Ümit Yazıcıoğlu

Seçim Sistemi Adil Değil

2007-01-30 03:21:53

Türkiye Cumhuriyeti ANAYASA'sının 69’uncu maddesi hukuken objektif olarak değerlendirildiğinde; seçim yasalarının, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak bir şekilde düzenlenmesini öngördüğünü bir hukukcu olarak düşünebilirsiniz veya kabullenmek mecburiyetinde kalabilirsiniz.

Realitede ise durum anayasada yazıldığı gibi değildir. Bilakis seçim sisteminin hemen hemen tüm unsurlarında ciddi sorunlar mevcuttur. Çünkü Türkiye’deki seçim yasalarını ve bu yasaların uygulanışını analiz ettiğimizde, Cumhuriyetin kurulduğu 29 Ekim 1923’den bu güne kadar hiçbir seçim sitemi ülkede temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerinde dengeyi sağlayamadı. Dolayısıyla,
seçim kanunlarında toplu bir değerlendirme ve değişiklik yapılması gerekmektedir.

Örneğin Türkiye'de 3 Kasım 2002 'de yapılan erken genel seçimlerde AKP seçmenin yüzde 34 oranında oyunu alarak Meclis'teki sandalyelerin yüzde 66'sına sahip oldu. Yani tek başına iktidara geldi. Fakat baraj sistemindeki fırsat eşitsizliğinden dolayı secmenin yaklaşık yüzde 46'lık bölümünün iradesi ise meclise yansımadı. Böyle bir seçim sistemi dünyada eşi olmayan bir sistem. Bu yanlıştan dolayı DEHAP, MHP ve benzeri Partiler parlementoya giremediler.

Bunun yanında 1999 milletvekili genel seçimlerinde ortaya çıkan geçersiz oy sayısı 1.471.574 (yaklaşık yüzde 4,5), 2002 seçimlerinde ise 1.270.424 (yüzde yaklaşık 3,8) olarak gerçekleşmiştir. Bu bahsini ettiğim geçersiz oy oranlarının Türkiye seçimlerinde bu kadar yüksek olmasının oy pusulasının düzenlenmesi ve oy kullanma yöntemindeki sorunlarlada ilişkili olduğu açıktır.

Mevcut  baraj sistemindeki yanlışlara gelince,
Bunları saymakla bitmez. Ama ben yide bir aktüel örnek vereyim. Türkiye'deki seçim barajının yüksekliği nedeniyle DEHAP'ın AHİM'e yaptığı başvurunun sonucu bugün (30.01.2007) belli olacak. Yani Türkiye bu davada mahkum olacak. Çünkü Türkiye’de uygulanan %10’luk seçim barajının "çoğulcu demokrasi açısından temsil ve meşruiyet sorunu yarattığı" hemen hemen bütün hukukçular tarafından kabul edilen ve bilinen bir gerçek.

AIHM hakimleri, bu adil olamayan %10’luk seçim barajı yüzünden Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki seçmenlerin siyasi tercihlerinin meclise yansıtılmadığını kararını da açıkça belirtecek. Ve bunun yanında Türkiye’deki bu durumun demokrasi ve çoğulcu parlamenter sistem açısından sorun teşkil ettiğini ister istemez vurğulayaçak.

Dolayısıyla benim de bu sütunda Seçim sistemi için önerilerim“ başlığı altında 11 Eylül 2006 tarihinde belirtiğim gibi, AIHM, verec
eği kararında Türkiye’de temsilde adalet ve yönetimde istikrarın doğru uygulanabilmesi için öncelikle halkın tercihinin TBMM’ye adil yansıyabilmesinin gerektiğini vurgulayacak. Bilakis kararında seçim bölgesini direkt yani birinci oylarla kazanmış partilerin adaylarının Türkiye genelinde yüzde on barajını bağlı bulundukları partile aşmasalar bile, en az üç direk bölge seçimini kazandıkları için, bu durumda olan partilerin Türkiye genelinde almış olduklar oylar, partilerin illerde almiş oldukları oylara orantılı olarak TBMM´ye yansımalıdır diyecek.

Dolayısıyla Türkiye’de 3 Kasım 2002 tarihinde düzenlenen genel seçimlerde DEHAP’ın Şırnak milletvekili adayları olan Resul Sadak ve Mehmet Yumak’ın partilerinin kentte yüzde 45,95 oranında oy almasına rağmen kendilerinin milletvekilli seçilememelerini, yanlış bulacak ve ister istemez meseliy hukusal olarak eleştirecek.

Demokratik ülkelerde uygulanan seçim sistemleri

Demokratik ülkelerde uygulanan seçim sistemleri iki ana grupta sınıflandırılmaktadır. Bunlardan birincisi 'Nispi Temsil’, diğeri de 'Çoğunluk’ sistemidir.

Eğer bir parti seçimlerde yüzde beşin üzerinde oy almışsa (yüzde beşlik seçim barajı) veya en az üç seçim bölgesini direkt oylarla kazanmışsa, parlamentoda temsil hakkına sahip olmalıdır. Yani TBMM´de grup kurabilmelidir.

Seçmenler tercih oyları kullanarak, listelerde istedikleri adayın milletvekili olmasını daha rahat sağlayabilirler. Seçim yasasında ve Tüzükte yapılacak düzeltmeler, Avrupa Birliğine girmek isteyen Türkiye için çok önemlidir. Ç
ünkü, Türkiye´nin çoğulcu bir demokrasiye ihtiyacı var.

Ve bunun yanında Türkiye’ye AİHM sonuç olarak diyecekki;

Senin
"Mevcut seçim sistemin temsilde adalet ilkesini yansıtmamaktadır. Mevcut tabloya bakıldığında seçmen iradesinin büyük bölümü TBMM'ye yansımıyor. Bu senin ülkende temsilde adalet ilkesinin olmadığının göstergesi. Ülkende temsilde adaletin sağlanması gerekir. Bu vesileylede dağdakiler ovada siyaset yapabilir. Ayrıca, ulusal barajın yüzde ondan (%10) yüzde beşe (%5) indirilmesi durumunda büyük partilerin tek başına hükümet kurmasına imkan vardır. Bu amaçla istersen seçim çevrelerinin daraltabilirsin.  Eğer AB´ye üye olmak istiyorsan bundan böyle seçim barajını yüzde 5’e  düşürmen zaruridir."

Fazit
Daha doğru bir sistem için, öncelikle sağlam bir meclis oluşturulmalı. Milletvekili sayısı düşürülmeli. İnsanlar seçim hakkında bilinçlendirilmeli. Milletvekilini partilerin belirlediği ilk sıradaki aday değil, halk belirleyebilmeli. Yani doğrudan istediği kişiyi seçebilmeli. Baraj yüzde beşe düşürülmeli. Ayrıca siyasi parti yasası da değistirilerek seçimlerin daha dürüst ve güvenli bir şekilde yapılması gerekiyor.

Bu yazı toplam 8486 defa okunmuştur
Seçim Yasası
 // Kamuran OLTULU
Muhterem Hocam, ilk önce sayğı ve hürmetlerimi iletirim. Bakınız Mehmet Ağar DYP olarak iktidara geldiklerinde ilk işlerinin Siyasi Partiler Yasası’nı değiştirerek parti disiplini içinde lider sultasını önlemek olduğunu belirti. Kendileri bu konuda aynen sizin ğibi düşünüyor. Ayrıca “ya cumhurbaşkanını halk seçer ya da yetkileri parlamenter demokrasi sınırlarına çekilir. Ancak bunların hiçbiri seçime beş kala tartışılmaz. Seçimden hemen sonra olur” dedi. Yüzde 10 barajının istikrar için korunmasının gerekli olduğunu ama Türkiye milletvekilliği ile bunun dengelenebileceğini söyleyen Ağar, “Mevcut sisteme göre Meclis kuruldu. Buna rıza göstermek gerekir” diyerek 2008 bütçesinin hazırlanması için cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra eylül ayında seçimlerin yapılması gerekebileceğini söyleyerek, “Bu saatten sonra hiçbir seçim baskın olmaz” değerlendirmesinde bulundu. ...
çok güzel
 // osman
bence çok güzel bir yazı ancak anlayana zaten yüksekova haberdende bu bek lenirdi. ...
Yolunu arayan ülkelerden bir tanesi Türkiye.
 // Deniz ONUR
Muhterem Hocam, Yaşar Kaya ise aynı konuda, sizden çok farklı düşünüyor. Yaşar Kayaya ğöre "Olaylar çok hızlı gelişiyor. Bu gelişmeler, Ortadoğu merkezli olmak üzere üç kıtayı sarmış durumda. Yeni bir konağa geldiğimiz belli, bu yeni durakta herkes yolunu arıyor. Yolunu arayan ülkelerden bir tanesi Türkiye. Cumhurbaşkanı seçimi ve genel seçim için havaya girilmiştir. Kemalistler Erdoğan ve ekibinin Çankaya yolunu kesmek için bu meclis Cumhurbaşkanını seçemez, seçim yapalım, yeni bir meclis seçsin diyorlar. Bu meclis meşrudur, seçilerek gelmiştir. Seçime bir gün kalsa dahi Cumhurbaşkanını seçebilir. Son saate kadar kanun yapma yetkisi var, gerisi kasaba goygoyculuğudur. Erdoğan olmazsa bir başka Ak Partili olacaktır. Çankaya sadece Kemalistlere özgü bir makam değil. Bu ülke de onların çiftliği değildir. Genel seçimlerin AK-Partiyi iktidara tekrar taşıyacağı ihtimali uzak değildir. Hele hele bu son günlerde derin devlet, ırkçılık ve kafatasçılığın üstüne giderse, gücü yeterse, Teşkilat-i Mahsusa ve ittihatçılık ya büyük darbe yer, yahut sonu gelir. Bunlar ihtimaldir tabii." ...