Bedri Çallı

Sarı Aslanların Sendelediği An

27 Ağustos 2009 Perşembe 18:40

Dün Yüksekova ilçemizin hava meydanı mevkiinde meydana gelen talihsiz trafik kazası, tüm Hakkari’nin üzerine karabulutlar gibi bir hava bıraktı. Hüsamettin ve Selda Sarı kardeşlerin bu kazada hayatlarını kaybetmeleri tüm insanlığın yüreğini bir ateş gibi yaktı.

Ne yazık ki bu acı haberi, olayın hemen ardından internet nimeti ve Hakkari’nin en ciddi hizmetlerinden olan www.yuksekovahaber.com sayesinde herkes gibi ben de öğrenmiş oldum.

Bunun üzerine bugün sabah saatlerinde cenaze törenine yetişmek üzere Yüksekova ilçemize hareket ettim. Akalın mezarlığına 500 – 600 metre kala ancak araba park edecek yer bulabildim. Bu cenazelerden dolayı Yüksekova ovasında araba park etme olanağı bulamama insana çok şey anlatıyordu aslında.

Mezarlığa vardığımda defin işlemleri henüz başlamıştı. Cami imamının okuduğu surelerle birlikte defin işlemi devam etti. Ardından telkin okundu. Telkinin akabinde ağabeyleri İrfan SARI, büyük acısıyla ağlamaktan zor konuştuğu o ses tonuyla ve mezarlıkta bulunan insan selinden dolayı epey uzaktan dinlerken, sözlerin hiç birini anlama olanağım olmadı.

Mezarlıktan ayrılırken ağabey Emin SARI ve diğer yakınlarının olay karşısındaki şaşkınlıkları, perişanlığı ve yıkılmışlığı içler acısıydı. Allah-u taala insanlara bu tür acılara karşı dayanma gücü veriyor.

Bu kadar acı bir günde taziye evinin önüne geldiğimizde, insanların acısını nispeten küçültecek tatlı bir tartışma başladı. Büyük acının paylaşılması için gelen yoğun insan kitlesinin taziye evine yerleşmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle taziyenin cami de yapılacağı ve avlunun kullanılacağına karar kılındı.

Cami avlusunda SARI ailesinin büyükleri, gelenlerin baş sağlığı dileklerini kabul ettiler. Bu esnada ağabey Emin Sarı yaptığı konuşmasında kitleye doygu dolu ve bir o kadar anlamlı bir konuşma yaptı.

Kendi acılarını bir kenara koyarak, “Bizim gibi nice insanlar bu yaşlarda gençlerini kaza ve çatışmalarda kaybediyorlar, bizler de onlardan biriyiz. Allah bu tür acıları hiç kimseye göstermesin” şeklinde temennide bulundu. "Evet Sayın Sarı, ne yazık ki ben de o acıyı tadanlardan biriyim." diye kendi kendime söylendim.

Gerek mezarlıkta ve gerekse cami avlusu yada camide taziye esnasında gördüklerimden dolayı bir an için "Sarı Aslanların yıkıldığı an" yada "Sarı Aslanların çöktüğü an" gibi bir yazı başlığı aklımdan geçti. Ama bu kadar büyük bir acı karşısında metanetlerini ve sabırlarını kaybetmeyen, buna taktiri ilahi deyip ayakta durmaya çalışan bu insanlara böyle bir başlık yakışmıyordu.

Evet onlara Sarı Aslanlar diyorum, çünkü tanıdığım son 11 yıl boyunca Yüksekova’da İrfan, Şemdinli’de Emin kardeşler aslanlar gibi halkıyla omuz omuza hizmet veriyorlar. Yeri geldiğinde bu halkın sesi, yeri geldiğinde kulağı ve yeri geldiğinde bu halkın dili olmayı başardılar.

Bu halk bu acı günde görevini yaptı ve SARI ailesinin en zor anlarını hep birlikte paylaştı. Sevenlerinin bu acılarını sadece Yüksekova halkı paylaşmadı. Çevre il ve ilçelerden bizzat katılanlarla birlikte internet ve telefon yoluyla yurt içi ve yurt dışından insanlar katıldı.

Eminim ki bu kadar acı bir günde, taziyeye katılanların paylaşımı ailenin yüreğine su serpmiş, acılarının küçüldüğü ve gurur verici anların yaşandığı olmuştur.

Bu durumlarda söylenen merhume ve merhumeye Allahtan af ve mağfiret temenni ediyorum. Ailesinin ve tüm sevenlerinin başı sağ olsun, yakınlarına ve sevenlerine Allah sabır niyaz eylesin. Hiçbir zaman gidenler geri getirilmiyor, ne yazık. 

Bu yazı toplam 6850 defa okunmuştur
çok yazık oldu
 // cht
gerçektende şuan bu yorumu yazarken bile ağlıyorum onlar için çok talihsiz bi şey.acımız büyük ailesi ve sevenlerine başsağlıgı diliyorum.umarım bir daha böyle kazalar yaşanmaz....
28 Ağustos 2009 Cuma 16:44
büyük bir kayıp
 // deniz
hakkari'ye gönül vermiş ve kürditan sevdasıyla her zaman halkıyla bereber olan sarı ailesine başsağlığı diliyorum allahın rahmetine kavuşanlara da allahtan rahmet diliyorum mekanları cennet olsun...
28 Ağustos 2009 Cuma 10:37