1. YAZARLAR

  2. İrfan Sarı

  3. Sahte-Sahici Darbe
İrfan Sarı

İrfan Sarı

Yazarın Tüm Yazıları >

Sahte-Sahici Darbe

A+A-

Sahte-sahici arası bir darbe denemesini izledik iki gün önce.

Türkiye bir akşam karartısında, bir grup askerin iki kara parçasını birleştiren köprüleri trafiğe kapatmasıyla olağanüstü görüntüleri yaşadı.

Kafası karışık olanların haricinde herkes bu görüntülerin şaşkınlığı içindeydi.

Kocaman soru işaretleri belirdi.

Karanlıkta karanlık işler yaşanmaya başladı sonra.

Bi taraftan devletin teknoloji harikası TRT darbecilerin, “Yurtta sulh konseyi” adıyla yayınladığı darbe metnini okuyordu. bi yandan da özel televizyonlar da hükümetin temsilcilerini yayına alıyordu.

Harbiden de gece karanlıktı ama olup bitenler katran karasıydı.

Askerler ile polisler arasında ölümüne bir çatışmanın fitili tutuşturulmuştu ki ortaya halk da çıktı.

Sopalar, kemerler, tekmeler halkın silahıydı.

Tank ve teyyareler darbeci askerlerin.

Tabancalar, seri taramalı ve uzun namlulu silahlarda polislerindi.

Ama mikrofonlar da vardı hakiki sahiplerinin elinde.

Hoparlörler de kışkırtıcıların hizmetinde çalıştı.

“Darbe” mevzuu derindir.

Derin mevzuları bu ülke çok tartıştı. Ama elde somut bir şey yok hala.

Onun içindir ki; hala olup bitenlere anlam verenlerin sözü geçmez, ahbap çavuş faşizmini bilenlerin sözü daha muteberdir.

Sahte-sahici ortası bu darbenin ilerleyen saatlerinde sokağa çıkma davetleri ortaya çıktı ki; bu davet tam anlamıyla garipti. Çünkü Türkiye'de sokağa çıkmak neredeyse düne kadar tümden yasaktı.

Sokağa çıkan herkesin okuduğu metin yasak, yaptığı şey külliyen yasaktı.

Ne gariptir ki; bu kez sokağa davet edilenler arasındaki bazı kimseler ile askerler arasındaki çatışma çıktı.

Maalesef ki, 20 yaşında ve hiçbir şeyden habersiz o gençler katledildi, dövüldü, linç edildi en vahimi ise kafaları bedenlerinden kopartıldı.

Türkiye’nin meclisi ardı ardına bombalarla dövüldü hem de parlamenterler ve yöneticilerin içeride olduğu bir zamanda gerçekleşti bu durum.

Genel kurmay başkanı dahil bir çok komutan esir düşüyor kısa süreliğine de olsa.

“Darbe” bu ya! Darbeyi yapanda kanun sanıyor kendini, darbeye karşı çıkan da.

Yüzlerce kişi öldü.

Ve çok sayıda yaralı da var.

Türkiye Türkiye olalı hep “Darbe” vardır ama bu darbe çok konuşulacak ve biraz zor unutulacak gibi. Hatta bu sayfa kolay kolay kapanmayacak sanırım.

Önümüzdeki günler pamuktan şekerle geçmeyecek gibi.

Zira daha gün ağarmadan, hakimler savcılar görevinden alınmaya başlandı.

Komuta düzeyindeki askerler dahil binleri aşkın insan gözaltına alındı.

Yüksek mahkeme yargıçları görevden uzaklaştırıldı.

Böyle, sanki isim listeleri önceden hazırlanmışçasına gözaltı olayları insana düzmece bir darbenin de imalarını veriyor.

Eğer yapılan bir kalkışma ise nasıl oluyor da bir çırpıda suçlular bulunabiliyor?

Ya da her şeyden haberdar ise devlet, neden böylesi bir hamleye fırsat verdi?

Ama sorulardan çok insanı düşündüren sokağın nabzının hep ölüm kokuyor olmasıdır.

Evet, sokak kan dökülmeden durulmuyor bu ülkede.

Ve durmadan demokrasiden söz ediliyor.

Bu yazı toplam 6014 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum