Özgür Amed

Rojin'in Parfümü, Hüsonun Everesti...

09 Ocak 2012 Pazartesi 20:54

Bildiğiniz üzere Roboskî köyünden 5-6 kişi tutuklandı. Yakınlarını kaybeden bu şahıslara, Kaymakam’a gösterilen tepkinin faturası çıkarıldı. AKP o kadar demokratik bir yapı ki, 35 kişinin katledilişini onlara yıkmadı. Valla şahsen ilerleyen günlerde beklerim. “F-16 sinyallerine girip, yanlış yönlendirip Pentagon’a saldırı hazırlığında iken yakalanan köylüler” diye devam eden bir haberi ulusal medyanın vicdansız akan sayfalarında ve emir ile çalışan ‘son dakika’larına sıkışmış TV ekranlarında görmek…

Geri kalan köylüleri de bir şekilde bitirecekler. Oradan sürecekler. Acılarını taze tutturmayacaklar. Bürokratik saçmalıklarla ‘pes ettirecekler” onları…

Olayı örtbas etmek için Başbuğ’u bile tutukladılar. Başbuğ tutuklanmazsa Erdoğan ne yapardı bilinmez. Aniden maaş zammı, Afrika safari turu, Resmi tatil ilanı, Arınç’ı hapse koyma gibi sürrealist çalışmalar, olabilecek bazı olasılıklar arasında idi. Neyse ki İlker efendi yetişti…

***

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik Şanlıurfa'da Özel Çağlayan Okul'unda eğitim gören Somalili kız öğrencilerin kısa sürede Türkçeyi öğrenmelerini takdir ederken ilginç bir yol seçti. Çelik, Fatma isimli Somalili öğrencinin konuşmasını dinledikten sonra kürsüye çıkarak, "Kürtlere 70 yılda Türkçe öğretemedik ama Fatma üç ay gibi kısa bir sürede Türkçeyi öğrenmiş" demiş…

Geçmiş askeri nizamın Urfa’da kudurmuş, zuhur bulmuş halidir bu. Mareşal Fevzi Çakmak yanında halt yemiş…

Bakanın aklı yarımdır. Bahsettiği 70 ilin ilk taksitini Roboskî köyünden aldılar. Diğer yarısı için de ilerleyen demokrasiye paralel 2012 için pusuda.

İşin bir diğer tarafı da şu: Bu bakan 700 yılda yaşasa insanlığı öğrenemez. 3 ay denemesi bedava. Alın deneye tabi tutun… Kendisi de Kürt. Ama neymiş? Kürtlere öğretememiş dil.

Bu tür durumlara ve insanlara Kürtçe’de söylenecek o kadar çok cevap-söz var ki. Hepsini saklı tutuyorum…

***

"Dünyanın en yüksek tepesi Everest'e bu unvanı kazandıran, onu kucaklayan Himalaya dağlarıdır. Sayın Başbakanımız karizması, liderliği, işin hakkını vermesiyle sadece Türkiye'de değil dünyada göz dolduran bir liderdir. Ancak, Himalayalar'ın varlığını da hiç kimse unutmasın" dedi…

Kim dedi?

AKP Temizlik Kolları Başkanı Hüseyin Çelik tabi ki…

Kürt coğrafyasında ki her vahşet sonrası “Kürt kökenli vatandaş-vekil” kontenjanından kürsüye çıkarılıp Milano Sonbahar-Kış kreasyonunu sergilemekle yükümlü, hükümlü Çelik’in durumu içler acısı. Acınası…

Katliam yapmayı Everest’e tırmanmakla karıştıran kafa, taziyeye gidip, acıyı paylaşan BDP grubuna da ‘halkı galeyana getirme’ görevi veriyordu. Merak etmesin sayın bakan. Tarihin kaotik, husotik, permatik raflarında oda yerini aldı. Kimse onu hatırlamayacak. Parti içi hesaplaşmalar nasılsa başladı AKP’de. Yakında der “Ne Everesti, Cudi bile olamadı başbakan” … Merakla bekliyoruz…

***

Geçenlerde bir eylemde gördüm. 2 genç arkadaş polise doğru, maskeli yüzleri ile gidiyordu. Biri elindeki molotofu atarken diğeri de heybesinden çıkardığı parfümünü polislere doğru sıktı. Ortamı müthiş bir koku kapladı. Sonra bir dış ses kulaklarımızı lal etti. “Rojîn parfümleri… Rojîn parfümleri… Molotof çıkarmayın, parfüm çıkarın. Lay lay lay”

Meğersem tüm sahneler çekim imiş. Reklâm filmi çekimi…

Kapitalist Kürt Modernitesinin İç İşler ve Kadından sorumlu devlet bakanı Rojin, yeni yıla yeni ataklar ile girerken parfümde çıkarmış. Ve eklemiş “Beyonce, Britney Spears üçüncü yılda parfüm çıkarıyor, bravo diyorlar. Benim 15’inci yılım. Korkunç kirli, ırkçı, aşağılık bir tavır görüyorum. Ezik Kürt kadınını temsil eden Rojin nasıl olur da parfüm çıkarırmış? Ne çıkarayım, molotof mu?”

Markalaşmak istiyorum, elimde Schindler’in Listesi olsun diyen Rojîn, çıkardığı parfümünü politik arenadan satmak isteyen ilk kadın. Allah akıl fikir versin diyorum…

Bir insan ‘yaranma güdüsü’ altında bu kadar pis koku çıkarmaz arkadaş. Sen Afrika gecelerinin, 1001 gece masalarının misk û amber kokularını sürsen de kusura bakma geçmez bu saçma sapan Molotof-parfüm kokulu açıklamanın bilinçaltı hezeyanı…

Parfüm gören masum Kürt köylüsü, aşmış entelektüel akp’sel içsel üretimi ile hızını alamayacak gibi görünen Rojini, Rokoko Sanat Akımının, Neo-Klasizme çalım atma çabalarını boşa çıkaran Delacroix ustanın da tabloları paklar…

Nacizane tavsiyemdir bir Un fabrikası aç. Daha hayra geçer… 

Çünkü parfümünde kullanacağın doğal bitki özleri şu sıralar kimyasal bombalar altında. Hepsi hasar görmüş. 

Bu yazı toplam 8820 defa okunmuştur
muazzam
 // ose batmanli
yazarimiz mizahi cok iyi kullandigi icin seviliyor zaten herkes gibi siradan yazmak halka inmekse yazardan rica ediyorum hic inmesin hep bu guzel ve mizahi bir sekilde hakedenlere gerekli cezalari versin sozleriyle...
16 Ocak 2012 Pazartesi 18:26
şu yazarın yardakçıları da olmasa
 // ÇaKıL TaŞI
Hep yazıyorum bu yazar biraz SNOP! neyse ki bu yazısı eh işte. yazar dedğin halka inmeli hele ki yerel basında ise: Amaaaa bu yazar başka yazar. Felsefik terim oyunları ile sözde beyin fırtınası estirir(arkadaşlarına göre).Bu yazıda da dayanamadı Rojine saldırdı. Yaa kardeşim daha birbirinizin etini yemekten doymadınız mı? Sonra ezilmişlik yumuşak karnına saklan. CıkıııSssssss.Ne yapsamda yazılarında yavan bir boşluktan başka konuya rastlayamadım. Ne demeli gerçekleri ve tarihi bilene senin elbisen dar geliyor..
Haa Hakkari tv yönetmeni size de çok güldüm vallahi..Bence okunup etkilenecek kalemi çook daha usta yazar var bu gazetede..Anlayana duyurudur ustaa..:)))))))...
12 Ocak 2012 Perşembe 13:38
OKUMAKTAN LEZZET ALDIĞIM BİRİSİNİZ....
 // AVA AZADİ...
Ve zihnime, dağarcığıma eklenti yapan birisiniz. Bir şeyler okudum vede tat aldım diyebileceğim bir üsluba sahipsiniz.Belkide ortak heyacan ve hislerimizin en güzel ifade tarzısınız.
Peki hep böyle kalacakmısınız?
Sanırım evet. Çünkü oturmuş bir beyan şekliniz var. Bu medhü senayı birkaç yazı evvel yazacaktım, bugün artık ikna olup yazmaya ikna oldum.
uslubunuzun özeti "Bombaların altında, biber gazlı soluklarla düşünerak ve gülerek hayata bakabilmek...."...
12 Ocak 2012 Perşembe 01:57