Bedri Çallı

Sağlıksız sağlık

2005-11-25 17:31:42
25 Ocak 2005 tarihinde meydana gelen deprem Hakkari halkını adeta perişan etmişti, ancak yarım asır önce yapılmış ve kendiliğinden yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olan eski devlet hastanesinin can kaybı olmadan yıktırılma kararının alınması, olumlu yönde neden oldu. Yani verilecek sadakamız varmış.

Bu aşamadan sonra zaten yetersiz olan Hakkari Devlet hastanesine ek bir hastane yaptırılması planladı. Bu sevindirici bir gelişmeydi.

Ardından 4. derece deprem şartlarına göre yapılmış ve bundan altı yıl (1999) önce faaliyete geçirilen eski (yıkılan) devlet hastanesinin ek binası olarak yapılan binanın da yıktırılarak 1. deprem kuşağına göre yapılmasına karar verildi. Aslında bu kararında Hakkari halkının lehine olduğunu kabul etmek zorundayız.

2000 yılına kadar Hakkari’nin 4. derece deprem kuşağında yer aldığı, ancak 2000 yılında aslında Hakkari’nin deprem açısından 1. derecede riskli olduğu açıklandı. Yani 2000 yılına kadar Hakkari ilinde yapılan tüm binalar 4. dereceye göre yapılmış ve bu gün Hakkari ilinde iskan edilen tüm binaların %95’i şiddetli bir deprem karşısında risk taşımaktadır.

Aslında o tarihlere kadar 4. derece üzerinden Devlet ve halka bina yaptırıldı. Daha sonra gerçek risk oranı ortaya atılması, akla bazı hesapları getirmektedir. Acaba bu oyunu yapanların inşaat sektörü ile bir hesapları mı vardı. Bu durumda tüm servetlerini toprağa gömen ve 4. dereceye göre bina yapanların tazminat davası açma hakları olmalıdır.

Durum böyle olunca 6 yıl önce yapılmış ve bundan 25 ocak depreminde en ufak bir zarar görmemiş bir binanın apar topar yıktırılması acaba ne derece doğruydu. Bu hiçbir zaman tartışılmadı. Bu hastanenin her biriminin taşınmasının aynı oranda fiziki yer temini ihtiyacını ortaya koymaktadır. ki böyle bir yerin temin edilmesi için hiçbir şey yapılmadı. Kaldı ki taşınacak binalar da 4. derece risk taşıyan projelerle yapılmış binalardan ibarettir. Ayrıca çok önemli bir ekonomik yük ve malzeme yıpranması meydana getirir.

Sağlık Bakanlığı emri vaki bir şekilde hemen hastanenin boşaltılması talimatı verirken, taşınacak yerler konusunda da fikir beyan etmesi gerekmez miydi. Geçici olarak kurulması gereken prefabrik veya başka binanın kiralanması yada hastanenin taşınması için ödenek yollanması gerekirdi. Sağlık Bakanlığı, ili yönetenlerin yetersizliğinden yararlanarak, hemen hastaneyi boşaltıp müteahhit’e teslim edin, bunu ne şekilde yapıyorsanız yapın. Hesabı ile olaya yaklaşması çok doğru değildir.

Valiliğin bile bu konuda Sağlık Müdürlüğünü ve Hastane yönetimini yalnız bıraktığı gözlerden kaçmıyor.

İlin üç tane Milletvekili var, fakat yok. Yani bu konuda halkın çile çekmemesi için hiçbir şey yapmıyor.

Hastane birimlerinin taşınması için her kurumun kendisine düşen görevi dakikası dakikasına yapması gerekir. Oysa, Telekom, Tedaş, Bayındırlık ve Belediye’nin verdikleri destek, öncelikten uzak olduğu gözden kaçmıyor.

Hastanenin bu şekilde düzensiz ve uzun zamana yayılan taşınmasının, önümüzdeki günlerde büyük sıkıntılara yol açacağı aşikardır.

Aslında şu an bile büyük sıkıntılar yaşanmaktadır, ancak halen halkımız şikayet mercilerini tam olarak bilmemektedir. Halkımızın karşı karşıya kalabileceği her yanlış ve haksız muamele karşısında Hakkari Devlet Hastanesi Hasta Hakları birimine başvurması gerektiğini burada hatırlatmakta yarar görüyorum.

Doktor, Hemşire ve diğer hastane personellerinin rahatlıkla görev yapmaları mümkün olamıyor.

Velhasıl bu büyük sorun karşısında zaten yetersiz ve desteksiz olan Sağlık Müdürlüğü ve Hastane yönetiminin yalnızlığa itildiğini insanlar çıplak gözle görmekte ve üzülmektedir. 24.11.2005
bedricalli@mynet.com
bedricalli@hotmail.com
Bu yazı toplam 1202 defa okunmuştur