürriyet gazetesi arkasında "Kürdistan" haritası olan bir fotoğraf yayınladı, fotoğraf fotomontaj çıktı! O dava da beraatle sonuçlandı.

Ahmet Kaya, 8 yıldır "halen yaşamasına rağmen" aramızda değil. O ölmedi, ölüm senaryosunu hazırlayanlar öldü her gün. Ve bugün Kaya"nın o sözlerini duyan o kişiliksiz insanlar aslında birer ölü!

Ne oldu peki 8 yıldır? Türkiye on binlerce Ahmet Kaya"dan temizlendi belki ama halen ortada bir "Kürt Realitesi" var!

Hala "Kimliğimi kimse benden alamaz" diyenler var alanlarda.

Çatal bıçaklarla, 8 sütunluk manşetlerle Kürt halkının kimliğini onlardan koparmayı düşünenler bir kez daha yanıldılar!

Ahmet Kaya sürgünü esnasında yer aldığı bir konserde bir gazeteciye bir demeç vermişti. O demeç uzun yıllar sonra yayınlandı. Ben de o zamanki konuşmasına olduğu gibi köşemde yer vermek istedim. Bakın Ahmet Kaya ne diyordu?

"Ben hiç bir örgüt üyesi olmadan örgüt üyesi gibi yargılanan biriyim. Benim bu anlamda hiç bir örgütle bağlantım, organik ilişkim yok, yaşamım boyunca olmadı ve olmayacak da.. Ama bir Kürd insanı olarak, kendi geleneklerine, kültürüne bağlı bir insan olarak elbette ki kendi değerlerimi korumak savunmak binlerce yıl daha öteye taşımak için bu konuda çaba sarfetmek zorundayım..

- Ben Kürdüm demek, Lazim Çerkezim Türküm demek gibi bir şeydir, biz o topraklarda ortak vatanda yaşıyoruz. Orası bizim, hepimizin. İstanbul da bizim, Edirne de bizim, Ardahan da bizim. Ben burada değerlerine sahip çıkmak isteyen bir insan olarak farklı yargılandım ve farklı anlatıldım, ağır ve zor olan da budur.

- Bir Türk "Türk'üm!" demekle ne kadar gurur duyuyorsa o zaman bir Kürd de "Kürd'üm!" demekten o kadar gurur duymalıdır, bunun neresi bölücülüktür, neresi bunun parçalamaktır ben bunu anlamıyorum..

- Türkiye"de toplumu medya yönetiyor, toplumu Reha Muhtar gibleri yönetiyor, gülün dese gülecek, ağlayın dese ağlayacak insanlar. Medya “Ahmet Kaya iyi” dedi mi aa bak adam iyiymiş diyor, “kötü” dedi mi adam kötü diyor insanlar. Çünkü medyadan öğreniyor adam beni direk tanımıyor ki.

- Biz ortak bir vatanda yaşamak zorunda olan isanlarız. Aynen hapishanede, hastanede birlikte yaşamak zorunda olan insanlar gibi.Hapishanedeki insanın, “Ben bu adamla oturmak istemiyoum, dışarda oturmak istiyorum” deme şansı var mıdır? Yok! Bizim bu ülkede başka bir şansımız da yoktur. Hep bir arada yaşamak zorundayız. Herkes kendi kültürünü geliştire geliştire, yaşamak zorundadır.

- Kasetim 1.5 Milyon sattığı zaman da  tek bir televizyona çıkmış bir adam değildim, hayatım boyunca TRT'ye çıkmadım, çünkü sosyalisttim, çünkü sisteme terstim, hala da öyleyim, hala bu ekonomik sistemden müthiş rahatsızlık duyuyorum değişmesini istiyorum ve demokratik cumhuriyet diye bağır bağır bağırıyorum..

- Ben yeni Ahmet Kaya, yeni Kürd olmadım ki! Ben 41 senedir Kürd'üm kardeşim! Böyle bir şey olabilir mi, insan Kürd doğar, sonradan Kürd olunur mu? Ben Edirne doğumlu değilim hemsehrim, ben Adıyamanlıyım! Üstelik de öyle hikayeden öyle Türkmen boylarından çadırlarından çıkmışlar falan değil ALLAH'ına kadar Kürd'üm!

- SU ANDA BODRUMDA BİR YATIN TEPESİNDE ELİNDE VİSKİ BARDAĞI ENSE VERMIŞ BIRI OLABILIRDIM, SADECE BİRAZ BEDBAHT, BİRAZ ÇARESİZ, BİRAZ GURURSUZ OLMAM YETERLİYDİ, AMA BEN OYLE BİR İNSAN DEĞİLİM, HAYATIM BOYUNCA DA OYLE BIR İNSAN OLMAYACAĞIM.

- HIC BIR SEY UMURUMDA DEGIL, NE SANAT NE ŞAN NE ŞÖHRET NE PARA NE PUL.. BEN KİMLİĞİMİ İSTİYORUM KARDEŞİM! BANA KİM OLDUĞUMU SÖYLEYECEKLER, SÖYLEMEK ZORUNDALAR.. YILLARDIR SAKLAMIŞLAR NE ANAMI TANIYORUM NE BABAMI NE DE CEDDİMİ, BU SAATTEN SONRA TANIMAK ZORUNDAYIM..!

- Hiç bir zaman Türkiye insanına Türkiye'ye karşı cephe almadım, hiç bir zamanda almayacağım, çünkü ben o topraklarda doğdum, orada büyüdüm ve bir gün de orada ölmek isterim, ama firsat verirlerse! Ama ne yazıkki bazı sanatçıların kaderi işte gelip sürgünlerde geberip gitmektir. Bakarsın benimki de öyle olur. Buna ölmek denmez, gebermek denir resmen. O zaman buradan bol bol hint kınası gönderirsiniz. Çünkü birileri ihtiyaç duyar kullanırlar yani. Ben pasaporttan ve kimlikten, yani yasal olarak Türkiye kimlğinden rahatsızlık duymuyorum ki. Ben ulusal kimlikten rahatsızlık duyuyorum. Türkiye Cumhuriyet Vatandaşı yazması beni hiçbir şekilde rahatsız etmedi bugüne kadar. İslam yazması da rahatsız etmediği gibi. Devlet benim dinimi de kendisi seçmiş, şeyimi de kendisi seçmiş. Ben kimi istiyorsam onu seçerim kardeşim, hangi dinden olmak istersem o dinden olurum. İnsanların yaşamından bahsetmiyorum. Tabi ki insanların kendi vatanlarından ayrı yaşamaları insanları mutlu etmez. Ama bir de zorunlu olarak yaşadığınız zaman esas rahatsızlık buradan başlıyor. Keşke tatile gelseydik de gitseydik.

- İnanılmaz bir asimilasyon politikaları var Avrupa"da, asimile etme şeyleri çok gelişmiş bu insanların. Bir kere parası var bu memleketlerin. Parası olan insanın da asimilasyon politikası çok gelişmiştir. İşte Türkiye'nin parası olsaydı belki Kürd'leri asimile ederdi, git ortaya bir ateş yak, hiç olmazsa 20 tane Kürd gelir başına, kültürü bu adamların değiştiremezsin.

- Hayır, ben ülkenin bölünmesini istemiyorum.. Eyalet sistemi de bana uygun bir sistem değil, benim şu anda tek bir dileğim var demokratik cumhuriyet.. Bağımsız demokratik bir Türkiye Cumhuriyetinin dürüst yurttaşları olarak yaşamak istiyoruz, dürüst Kürdler olarak, dürüst insanlar olarak yaşamak istiyoruz.. Yıkmadan yakmadan, yok etmeden.. Sokak başlarında insanların ölmediği polislerin ölmediği, dağda gerillanin askerin ölmediği bir ülkede yasamak istiyorum, kanın, terörün gözyaşının olmadığı bir ülke.

- Ben başta Türkiye olmak üzere bütün 3. Dünya ülkelerinin artık yüzlerini dağlara döndürüp ağlamalarını istemiyorum. Günahtır o insanlara, götürüp dağlarda ölen o gerillaya da o 20 yaşındaki askere de yazıktır.

- Bir kere herşeyden önce Kürdlerle Türkler arasındaki sorunu kaldırmak lazım.. Kürdler ve Türkler 1000 yıldır birlikte yaşayan bir halktır, ve binlerce yıl daha birlikte yaşamak zorundalar ve yaşayacaklardır.. Ama bizim aydınlarımıza bakıyorsun Türkiye"deki aydınlara, 75 yıldır düşman oldukları Yunan halkıyla barışmak için ellerinden geleni yaptılar, barış güvercinleri uçurdular, ama 1500 yıldır birlikte yaşadıkları Kürd halkıyla barışma konusunda bir türlü çaba sarfedemiyorlar!

- Yani bu insanlar niye kavga etsinler, niye birbirlerine düşman olsunlar, niye birisi ay-yildizli bayrak alsın kalksin yolda giderken birisi de "Biji Serok Apo!" diye bağırsın önüne girsin de birbirlerini tırmalasınlar ne gereği var böyle şeylere?

- Sistemler kendilerini korumak için cepheler yaratırlar, bu cepheleri bölmek lazımdır, bu halkları birleştirmek lazımdır, düşmanlık çemberini kırmak lazımdır.. İnsanlar birlikte yaşamalı, kardeşçe yaşamalı düşmanlığı ortadan kaldırmak lazımdır."

Ahmet KAYA (1957 - ....)

Bu yazı toplam 21454 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
53 Yorum