İrfan Sarı

Ücretli öğretmenlik atamaları

28 Eylül 2013 Cumartesi 16:48

Hale bakın!  En kutsal meslek olan öğretmenliğin şu sıralar tanımı ücretli öğretmenlik olarak tanımlanmış…

Biliyorsunuz, her yıl bu vakitlerde bir hakkaniyet paketi açılıyor Milli Eğitim Bakanlığı tarafından. Tabiri caizse mürekkep yalamış devlet erkinin, bu ülkenin çocuklarına uyguladığı haksızlık bu tarihte biraz daha derinleşiyor.

Bir toplumu, devleti aydınlatabilecek, ileriye taşıyabilecek, önünü açabilecek yegane şey eğitim olmasına rağmen, dalga geçer gibi yol ve yöntemlere havele edilmiş.

Öğretmen dilenci konumuna getirilmiş.

Sıradan bir meslek, alanmış gibi davranılıyor.

Polis, asker, korucu, imam, müezzin atamaları ardı ardına yapılıyor ve bu alanların maaşları düzenleniyor, özlük hakları gözden geçiriliyor ama öğretmenliğe yabancı duruluyor.

Öğretmen olmak için, kırk bin kahır çeken çocuklara göstermiş olunan bu samimiyetsiz tutum, bu ayrımcı tutum oldukça çirkin duruyor.

Bu ayrımcılık karşısında kılı kıpırdamayan hukuka da şaşıyor insan.

Korucu; insan öldürmek için elinde silahla atanıyor.

Polis ha keza…

Ama insan yaşatacak öğretmen atanmıyor!

Bu nasıl bir çirkinliktir böyle.

Yok efendim, maliye bakanlığı kadro vermiyormuş.

Peki, Üniversiteyi bitirmiş öğretmen adayları hep boşta mı kalacak böyle?

***

Hele bizim ilimiz ve ilçemizde ücretli öğretmen atamaların içinde olduğu durum içler acısı.

Öğretmen adayı olan üniversite mezunlarının işe alınmıyor olmasını nasıl tanımlayabilir insan.

Öğretmen adayı açıkta kalırken, yüksekokul mezunlarının göreve gönderilmesine ne denilebilir?

Nasıl izah edilebilir bu durum?

Bu bariz ayrımcılığı tanımlayabilecek bir görevli vardır umarım!

Ve bu ayrımcılığı yaratanlar hakkında savcılar gereğini yapar dilerim.

Sormadan da geçemiyor insan.

Kayırdığınız insanlar kimin adamı?

Cemaatin mi?

Devletin sadık insanlarının mı?

Ağanın/beyin çocukları mı?

Sizin tabirinizle “iyi Kürtlerin mi”?

Kimin çocuklarını kayırdığınızı bir açıklayın ki, insanlar kendi çarelerini arasınlar.

Adil olduğunuzu ispatlayın.

Ustaysanız ustalığınızı gösterin.

Yoksa bu yapılanı çıraklar bile yapmaz.

Kayrılmayanlar kim? Onu da açıklayın.

Babası, solcu olduğu için mi?

Kardeşi dağda gerilla olduğundan mı?

Sizin siyasi tercihlerinizin karşısında olanların çocukları mı?

Kim bu atamadığınız insanlar?

Başını bağlayamadıklarınızın çocukları mı?

Bu laçkalığınızı bu bölücü tutumunuzu çıkıp anlatın!

Bölücülüğünüzün gazabına uğrayan çocuklar, yoksul çocukları bilin. İhtiyaçları ve hakları var. Haklarını çiğnediğiniz bu çocukların ahı tutar sizi!

Unutmayın! Yaratmış olduğunuz bu ayrımcı tutum ve hukuksuzluk, adaletsizlik karşısında durabilecek bir vicdan var.

Bu vicdan bir gün hesap sorar.

Yoksul çocukların vicdansızlığa uğruyor olmasına siz göz yumabilirsiniz bu sizin tarihi geleneğiniz…

Ama o vicdan o mazlum vicdan göz yummayacaktır.

Yaptığınız kepazeliktir çünkü…

Emek vermiş, gözünü kör etmiş, dirsek çürütmüş, sizin müfredat dediğiniz zülüme rağmen öğretmenliği hak etmiş çocukların yakasından bi düşün!

Bi düşün artık!

Bu yazı toplam 11897 defa okunmuştur
ROYKIRIM
 // İhsan SUVAROĞLU
Kalemin var olsun İrfan bey.
Ben 14 yıldır ücretli öğretmenlik yaparım. Öğretmenlik yapmak üzere eğitim görmemiş birinin öğretmenlik yapması elbette ki doğru değil. Zira yıllardır bu memlekette eğitim-öğretimin USTA/emin ellerde olmamasından dolayı, birkaç jenerasyon eksik eğitim aldığından veya hiç eğitim alamadığından yok oldu.
Eğitimsiz bir halkın ölüden farkının olmadığını bildiğim için bunun bir çeşit soykırım olduğunu düşünüyorum.
Ancak bu rezaletin tek mağdurları eğitim göremeyen çocuklar değil. Eğitimci olmadığı halde bu meşakkatli işte zorlu doğa ve zorlu ekonomik şartlarda çalışanlar... Ancak görüyorum ki madalyonun o tarafını tarif etmiyorsunuz. 14 yıl bir işte çalışan bir öküz bile yeni mezun olmuş bir marangozdan iyidir....
11 Ekim 2013 Cuma 17:12
tebrik
 // ndksdıksjdıjıw
ağzına sağlık...
04 Ekim 2013 Cuma 08:19
bak hele atanamayana bak......
 // cezmi iyibilir
Bu öğretmenleri neden bu kadar şımartırsınız anlayamadım. yeni nesilin nederece kötü eğitim aldığnı bilmekteyiz. Eski öğretmenlere can kurban, bu yeni öğretmenlerde eskilerin hayrına biraz değer kazanıyor. Onlar ancak Temmuz ayını iple çekerler. Çünkü 3 ay yatacaklar. alınan maaş helal mı ayrı bir dava.........
01 Ekim 2013 Salı 12:45