Bedri Çallı

Ucuz hayat

2006-08-18 22:51:21
Bizi yönetenler, içme suyumuzun akması için döşedikleri aspest boruları ile sağlığımızla oynadıklarını defalarca yazmıştım. Sonuç malum, her kes halinden memnun ve her kes bana ne deyip geçti. O günden bu yana, bu duyarsızlığa isyan edercesine ben de sesimi kestim. Aspestli borular, daha önceki dönemlerde iller bankası tarafından yaptırılan şebeke hatlarına döşenmek üzere Belediyelere veriliyordu.. Aspest, beton boruların mukavemetini artırmak için karıştırılan bir maddeydi. Bu şebekeler yapılırken, henüz aspestin etkileri için ülkemizde olumsuz görüşler mevcut değildi. Aspest ısıya ve ateşe dayanıklı ve yalıtımlı bir malzemedir. Elektrik sanayinde, dinamoların ısı ve elektrik akımı nedeniyle kontak yapabilecek bölümlerinde, buhar, gaz, su ve diğer sıvıların taşıma borularında vs. kullanılmaktadır. Aspest çeşitli solunum yolları ile ciğerlere gitmesi durumunda insan ve diğer canlılara zararlıdır. Özellikle kanserojen riski taşıdığı tespit edilmiştir. Akciğer kanseri konusunda Türkiye ve dünya için bir değerlendirme yapan Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Profesör Doktor Tugay ÇELİKEL, giderek artan akciğer kanserinin daha genç yaşlara inmesinin nedenleri sıralamasında, sigara, aspest ve az miktarda genetik etkenlere bağlamak mümkün şeklinde bir açıklamada bulunmuştur. Aspestin kanserojen bir madde olduğu ve sigaradan sonra akciğer kanserine davetiye çıkardığı bilimsel olarak kabul gördükten sonra ülke bazında Belediyeler ve Valilikler bu boruları sökme çalışmalarına hız verdi. Edirne’nin Havsa ilçesinde dört tane köy içme suyu için daha önce döşenen 14 km. borunun 2005 yılında sökülmesi, nüfusu 90 bine dayanan Hakkari ili ve aynı şekilde ilçe yöneticilerinin duyarsızlığı ve vurdumduymazlığı karşısında düşündürücüdür. Ben aslında bu konuda defalarca uyarılarda bulunan bir insan olarak bu durumu yeniden tartışmaya açmak istemiyordum. Ta ki bu gün Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşen Hollanda’nın otopan gemisinin haber konusu olmasına kadar. Haber üzücü olduğu kadar, Hakkari içme suyuna döşenen boru miktarı ile kıyaslandığında acaba halimize gülelim mi, yoksa ağlayalım mı demekten kendimi alamıyorum. Allah aşkına Hollanda makamları tarafından bir ton aspest olduğu söylenen gemide 10 ton net, 60 ton brüt aspest bulunduğu bilinmesi üzerine, nasıl ki dünya ve ülke gündemine oturuyor da, sadece Hakkari içme suyunda hiç yoksa 200 ton aspast döşenmesi ve bunun bilinmesi halinde neden gündem olmuyor, ben bunu anlayamıyorum. Zamanın idarecileri bu hataları yapmıştır. Ancak bu hatanın sürdürülmesine ben bir anlam veremiyorum. Halkımızın bu kadar ciddi bir tehlike ile karşı karşıya olmasına rağmen Belediye Başkanlarımız, Valilerimiz, Milletvekillerimiz ve diğer yöneticilerimizin bu konuda sesi çıkmıyor. Bu gemi örneği çok enteresandır. Geminin sökümünü önleme girişimi ismini kendilerine veren duyarlı insanlar, bu şekilde örgütlenmiş ve sivil bir karşı mücadele vermektedir. Bu girişim öyle bir varlık gösteriyor ki, Çevre ve Orman Bakanlığı yanlış bilgilendirildiğini ve kandırıldığını itiraf etmek zorunda kalmıştır. Bu durum karşısında her kes taşıyabileceği kadar sorumluluğun altına girmelidir diye düşünüyorum. Hiç kimsenin bu halkın zamanını çalmaya hakkı yoktur. Bu her mevki için geçerlidir. Bu düşüncelerle herkesi sorumluluk bilinciyle il ve ilçelerimizin içme suyunda kullanılan aspestli boruların bir an önce değiştirilmesi mücadelesine davet ediyorum. 18.08.2006 Bedri ÇALLI bedricalli@mynet.com bedricalli@hotmail.com
Bu yazı toplam 10740 defa okunmuştur