Ümit Yazıcıoğlu

Şeyh Muhammed Said Fırat Efendi

02 Aralık 2010 Perşembe 12:33

Rahmetli Şehid Şeyh Said' hazretlerinin torunu ve merhum Şeyh Selahaddin Efendinin oğlu Şeyh Said Efendi, Erzurum Üniversitesi Tıp Fakültesi Aziziye Araştırma Hastanesi Diyaliz Ünitesinde Tedavi olurken, Bugün, 01.12.2010, Saat 17.00 Sularında de dâr-ı bekâya irtihal ettiler, Merhum Şeyh Said efendinin cenazesi; yarın Palu'da babası Şeyh Salahaddin Efendi Camiinde öğle namazını muteaakip, büyük dedesi Şeyh Ali Efendi'nin medfun olduğu kabristanda toprağa verilecek.

“Elim bir hastalık sonucu hayatını kaybeden değerli şeyhim ve dostum merhum Şeyh Said Efendi’nin vefatı bizleri derinden üzüntüye boğmuştur. Her zaman için halkının menfaatlerini ön planda tutan, dik duruşu ile sayılı din alimleri arasında yerini alan Merhum Şeyh Said Efendi’ye yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Kederli ailelerine, Yüce Kürt milletine , Nakşibendi tarikat  camiasına ve ülke evlatlarına  başsağlığı temenni ediyorum”

Rahmetli Şeyh Said Efendinin hatıraları ve medeni cesareti, kahramanlıkları, nasihat ve beyanatları,  bizde canlı ve bakidir. O yüce şahsiyetin ölümünü değil, doğumunu hatırlamayı hep tercih edecegim. Onsuz bir dünyada, onunla birlikte yaşayamamış olsam da, onsuz olmayı hazmedemiyorum. Belki de ölümü ona yakıştıramıyorum… Ama kader bu... Allah'ın emri, ilahi  bir kanun bu... Her canlının ölümü tattığı gibi en değerli varlıklarımızın da sonsuzluğa göçüne lakin engel olamıyoruz.

Rahmetli Şeyh Said Efendiyi çocukluğumda Tatosta tanıdım, sıraya girdim, saygıyla elini öptüm, Ülkeye gittiğmde birkaç kez kendisini ziyaret ettim, kendisiyle takriben iki ay önce bir telefon görüşmem oldu. Bu mubarek zatı her gördüğümde bende büyük bir etki bıraktı. Bir ara Almanya’da çok hastaydım, doktorlardan umudumu kesmiştim. Kendisini aradım, sağlığıma kavuşmam için benim içinde dua etmesini kendilerinden rica ettim. 

Şeyh Said Efendi, ey büyük insan, büyük alim, Rahat uyu. Gözün arkada kalmasın... Sen görevini en iyi şekilde bizler için yaptın. Bir Kürd için, halkına, çocuklarına ailesine bırakabileceği daha değerli bir miras olabilir mi? Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun.  Şimdi önünde yine sayğıyla eğilerek, o mubarek ellerni öperek, sözü sana bırakıyorum, ey büyük alim.

“Ey İslam camiasının tüm efratları sizleri bağrıma basarak sevgi ve muhabbetlerimi selam ve dualarımı iletir cenabı haktan dini mübinin tüm etrafa yayılışını, inkişafını temenni ve niyaz ederim.

إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ

İnned dîne indâllâhil islâm. (Âli İmrân-19)

Muhakkak ki Allah'ın indinde dîn, İslâm'dır ve tatbiki Allah’ın emridir. Dini iptali ve yürürlükten kalkışı dolayısıyla Cenabı Hakkın insanları İslam dinine davet ve çağrısı ve tüm icabatların yerine getirilmesine dair emrinin ittiba görmesi dinin ne zorluklarla nice kıymetli zatların kaybı ve ( لولاك لولاك لما خلقت الافلاك)* levlake levlake lema halaktul eflake” mucibi onun yüzü hürmetine yaratılan Peygamber (s.a.v) çektiği sıkıntı ve ızdırap neticesi zuhur eden dinin bugün ki ilgisizliği ve zafiyetini, gençliğin ahlâken ve dinen çöktüğünü müşahade etmekteyim dinen her şekilde korunması gerektiğini size haber vermekteyim. Tüm dinin gerek fiili yayılışı ve tatbiği herkese farzdır. Nice fedakârlıklarla meydana gelen dinin korunması ve ileriye yayılması elzemdir.Koruyucusu Cenab-ı Allah’dır. Herkesin O’nun beyan ve işaret ettiği yol üzere yürümesini tebliğ ve tavsiye ederim.

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

İnnâ nahnu nezzelnez zikre ve innâ lehu le hâfizûn.

Muhakkak ki zikri ve dini biz indirdik ve hafızı biziz.(Hicr-9)

أَفَغَيْرَ دِينِ اللّهِ يَبْغُونَ وَلَهُ أَسْلَمَ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَإِلَيْهِ يُرْجَعُونَ

E fe gayre dînillâhi yebgûne ve lehû esleme men fîs semâvâti vel ardı tav’an ve kerhen ve ileyhi yurceûn.

(Onlar, hâlâ Allah'ın dîninden başkasını mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde kim varsa, hepsi tav'an ve kerhen (isteyerek ve istemeyerek) O'na teslim oldular ve onlar, O'na (Allah'a), geri döndürülecekler.)

(Âli İmran-83)

Allah’ın dininden başka dinimi talep ediyorsunuz. Halbuki Allah’a yer, gök mutihtir ve herşeyin sonu Allah’a racihdir. Ve yine

وَمَن يَبْتَغِ غَيْرَ الإِسْلاَمِ دِينًا فَلَن يُقْبَلَ مِنْهُ وَهُوَ فِي الآخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرِينَ

Ve men yebtegi gayrel islâmi dînen fe len yukbele minhu, ve huve fîl âhireti minel hâsirîn

(Âli İmrân-85)

"Ve kim İslâm'dan başka bir dîn ararsa, o taktirde kendisinden asla kabul edilmez ve o, ahirette "hüsranda olanlar"dan olur" ve bir diğer ayeti kerimede Allah’u Teala

وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ

Ve inneke le alâ hulukın azîm. (Kâlem-4).

Ve muhakkak ki sen, mutlaka çok büyük bir ahlâk üzeresin buyurmuştur.Peygamber (s.a.v) büyük ahlak üzere yaratılışı ümmetinin de büyük ahlak üzere oluşu ve tatbiki cihetine yürümesine amirdir.Bu zamanda görülüyor ki gençliğin kaptı kaçtı ve esrarcı, içkici, kumarbaz ve fuhuş yanlısı; namaz ve oruçtan uzak laubali durumlarını müşahede ederek mübelliği zaman olarak Cenabı Hakkın kullarına ikaz ve ihtarını ve dini mübinin ileri inkişafı için gayret ve çabanın gösterilmesi emri isteğini iletirim.Kanıtı Nur Suresinin 55. ayeti ve müceddidi elfisani İmam-ı rabbani ve geçmişte bazı mübelliğlerin mübelliğlik beyanlarıdır.Cenabı Hakkın her şey kadir oluşuna inanmak gerekmektedir.Bu doğrultuda Allah’ın kullarından isteğini Kur’an-ı Kerim’e dayalı olarak ilhamen iletmekteyim.

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ

Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûn(Zariyat-56)

Ayeti mücibince insan yaradılışı gereğini bilmeli ve ona göre davranmalı. Kim olursa olsun Allah yolunda davete memur edildiğinde icabet etmeli ve destek verip ilerlemesine fayda sağlamalıdır. Hasete kapılmamalı ilim erbabından destek ve fayda görmelidir. Ortalık da cereyan eden batıl fikirlerden vahabilik işleyişinden uzak durmalı. Şeriat ahkâmına uymalı ehli sünnet vel cemaat ve eş’âri itikatı üzeri selefi salifinin beyan ettiği yolda olmalı. Günah ve nehiylerden kaçınılmalıdır.Bazı yerlerde para karşılığı din değiştirilmektedir. Bu büyük bir günahtır, yapan ve yaptırana zillettir.Cenabı Allah Âli İmran süresinin 133. ayetinde.

وَسَارِعُواْ إِلَى مَغْفِرَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمَاوَاتُ وَالأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ

Ve sâriû ilâ magfiretin min rabbikum ve cennetin arduhâs semâvâtu vel ardu, uiddet lil muttekîn.

Ve Rabbiniz'den olan mağfirete ve genişliği yerler ve gökler kadar olan, muttekîler için hazırlanmış olan cennete koşun!

Emri bugün ihmal edilmekte ve duyulmamaktadır. İnsanlar fiili fuhuş işlemekte ve Allah’ın tövbe emri karşılığı günahların silinmesine dair vaadine itibar edilmeyerek günahlarda ısrar görülmektedir.Bakara Suresinin 159. ayetinde;

إِنَّ الَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَا أَنزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدَى مِن بَعْدِ مَا بَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِي الْكِتَابِ أُولَئِكَ يَلعَنُهُمُ اللّهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللَّاعِنُونَ

İnnellezîne yektumûne mâ enzelnâ min el beyyinâti vel hudâ min ba’di mâ beyyennâhu lin nâsi fîl kitâbi, ulâike yel’anuhumullâhu ve yel’anuhumul lâinûn.

Beyanı ilim erbabının kitapta insanlara beyan edilen hidayet yollarını belirtmemeleri dikkat çekmektedir.Bunun telafisini talep etmekteyim. Ve birde ;

وَكَيْفَ تَكْفُرُونَ وَأَنتُمْ تُتْلَى عَلَيْكُمْ آيَاتُ اللّهِ وَفِيكُمْ رَسُولُهُ وَمَن يَعْتَصِم بِاللّهِ فَقَدْ هُدِيَ إِلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Ve keyfe tekfurûne ve entum tutlâ aleykum âyâtullâhi ve fîkum resûluh, ve men ya’tesim billâhi fe kad hudiye ilâ sırâtın mustakîm.

Ayeti mucibince nasıl inkâr ve itaatsizliğe kalkışıyorsunuz.Allah’ın ayetlerini size belirtmekte, resulün ahkâm ve icraatini size anlatmakta ve itaat etmenizi talep etmekteyim.Kim ki Allah’ın ipine sarılırsa müstakim yolun hidayetine varır.Ve içinizden Emri bil maruf ve nehyi anil münkerin sağlanması istenmektedir.

(Âli İmran -101)

وَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ وَآتُواْ الزَّكَاةَ وَمَا تُقَدِّمُواْ لأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ اللّهِ إِنَّ اللّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

Ve ekîmus salâte ve âtûz zekât(zekâte), ve mâ tukaddimû li enfusikum min hayrin tecidûhu indallâh innallâhe bi mâ ta’melûne basîr.

Ve, namazı ikâme edin (kılın), ve zekâtı verin. Nefsleriniz için hayır olarak ne takdim ettiniz (sundunuz) ise , onu Allah'ın indinde bulursunuz. Muhakkak ki Allah, amellerinizi en iyi görendir.

(Bakara-110)

Ayeti mucibince namazınızı kılın zekatı ödeyin.Namazda tembellik , zekâtta tamahkarlık görüldüğünde ayet daima tekrarlanmaktadır ve nefsiniz için ölümden önce hayırda ne sevk ederseniz Allah katında karşılığını kat kat bulursunuz.Ve yine Âli İmran Suresinin 31. ayeti kerimesinde;

قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Kul in kuntum tuhibbûnallâhe fettebiûnî yuhbibkumullâhu ve yagfir lekum zunûbekum, vallâhu gafûrun rahîm.

De ki: “Eğer siz Allah'ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbi olunuz ki Allah da sizi sevsin ve sizin günahlarınızı mağfiret etsin (sevaba çevirsin). Ve Allah "Gafur"dur, "Rahîm"dir.”

Allah’ı seviyorsanız Peygambere tabî olun emrine uyun ki Allah’ta sizi sevsin ve bağışlasın.Allah’a ve Resulüne mutih olma her zaman tekrarlanmaktadır.Enfal Suresinin 24. ayetinde ise Cenabı Hak Taala buyuruyor;

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اسْتَجِيبُواْ لِلّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُم لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

Yâ eyyuhellezîne âmenûstecîbû lillâhi ve lir resûli izâ deâkum limâ yuhyîkûm, va'lemû ennallâhe yehûlu beynel mer'i ve kalbihî ve ennehû ileyhi tuhşerûn.

Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler), Allah ve Resûl'ü sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman (davete) icabet edin! Ve Allah'ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve muhakkak sizin O'na haşrolunacağınızı bilin! (Hepinizin ruhu Allah'ta toplanacak ve Allah, ruhlarınıza meab olacak.)

Allah ve Resûl’ü sizi davet ettiği şeye icabet etmenizi emretmektedir.Her türlü fitne esbabının korunmasından korkun ki o fitne yalnız zulüm edenlere mahsus değildir, beraberinde yaş da yanar kuru da. Ve bilesiniz ki Cenabı Allah şiddetli ikâb sahibidir.Velhasıl İslam alemi efradını Allah yolunda yürümeye ve emrini tebliğ etmeye davet ediyorum.Hu vallahu huvel muvaffak vesselam âla menitteb’al hûda.

uemit@yazicioglu.de

http://www.muhammedsaidfirat.com/galleries.aspx?id=49&page=1

http://www.muhammedsaidfirat.com/galleries.aspx?id=47&page=1

http://www.muhammedsaidfirat.com/galleries.aspx?id=21&page=1

www.yazicioglu.de

Bu yazı toplam 9054 defa okunmuştur
ALLAH RAHMET EYLESİN
 // berxwedan jîyane
kürt tarihinde en büyük bedelleri alimler ödemiştir aynı zamanda kürt edebiyatıda yiğit kürt alimlerden günümüze gelmiştir. şeyh sait,şeyh ubeydullah,molla mustafa barzani; şeyh ehmedı xani,melayı cızîrê,feqîyê teyra bunlar çoğaltılabilir.Kürtler hep halk arasında şehirde savaşmışlardır ve dağda değil meydanlarda şehid olmuşlardır. kürtler son otuz yıldır dağlardalar ve halktan uzaklar ve kürt tarihi otuz yıldan ibaret değildir.En büyük bedelleri onurlu imanlı kürtler hep vermişlerdir. dolayısıyla hakkında bilgi sahibi olmadığınız kişiler lehine yada aleyhine sizin yorum yapma hakkınız yoktur. DEĞERLİ KÜRT ALİMİNE ALLAH'TAN RAHMET DİLERİM VE TÜM KÜRT GENÇLİĞİNE DE TARİHİNİ ARAŞTIRMALARINI TAVSİYE EDERİM VESSELAM...
09 Aralık 2010 Perşembe 20:58
değerli şahsiyet
 // a.faruk çebi
büyük bir mürşid değerli bir alimi kaybettik Allah böyle mürşidlerin sayısını artırsın onun davası ne kürtlük nede türklük sadece islamdır ALLAHonun davasını sürdürecek SIDIK efendiye sağlık ve kuvet versin...
04 Aralık 2010 Cumartesi 11:42
michele
 // src
Sen hem şahsı tanımadığını söylüyor hemde bunların AKPnin ekmeğine yağ sürdüğünü idda ediyorsun kendinle çelişiyorsun senin duymaman bu alimin iyi kürt olmadığı anlamına gelmez bende seni hiç duymadım ne yani senin hakkında atıp tutmam mı gerekiyor lütfen yorum yazarken insaflı davranalım Şeyh efendiye Allahtan rahmet diliyorum....
03 Aralık 2010 Cuma 18:00