İrfan Sarı

Saptırılan gündemin Türkiye’si

24 Mart 2014 Pazartesi 00:40

Angajman kuralları gereği, bir Suriye jeti düşürüldü. Biliyorsunuz.

Başbakan miting alanında yere göğe sığdıramadı bu eylemi… Pilotların ellerine sağlık babında işledi sözlerini…

Günlerdir cemaatin hışmına uğramaktan bi hal olmuştu.

Bununla miting meydanlarında neşesini buldu.

Gezi parkı olayları, polisin terör estirir tavrı, cemaatin kaset servisleri e tabi bakanlar ve çocuklarının namuslu(!) para alışverişleri derken twitteri kapatma başbakan ve AKP’ye nefes alacak alan bırakmamıştı ki;

Suriye uçağı imdada yetişti.

Şu Allah’ın işine bak!

Bu kadar sıkışmışken iktidar, nerdeyse üçe bölünmek üzere olan Suriye angajman kurallarını çiğniyor. Adeta “gelin uçağımızı düşürün” diyor.

Ne güzel hareketler.

Mafya kuralları ve oyunlarına benzeyen, cemaat-AKP savaşının, ayağa düşmüş yöntem ve biçimsiz kavgasının kokusu ortalığı kasıp kavururken elbette Türkiye’de bir günden saptırma gerekliydi…

Hele yerel seçim öncesi, giderek yükseliş gösteren Kürt muhalefeti yani BDP iktidarı iyice panikletti…

Ayrıca HDP’nin Türkiye kentlerindeki siyasi karizması oturdukça, korku-endişe karışımı bir hal oluştu…

HDP Seçim ofislerine, parti binalarına yapılan faşist-ırkçı linçler karşısında yükselen tepkiyi de görünce iyice afalladılar.

Özellikle 21 Mart Diyarbakır Newrozundaki mesajlar, Kürtlerin mücadelesinde ne kadar istikrarlı olduklarını ve yakaladıkları rüzgarı nasıl sahiplendiklerinin açık bir ifadesi oldu. Süreç için; test hamlesinin bitip müzakere ayağının başlaması gerektiğini ifade eden Sayın Öcalan, bir kez daha olağan üstü liderliğini konuşturmuş oldu.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık’ın; eski tarz Türkiye siyasetinin kendisini yenilemesi gerektiğini, artık Kürtleri kandırmanın mümkün olamayacağını, Batı Kürdistan’daki oluşumun ve gelişmelerinden bu anlamın çıkarılması gerektiğini vurgulaması ayrıca iktidarı can evinden vurmuş oldu.

AKP siyasetinin özellikle bu dönemde foyasının açığa çıktığı görülüyor.

O eski özgüvenle, miting alanlarındaki yatırım propagandalarının artık işlenemediği gerçeği iyice kendini ele veriyor.

Öve öve bitiremedikleri faiz oranları, bitirilen IMF borçları, çılgın projeler artık seçim meydanlarında tek başına yetmiyor, yanında Türkiye’nin gidişi ile ilgili açıklamalarda gerekiyor. İşte bu noktada tıkanıyorlar.

Polis şeflerinin, hakim- savcıların yerlerinin değişikliği de gündemi sakinleştiremiyor.

İşte bu sıkışıklıktan kurtulmak için yaratılacak suni bir gündem bu gündeme ilişkin sansasyonel getiri peşine düşüldüğü okunabilir.

Fakat kanımca bu gidiş AKP ve devlet politikalarının depar atmadan yoksun olduğunu gösteriyor.

Tek çıkış yolu başlatılan müzakere sürecinin anlamlandırılması gibi gözüküyor. Ancak Türkiye kamuoyuna bunu anlatacak cesareti yok gibi Başbakan Erdoğan’ın.

Fakat kaçınılmaz olarak, Kürt meselesinde müzakere, Sayın Öcalan’ın özgürlüğü, Kürt dilinin serbestisi, Kürt siyasetçilerin cezaevlerinden çıkması Türkiye siyasetinin tek çıkışı görünüyor.

Çünkü hiçbir suni gündem Türkiye’nin şu halini paklamaya yetmeyecektir aksine sürekli sorunlarını büyütecektir.

Angajman gereği de olsa Suriye ile bir didişmenin kimseye fayda sağlamayacağı da ortadadır.

Bu yazı toplam 6850 defa okunmuştur
gerçeklerden kaçmak
 // fırat
bu özgüvensizlikle yüzde 45 yaptı. bana sorarsan çıkıp herşeyi anlatmamasındaki korkusu bdp kanadına karşı güvensizlik.çünki gerek gülten kışanağın gesekse de sallahattin demirtaşın biz chp ve mhp ile de du süreci devam ettiririz demeleri akp kanadında çok büyük bir güvensizlik oluşturdu.bu yönüyle süreç için akp yi yanlızlaştırmak doğru değil.bdp ise bençe dindar müslüman kürtlerin de desteğini alma onların da partisi olabilme çabası sergilese ne kadarta muhteşem olurdu düşünsenize artık insanlardan zorla oy almak gibi bir derdimiz de olmazdı değil mi kardeşim severek okuyoruz seni bunları da yaz lütfen....
02 Nisan 2014 Çarşamba 18:39