Özgür Amed

Rüyalar Hegel gerçekler Davutoğlu

03 Şubat 2015 Salı 10:03

Sayın Davutoğlu, öncelikle röportaj talebimi kabul etmediğiniz için çok teşekkür ediyorum. Gerçekten etseydiniz zaten şaşkınlıktan soracak sorum olmazdı.

Rica ederim, ne demek! Biliyorsunuz demokrasi bizim için eskiden tramvaydı. İstediğimiz yerde biner ve inerdik! Şimdi çok şükür tek koltuklu lüks bir araç! İçinde sadece biz varız… Kafamıza göre inip, gaza basıyoruz ya da yavaşlıyoruz. Yani HDP barajı geçemez…

Ne alaka şimdi? Bir şey sormadım ki HDP ile ilgili!

Pardon! Cumhurbaşkanımız her röportajda özellikle HDP’ye yüklenip moral bozucu şeyler söyleyin dedi de, ben heyecan yaptım biraz. Yanlış yerde söyledim sanırım.

Merakımı bağışlayın ama şuan nerede?

Ne nerede?

Sizi uzaktan kumanda ile yöneten Erdoğan’ın içinde olduğu komuta merkezi! İnsan merak ediyor!

(cevap vermedi, suskunluk)

Peki, başka bir konuyu sorayım! En son Amed kongrenizde prezenin dibine vurdunuz! Kürtçe konuşma yaptınız. Hiç düşündünüz mü Kürtçe bir medeniyet dili midir diye? Hem Kürtçe şeytana uymaktır diyen anayasa profesörü vekiliniz var. Nasıl oluyor o iş Bağlar bakışlım, Xançepek yüreklim! Söyle hele…

AKP çı ğeşe! Oy bidin me, Bê xêr hatî… Ez ji te hez dikim!

Hoop hoop! Size baya yanlış öğretmişler. Kim öğretti bunları?

Mehdi Eker öğretti. Bölgedeki en iyi gübre ve küçükbaş hayvanlardan sonra, öz hakiki Kürtçe bende dedi. Gittiğimiz bir mahallede şirinlik olsun diye kimle Kürtçe konuştuysam yüzümüze kapattılar kapıyı. Cuma İçten arkadaşımız silahları ile zorla açmak zorunda kaldı o kapıları! Bu arada ben Cuma bey kadar şehrini seven görmedim. Her gece satamadığı silahlara bakıp bakıp ağlıyor. Sattıkları silahlar ile şehrini resmen yüksek güvenlikli hapishane gibi koruyor.

Gerçekten duygulanmamak elde değil! Bu yoğunluk aşkına bir şey soracağım, düşük ihtimal ama doğru söyleyin! Kobanê’ye selam gönderirken kendinizde miydiniz? Bilinç kayması yaşamadınız o ara değil mi? Malum, kral daha önce “düştü düşecek” deyip her gün bir laf ederken siz selam yolladınız! Nasıl oldu o iş?

Stratejik rezillik yani pardon işte derinlik kitabımda da ifade ettiğim üzere kim güçlü ise onun yanında oluruz. Hele hem güçlü hem de Kürt düşmanı ise off of tadından yenmez! Besleriz onu! Açarız kollarımızı, kapılarımızı onlara. Yollarımız onlara sevgi dolu silah taşır. Bizim basit kuralımız budur.

Tüm bunların ortasında Kobanê zafer kazanınca ne hissettiniz?

(Ağlamaya başlıyor) Hani Allah’u ekber diye bağırıp üst üste havan topu atan işidlinin üzerine havan topu düştü ya, hani bazen paraları sıfırlayamazsın ya, hani bazen ABD’ye aşk/ıstırap dolu mektup yazarsın ama ulaşmaz ya, hani bazen başbakansın ama asla değilsindir ya… İşte öyle hissettik. (Hüngür hüngür ağlamaya geçiyor, mendil uzatıyorum)

Ağlamanız geçti ise başka bir konudan bahsetmek istiyorum. Bu yıl AKP’den aday olacak kişilerde aradığınız kriterlerin çok değiştiğine dair dedikodu dolaşıyor. Doğru ise acep nedir?

Kesinlikle doğru değildir! Asparagastır! Vatanını, milletini seven, davasına bağlı, helal üst emmiş, namazında niyazında herkes partimize başvurabilir demek isterdim ama diyemiyorum! Doğrudur değişti. Çok şeffaf olmaya karar verdik. Üçkâğıtçı, düzenbaz, yalan atma kabiliyeti yüksek, yüz kızarma süresi Mehmet Metiner kadar geç olan, kişisel gerileyişini Şamil kadar tamamlamış, siyaset ile ticareti Yiğit kadar beraber götürecek genç dinamik ve zıpkın adaylar arıyoruz. Hegel ‘her dönemin ruhu vardır’ diyor. Bu dönemde de millet bu tür adayları hak ediyor bizim gözümüzde. Nasılsa seslerini etmiyorlar!

Size oy veren herkesi biraz köle olarak görüyorsunuz sanırım! ?

Ya onlar bilir! İş, kayırma, bir maaş bağlama bizde! İsterse yanaşmasın… Mezarda yatanları AKP seçmeni, kocası erken ölsün de maaş alabilsin diye yaşlı nineleri kazanmışız. Dirisi ile mi baş edemeyeceğiz! Halk bunu istiyor biz de artık açık açık vereceğiz! Kabul etmeyenlere de verecek sınırsız gazımız, fişeğimiz var.

Hegel demişken onu rüyanızda da gördüğünüzü ve hatta sohbet ettiğinizi söylüyorsunuz. Sağ olsa Yenişafak veya Star’da köşe yazdırır mıydınız? Size Kürtlerin sorunu en üst geist’e (tine) ulaşamamasıdır falan diyor mu?

Rüyalarımda çok derin tartışmalar yapıyoruz. En son cemaat konusunda uyardım. Şayet öyle bir yönelim olursa gözaltına alınabileceğini ve günlerce onu süründüreceğimizi söyledim. Ergani ilçesinin gençlik kolları için öneride bulundum…

Yeryüzünde hiçbir siyasi öngörüsü tutmayan iki üç kişiden birisiniz. Bu yolda başarılarınızın devamını diliyorum. Tamam mı?

Cumhurbaşkanı beni çağırıyor. Bye

Bu yazı toplam 9438 defa okunmuştur
her biji
 // murat
Yerinde ironi paylaşım,hele sürekli felsefeden bahsedisen,şu eğitimdeki felsefe derslerinin seçmeli olması ve en az atama magduriyetini de ele alırsan çok daha iyi olacak hevale heja....
03 Şubat 2015 19:45