İskender Kahraman

Tarihin çöplüğüne, bye bye Davutoğlu!

04 Haziran 2016 Cumartesi 11:24

Türk milliyetçileri, (ya da ırkçıları) Ziya Gökalp ve birkaç arkadaşı, Osmanlı Devleti’ni yıkılmaktan kurtarmak ya da yıkıntılardan yeni bir devlet kurmak için Anadolu’yu homojenleştirme (Türkleştirme) planları yapıyordu.

Buna göre öncellikle Gayri-Müslimler (Rumlar, Ermeniler vs.) sonra da Müslüman topluluklar (Kürtler, Çerkezler, Araplar vs.) Türkleştirilecekti.

İttihat Terakki Hükümeti, 1914-18 yıllarında bu planı uyguladı. Ve halklar (Türk-Ermeni-Rum) arasında savaş var, devlete başkaldırı var görüntüsü vererek büyük oranda önce Rumları silip süpürdü, sonra da Ermenileri yok etti.

İttihat Terakki’nin katletme emirlerini yerine getirmeyen görevliler cezalandırılıyor ya da öldürülüyordu.

Türkleştirme ya da yok edilme sırası Kürtlere gelince bir kısım Kürt, bunu kabul etmedi, direnmeye başladı. Bu süreç hala devam etmektedir.

Hâlihazırda tüm dünyanın dikkatlerini üzerine çekebilmiş, diğer halk mücadelelerine ilham kaynağı olabilmiş devasa bir Kürt mücadelesi söz konusu...

90 yıl sonra, yani bu gün, yine savaş var görüntüsüyle Kürt şehirleri yerle bir ediliyor. İnsanlar göçertiliyor, yok ediliyor.

Ve yine Erdoğan İttihat Terakki gibi, valilere, kaymakamlara, askere, polise ‘mevzuatı bir kenara bırakın’ diyor.  Yani öldürme, yok etme emirlerini yerine getirmeyeni cezalandırırım diyor.

Kürt şehirlerinde geçen Temmuz’dan bu yana binlerce insan öldü. Bunların çoğu sivildi. Yüz binlerce insan evlerinden kovuldu. On binlerce ev keyfi olarak, kameralara poz verilerek, klip çekilerek yakılıp yakıldı. Talan edildi.

Bunlar yaşanırken kıraldan daha kıralcı kukla başbakan, Ona Kürtleri yok ettiren canavarın kendisini de yemeyeceğinden emin olan Davutoğlu, adeta şaha kalkmıştı. Köpürdükçe köpürüyordu. ‘Bunlar da (Kürtler) Ermeniler gibi davranıyor’ diyordu.

Yani, İhvanı Müslim kökenli Davutoğlu, Kürtlere, ‘sizi de Ermeniler gibi yok edeceğiz’ deyip insanların bodrumlarda yakılmasını alkışlıyordu. Diktatörün emirlerinden fazlasını yapıyordu.

Erdoğan oyun kurucuları oyun dışı etti

İhvanı Müslim’in (Müslüman Kardeşler: Selefilik üzerine kurulmuş katı İslamcı örgüt) birer efradı olan Davutoğlu ve ekibi uzun zaman önce Erdoğan’ın liderlik karizmasını kullanmaya ve böylece iktidarı ele geçirip sürdürmeye karar vermişlerdi.

Kökü 1920’lere kadar inen ve Mısır’da kurulan ‘Ilımlı İslam’ görünümlü İhvanı Müslim, Tunus, Fas, Libya, Mısır ve Yemen’de yenildi. Buralarda çok kısa bir süre de olsa iktidara geldiklerinde ne mal oldukları ve ne kadar faşist oldukları ortaya çıktı. Ama İhvancıların Türkiye ayağı umudunu hala canlı tutuyordu.

Bir zincir ancak en zayıf halkası kadar dayanıklı olabilir. Başka bir deyişle, bu oluşumları ancak kendi kendilerini yok edebilir. Ve nihayetinde de en güçlü halka olan Erdoğan zincirin en zayıf halkası oldu ve zincir koptu.

Önceleri işbirliği içinde olan zincirin iki halkası, İttihat Terakki ve İhvanı Müslim düşüncelerinden şimdilik ittihatçılar kazanmış gibi.

İttihat Terakki’nin devamı Erdoğan, oyun kurucu olan Davutoğlu’nu ekibiyle beraber tasfiye etti. Oyun kurucuları oyun dışı etti.

Şimdiye kadar AKP bitti, Erdoğan bitti söylemleri gerçekçi temellere dayanmıyordu. Her ne zaman AKP ya da Erdoğan bitti dendiyse bunlar yeniden şaha kalktı, daha da güçlendi.

Çünkü dünya çapında bir ittifak söz konusuydu. Bir ucu Tunus’a, Mısır’a dayanan İhvanı Müslim ve İttihat Terakki (Osmanlıyı yeniden diriltme) ittifakının diğer ucu Beyaz Saray ve Pensilvanya’ya kadar uzanıyordu.

İhvanı Müslim, AKP cenahı, IŞİD ve türevlerinin Osmanlı haritasını baz almaları tesadüf olmadığı gibi Davutoğlu ve ekibinin de tasfiye edilmesi basit bir olgu değildir.

Davutluoğlu’nun gitmesi ve kısmen de olsa IŞİD ile karşı karşıya gelinmesi İhvanı Müslim için son kale olan Türkiye ayağı da sakatlandı ve çatlak oluştu.

İhvanı Müslim ile arayı bozmak Fetullahçıların tasfiyesine benzemez. İç ve dış dengeleri de Erdoğan ya da AKP aleyhinde değiştirecektir.

İhvanı Müslim ile yapılan ittifakın bitirilmesi çatlağa sebep olacak; Erdoğan’ın TSK-MHP-Derin Devlet-Ergenekon ittifakı ile kurduğu yeni hükümet çözülüşü durduramayacak, İttihat Terakki düşüncesi de IŞİD kafalı, Selefi İhvancılar gibi tarihin çöplüğüne gidecektir.

Uluslararası camialar Cizre, Sur, Nusaybin, Silopi, Şırnak, Gever gibi yerlerde yapılanlar için harekete geçmiyorsa bunda Kürt siyasetinin diplomasi eksikliğinin payı yadsınamaz

Fakat bunun önemli sebeplerden biri yukarıda bahsedilen ittifaktı. Türkiye ya da AKP’ye yapılacak zamansız bir müdahale çok daha kötü sonuçlara sebep olabilirdi. Fakat şu saatten sonra diğer ülke parlamentoları, Af Örgütü, BM gibi oluşumlar harekete geçecektir.

Dikkat edilirse IŞİD Türkiye’ye saldırmaya başladı. ABD, AB devletleri, BM ve diğer örgütler Türkiye’ye karşı girişimlere başladı.

Ama yine de yaptırımların etkili olabilmesi için Kürt siyasetinin alacağı tavır belirleyici olacaktır. Genel olarak ‘bir aferin almaya yönelik siyaset alışkanlığı’ olan Kürt siyasetinin uluslararası etkili diplomatik bir atak yapıp yapmayacağını da zaman gösterecek.

Bu yazı toplam 9935 defa okunmuştur