Bedri Çallı

Sivil toplum ve son yaşadıklarım (1)

2005-12-18 11:55:16

GENEL OLARAK;
Aslında sivil toplum kavramı genel bir kavramdır. Bunu açtığınızda devletin bütçesinden veya ilgili Bakanlıklardan belli miktarda ödenek ve yardım alan örgütler de sivil toplum örgütüdür. Evrak tasdiki ve matbu evrak vb. dokümanların satılması sonucu gelir getiren ve belli gelirleri olan kesimden aidat alan örgütler de sivil toplum örgütleridir. Tüm üyeleri sabit bir gelire sahip olan, büro masraflarının genel merkezleri tarafından karşılanan örgütler de sivil toplum örgütleridir. Bakın bunların birbirinden ne kadar farklı örgütler olduklarını görüyor musunuz.

Birde devletten hiçbir şekilde ödenek alamayan, ne de bir takım evrak veya dokümanın satılması için imkan verilmeyen örgütler var. Bunların üyeleri yardıma muhtaç ve örgütlerine destek olabilecek imkanı olmayan insanların oluşturduğu örgütlerdir. Buna rağmen genel merkezlerinden yardım beklenilmediği gibi, tam aksine genel merkezlerinin ayakta durabilmesi için bunlardan medet umulmaktadır. Tıpkı engelli örgütleri, Tema Vakfı ve Hasvak gibi. Evet bunlar sivil toplum örgütü olmalarından ziyade aslında “gönüllü örgütlerdir”

evet her ne kadar bütün bunlara sivil toplum örgütleri deniliyor ise de aynı kulvarda değiller.

Gelişen ülkelerde, sivil toplum örgütlerine verilen önem ve değer, onlara çok büyük sorumluluklar yüklemiştir. Kendilerini toplumun en önemli gücü olarak gördükleri ve öyle değerlendirildikleri için çok yoğun sorumlulukların altına girmekteler. Bir insanın bir çok sivil toplum örgütü içinde yer aldığını görmek mümkündür.

O ülkelerde sivil toplum örgütleri birinci güçtür. Onlar Belediyelerle çalıştıklarında devletin diğer kurumları küsmez, devletin kurumları ile çalıştıklarında ise Belediye alınmaz. Onların birbirleri ile veya diğer kuruluşlarla işbirliği yapmaları hoş görülür. Kurumları doğru hizmet yapmaya davet ettiklerinde ise, gönüllü örgütlere bu bizim işimizdir, denilmez. Tam aksine sivil toplum örgütlerinin desteğinin alınması için adeta çaba içerisine girerler.

Bu tür birkaç tane örgütü yakından tanıdığım için, bizim örgütlerimiz ile bir karşılaştırma yaptığımda bizden daha ciddi ve çok daha istekli olduklarını görüyorum. Randevularına sadık ve herhangi bir davet karşısında daha net olduklarını gördüm. İştirak edip edemeyeceklerini, nedenleri ile bizden daha açık bir şekilde ortaya koyarlar. Yaptıkları işi çok ciddi, planlı ve programlı yaptıklarına şahit oldum. Ülkelerinde insana verilen güvenin, ülkemizde zerresine rastlamak mümkün değildir. Kurumlara işiniz düştüğünde elli dereden su getirtilmez. Tabiî ki ülkemizdeki bu güvensizliğin çok yönlü ve haklı nedenleri de yok değil.

Yakın geçmişte ülke idarelerine el koyan ve rejimlerinin değişmelerine sahne olan ülkelere hep beraber şahit olduk. 18.12.2005

NOT : devamı Sivil toplum ve son yaşadıklarım (2) de
Bedri ÇALLI
bedricalli@mynet.com
bedricalli@hotmail.com

Bu yazı toplam 915 defa okunmuştur