Bedri Çallı

Savurganlıklarımızın icmali

20 Eylül 2008 Cumartesi

Platin dergisi, savurganlıklar ülkesi Türkiye'nin enerji, tarım, ekmek, su ve ilaç gibi en temel alanlarda yaptığı israfı araştırmış. Milli gelirimizin 8"de birini, yani yaklaşık 100 milyar doları göz göre göre çöpe attığımız sonucuna varılmış.


Toprak ananın hor kullanılması, bir çok çevre olumsuzlukları, tahribatları, kimyevi maddeler, kuraklık vb. nedenlerle canlılar açısından hayati önem arz eden ürünlerde ciddi ölçüde düşüşler gözlenmektedir. Bu olumsuzluğa dikkatleri çekmek amacıyla bundan önceki bir yazımda kıtlık tehlikesine ve yapılan israfa dikkatleri çekmeye çalıştım.


Akabinde Platin dergisinde bu paralelde çıkan bir yazıdan alıntılar yaparak edindiğim bilgileri siz değerli okurlarımla paylaşmak istiyorum.


"Elinize bir çanta tutuşturup “bunun içinde 100 milyar dolar var” deseler, çantayı alıp hiç düşünmeden çöpe atar mıydınız?" diye soruyor.


Oysa tüm Türkiye olarak farkında olarak yada olmayarak çantadaki bu paranın çöpe atılması için kamusundan özel sektörüne, Tüketicisine kadar pek çoğumuz bir olup üzerimize düşen savurganlığı yapıyoruz. Hepimizin çok yada az, bunda payı vardır.

 

Platin; Türkiye, israf ettiği parayla 2007 sonu itibarıyla 247.2 milyar dolar olan dış borç stokunu 2.5 yılda eritebilir, Tespitinde bulunmakta.


Platin, yukarıdaki her kalem için ayrı ayrı tespit ettiği israfı, yani çöpe giden parayı aşağıda kalemler halinde ortaya koymuştur.

 

Tarımda israf 54 milyar dolar

 

(TZOB) Türkiye ziraat odaları birliğinin geçtiğimiz Temmuz ayında hazırladığı bir rapor"a göre tarım sektöründe 54 milyar dolar israf yapıldığına işaret edilmiştir.


Bu büyük kaybın en önemli nedenleri tarım ürünlerinin hasat, taşıma, depolama ve tüketim olarak belirlenmiştir. Ayrıca yeterli zirai mücadele yapılmaması. Ülkemizde sertifikalı tohum fiyatlarının yüksekliği, çiftçilerimizin bu tohumu kullanmasını imkansızlaştırıyor. Böylece verimin artırılması mümkün olamıyor.


Gizli işsizlik 10 milyar


TZOB"nin raporunda hayvancılıkta kaybımızın büyük bir kısmı yeterli et ve süt elde edilememesi olarak belirtilmektedir. Bunun önemli nedenlerinden biri hayvan hastalıkları olduğuna işaret edilmiştir.


TZOB Genel Başkanı Şemsi BAYRAKTAR Tarım sektöründe bir başka kayıp ise sulama alanında yaşandığını belirtiyor. Ülkemizde, sulama imkanı olmasına rağmen halen sulanamayan 900 bin hektar arazi bulunduğunu, bu arazinin DSİ tarafından sulama olanağına kavuşturulması halinde, sulamaya açılan arazi miktarı %64"ten %90"a çıkarılacağı ve ülke ekonomisine 2 milyar ytl. değerinde üretim artışı olabileceğini belirtiyor.  


Rapora göre Türkiye"deki enerji tasarruf potansiyelinin yaklaşık 500 milyon ytl"si tarım sektöründe israf edilmektedir. Tarımda gizli işsizliğin neden olduğu kaybın ise 10 milyar doları aştığı belirtilen raporda, tarımda gizli işçi sayısının 1 milyon 350 bin kişi olduğu vurgulanıyor.


Şemsi BAYRAKTAR “tarımdaki israf ve verimsizlik önlenirse yılda 54 milyar dolar ekonomiye kazandırılacağını” ifade etmektedir.


Yıllık ekmek israfı 900 milyon ytl.


Zengin yoksul ayırt etmeden her sofra"nın vazgeçilmezi olan ekmek, Türkiye"de en çok israfı yapılan ürünler arasında yer alıyor. Ankara Ticaret Odası"nın açıkladığı rapora göre, ülkemizde 10.9 milyon kişi açlık sınırının altında bir gelire sahip. Buna rağmen Türkiye"de her gün 1.220 ton, yılda ise 450 bin ton buğday çöpe atılıyor.


Aynı bu rapora paralel olarak Toprak mahsulleri ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü"nün ekmek israfı ve Tüketici alışkanlıkları adlı araştırmasına göre 200 gramlık günlük ekmek üretiminden 6.1 milyon ekmek, yılda 450 bin ton buğdaya tekabül ettiği ve çöpe atıldığı belirtilmiştir.


Bu israfı hanelerde %41, fırınlarda%38, lokantalarda %14, iş yerleri ve öğrenci yemekhaneleri %7 olarak sıralamıştır.


TMO Genel Müdürü, bu israfı çok anlaşılır bir örnekle açıklamıştır. Ülkemizde, israf edilen ve çöpe atılan ekmek parasıyla 100 yataklı 60tane hastane  veya 32 derslikli 18 tane okul yapılabileceğinin altını önemle çizmiştir.

 

Tüketim alışkanlığı değişmeli


Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü İsmail KEMALOĞLU dünya buğday üretiminde ilk 10 ülke arasında bulunmamız, ihracatçı konumunda olmamızın uzun dönemli ekmek ihtiyacını garantiye aldığımız anlamına gelmediğini ve gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerektiğini kaydetmiştir.  


İsmail KEMALOĞLU, Üretimi artırma ile birlikte ürettiklerimizi tüketirken de toplumsal bilincimizin artırılması, Halkımıza ekmeğin kutsal bir nimet olduğu ve israf edilen ekmekte milyonlarca aç insanın hakkının olduğu bilinci verilmesi gerektiğini ifade etmiştir..  


Türkiye"nin Tarım alanına yeterli önem ve yatırım yapmadığını çarpıcı bir kıyaslamayla şu şekilde izah etmek mümkün. Türkiye"nin Tarım ihracatı 10 milyar dolar iken, Türkiye"nin %7"si kadar tarım arazisine sahip olan Hollanda"nın ihracatı ise 41.9 milyar dolardır. 


Boşa giden enerji 16.5 milyar 


Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye"de de gelecek yıllarda büyük bir enerji sıkıntısı yaşanacağı aşikardır. Gelecek 15 yılda enerji talebinin %50 artacak olması alternatif enerji kaynaklarının henüz ekonomik olmaması, artan talep nedeniyle enerji fiyatlarının hızlı bir tırmanışa geçmesi ve ekolojik dengenin alarm vermesi Türkiye"yi de olumsuz etkiliyor. 


Elektrik İşleri Etüt İdaresi"nin (EİE) verdiği bilgilere göre Türkiye OECD ülkeleri ortalamasına göre 2 kat, Japonya"ya göre 4 kat daha verimsiz tüketiyor.  


Oysa Türkiye 2020 yılına kadar enerji talebini %15 azaltabilirse yılda yaklaşık 16.5 milyar ytl. tasarruf etmiş olacaktır.  


Elektrik İşleri Etüt idaresi Genel Müdürlüğü özellikle binalarda enerji verimliliğine yönelik toplum bilincinin artırılması gerektiğini ifade etmiştir.. Ayrıca bu alanda yürütülen İPAB Projesi Müdürü Sabahattin ÖZ"e göre 2020 yılı enerji talebinin karşılanabilmesi için 72.5 milyar ytl, iletim ve dağıtım şebekelerinin gerçekleşmesi için 11 milyar ytl.lik yatırım yapılmalı denilmiştir. 


7 milyar dolarla havayı ısıtıyoruz.  


Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) Başkanı Levent ÜRKMEZ, Türkiye"de enerji israfı"nın nedenlerinden biride bina yalıtımlarının yeterince iyi yapılmamış olması konut satın alırken, yalıtımın da sorgulanması gereken en önemli özellik olduğu ifade edilmiştir.  


Soyumuzu boşa harcamanın maliyeti 2.7 milyar ytl.


Kanada, ABD gibi gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 8.000 ila 10.000 M3 iken Türkiye"de bu rakam ne yazık ki 1500 M3 yani Türkiye su fakiri ülkeler arasında yer alıyor. Su Vakfı"nın açıklamasına göre Türkiye"de suyun %75"i Tarım sektöründe, %15"i evsel amaçlı, ve %10"u sanayi sektöründe kullanılmaktadır. Türkiye Ziraat odalarının raporuna göre ülkemizde tahminen 2.7 milyar YTL. değerinde su israf edilmektedir. 


İlaçtaki kayıp 500 milyon dolar


Yıllık ilaç tüketiminin yaklaşık 15 milyar dolar olduğu Türkiye"de önemli ölçüde ilaç israfı yaşanmaktadır. Ne yazık ki ilaçlar akıllıca kullanılmıyor. İlaçlar doktor reçetesi olmadan, birilerinin tasfiyesi üzerine  de veriliyor. Doğru doz yada doğru süreye oyulmuyor. Bu konuda toplumsal bilinç aşılanmadığı sürece her yıl 500 milyon dolar nispetinde kayıp yaşandığı Sağlık Bakanlığı Müsteşar yardımcısı Orhan Fevzi GÜMÜŞOĞLU tarafından ifade edilmiştir.  


Dergide ki tespitlerde yer alması gereken bir savurganlık da şu 


Evet, Platin dergisinde yer alan savurganlıklar listesinin yeterli tespitlere açık olmadığını düşünüyorum. Buna bir örnek vermek istiyorum. 

 

Geçen yıllarda bir askeri komutanın makamında otururken santralden komutana bir telefon bağlandı. Komutan telefonun diğer ucundaki bir karakol komutanını çok sert bir şekilde azarlıyordu.


Komutan, “bana köyden ihbar geldi, siz olur olmaz akşamdan sabaha kadar o dağlara gereksiz bir şekilde ağır silahlarla ateş ediyorsunuz. Halkı huzursuz ettiğiniz gibi her gece bir servet heba ediyorsunuz. Kardeşim, siz bir havan mermisinin bu ülkeye ne kadara mal olduğunu hiç hesap ettiniz mi” Şeklinde sordu.  


Tesadüfen şahit olduğum bu görüşme, her hangi bir yoruma gerek olmadığını gösteriyor. Bana göre yıllar önce bir barış ortamı sağlanabilseydi, askeri harcamalar eğitim harcamalarının gerisinde kalsaydı, bu gün Türkiye, gelişen ülkeler sıralamasında hak ettiği yeri almış olacaktı. Barış ve kardeşliği savunanların sesi doyulmadıkça, bize çok yazık demekten başka bir şey düşmüyor. 19/09/2008  

Bu yazı toplam 12358 defa okunmuştur
ÛĞUR'u VURDULAR
 // mehmet SOYLU
Annemin babamdan kalma düslerini sayikliyordum.Uçurumlara sevdali kanatsiz
kelebekler misali düslerimi suluyordum Tanri'nin Gözyaslariyla.Susuz kalmis
bir cografyada umudun adini UĞUR koydugumdan bu yana uykularim senleniyor.


Bu gün UĞUR' u vurdular,kanlari kir deryasindan kurtulmamisti
adamlarin.Agizlarinda salya ve gözlerindeki nefretin sonrasinda tek bir
agitla vurdular.Kayip bir cografyanin en gizemli kentinde oyunlarina henüz
isim bulamamisken vurdular UĞUR' u.Ben yasli ve yasakli ömrümün en hazin
notalarinda,çocuk gülüslerine tapmak için zaman kollarken,annesinin kollarinda
umarsizca can çekisiyordu.Hastalikli hallerimizin disinda gecen her saatin
ardindaki türküleri kucagina saklamisti UĞUR.Vuruldugu yerde hala çocuklar
sevda ve özgürlük türküsü okuyorlar.Vuruldugu yerde hala kan aglayan
yüreklerinin acisini bile severek BARIS diye haykiran analar gözyaslari
akmasin diye mendiler süslüyorlardi.


Bu gün UĞUR'u vurdular,çocuklarin katillerine ne ad koyabiliriz UĞUR ??Her
yönümün adini seninle çagirirken nasil da gökkubbeden yapilmis bir mezarin
orta yerine misafir edebiliriz ki seni bilmem?Sakaklarinda besledigin
islakliklarin öcünü almaya yemin ediyor DUSDASLARIN.Ölüme fetfa veren
canilerin, huzur buldugun sokaklarda dolasamadigini biliyor musun UĞUR ?Sana
mektuplar biriktiren koca koca adamlar nasil da karanfiller tasiyordu
yattigin topraga görmeni isterim.


Bu gün UĞUR'u vuramadilar.yattigin topragi ve besledigin hüznü öpüyorum
SEVGILI UĞUR......
22 Kasım 2008 Cumartesi 10:46
+++++++++++
 // botan
size katılıyorum...
19 Ekim 2008 Pazar 13:25