İrfan Sarı

Şafaktan önce öleceğiz

15 Kasım 2011 Salı 13:28

Başlığa kapılıp ölüm korkusuna girmek yok…

Ama mutlaka şafaktan önce öleceğimiz garanti, çünkü ne zaman ölürseniz ölün ardı bir şafaktır. Tam şafağın doğuşuna da denk gelirseniz oda paranın dik durma halidir.

Deprem tepindikçe sarsılan topraklara dedikodular yağdıran cahillere gün doğdu, ardı arkası kesilmeyen yaygaralar yapan cahil cühela maalesef ki konuşturuyor kendini.

***

Kar yağıyor şimdi Erciş’e ve Van’a.

Afet dediğin böyle bişeydir işte. Deprem olacak ve ardı arkası kesilmeden sürecek sarsıntıları sonra buz gibi hava, çadırsız kalakalacaksınız.

Üstüne üstlük çadır buz sarkıtlarına teslim olurken, kar yağacak.

Şaka gibi olanı ise bu tahminlerin üstündeki afet karşısında Van’ın afet bölgesi olarak ilan edilmemesi…

Vali bile onca örtülmeye karşı sonunda yardım diye açıklama yaptı.

Ama iktidar yani hükümet yani vekilleri, bakanları, başbakanı ve cumhurbaşkanı olan yönetim kombinesi yani devletin ta kendisi afet bölgesi olarak değerlendirmeye alma gereği duymadı.

Neden?

Çünkü afet bölgesi olursa:

  • Bölgedeki ordu birlikleri, kendilerinden istenecek yardımları yapmakla zorunlu tutulacak. Devlet hastaneleri ve askeri hastanelerde bulunanlara parasız bakılacak.
  • Yapılardaki hasarı tespit etmek üzere ilgili bakanlık görevlendirilecek.
  • Binaların yıktırılması ya da boşaltılması gereken hallerde bu durum mal sahibine bildirilecek. Mal sahibinin bu karara üç gün içinde itiraz etme hakkı bulunacak.
  • Hazırlanan hasar tespit raporlarına 30 günlük itiraz hakkı bulunacak. Hasar görmüş binaların tamiri yapılıncaya kadar içine girilmesine izin verilmeyecek.
  • 1 yıl içinde tamir ettirilmeyen binalar yıkılacak.
  • Afet bölgelerinde fen kurullarınca tehlikeli görülen yerler yapı ve ikamet için yasaklanacak. İmar planının değiştirilmesi gereken yerlerde, planlar 5 ay içinde yaptırılacak. İzin verilen geçici baraka inşaatının 1 yıl içinde yıkılması zorunlu olacak.
  • Afetzedelerin taşınmasını gerektirecek durumlarda giderler bakanlık tarafından karşılanacak.

Mevzuat gereği afet bölgesi ilan edilirse şayet Van tüm maddi kayıpları devlet karşılamak zorunda kalır. Mesela sağlık hizmetleri ücretsiz karşılanacağı gibi, kamu personeline yolluk, harcırah, avans ödemeleri yapılması gerekecektir.

Bu sorumluluklardan kaçma halidir Van’ı afet bölgesi ilan etmemek.

Ama biliyorum devletin özellikle 1999 Gölcük- İzmit depreminden sonra çıkarmış olduğu bu mevzuatı bile bu yazıyı okuyup kabul etmeyecek toplum mühendisleri çıkacaktır. Diyeceklerdir ki “her şeyi devletten beklemeyin.”

Genel anlamda ülkenin yöneticileri bacağı kopan karıncanın hesabını versin demiyoruz. Bu ülkede bir afet olmuştur ve bu afetten dolayı sorumluluklarını alsınlar sadece.

Van da mevsim normallerinin üstünde bir doğal iklim esareti var zaten ve bu iklim koşulları hayli uzun sürecektir. Bu biliniyor.

Yani coplu ve biber gazlı saldırılardan vazgeçmeli.

Bu vurdulu kırdılı filmin bitirmesi gerektiği bilinmelidir.

Halkla barışacak politikalar üretmeli…

Yasalarla, vicdanla bu başarılmalı.

Madem şafaktan önce öleceğiz, neden daha çok huzurlu şafak yaşamıyoruz ki…

Bu yazı toplam 6278 defa okunmuştur
yapar
 // memet
erdoğan kadar taş yağsın başınıza o türkiye başbakanı o en iyisini yapar kürdü türkü la çerkez gürcü abaza ermeni ayrımı yapmaz bunu eyi bilin...
18 Kasım 2011 Cuma 00:11
anlamadan cvp yazma
 // yüksel
yüksele cevap yazan kardeşim ne anladında yazdın .vanda gevaşlı bir kadına çadır verilmedi vandaki zabıta niye kürtçe konuşmuyorsun diye çadır vermedi kadının adı yazılı o faşist kafalı zabıta iyimi yapmış sence yüksek ova haber herzamanki gibi sansür yapmış....
16 Kasım 2011 Çarşamba 08:29
SALLAMA BİZİ YA RAB...
 // AVA AZADİ.....
Biliyorum,Kur'anında "bir yaprağın dahi bilgin dışında yere düşmediğini" bizlere bildiriyorsun.Ve tüm hayır ve şerlerin ancak izninle olabileceğini gene kelamında bizlere bildiriyorsun. Sonra 0nbin km'lık çevresi ile dev bir top gibi olan dünyamızın sonsuz uzay boşluğunda başıboş dolaşmadığınıda aklımız ve izanımız ile biliyoruz..Tüm bunları biliyoruzda yerin derinliklerinde biriken gazı Vanımızın altında niçin tahliye ettiğinin hikmetini tam manası ile bilmiyoruz.Bazan diyoruz ki,bir bir öleceğimize binimiz bu deprem vesilesi ile ölüyor ve tüm dikkatleri bu vesile ile derdimize mi çekiyoruz? Yada çok mu şımardık da şehrın altını üstüne mi getirdin?Ne günah işledik ya Rab bizi böyle salladın ve hala sallıyorsun?Bir veli kuluna ilham ey...
15 Kasım 2011 Salı 19:14