İbrahim Genç

Puşili kızlar ve erkekler

04 Nisan 2010 Pazar 00:35

Baharın gelmesiyle derslerin iyice bunalttığı liseli yılları… Birçok dersi ağaçlar altında şiir yazmaya feda ettiğim zamanlar… Gençliğimin Ahmet Arif, Nazım Hikmet gibi şairlerin şiirleri gölgesinde geçtiği günler… “Şüpheli tavırlar” gerekçe gösterilerek duvar köşelerinde sıkıştırılan gençler çağı…

Fırtınalı günlerdi. Duygularımız da fırtınalıydı.  Tam da o günlerde okula amaçlarının “gençleri terörden korumak” olduğunu söyleyen 4-5 kişilik bir sivil polis grubu gelmişti. Birkaç sınıf birleştirilerek bir konferans vereceklerdi.

Gelenlerden biri yanıma oturmuştu. Bazıları da kapının yanında ayakta durmayı tercih etmişti. Yanıma oturan polis, elindeki dosyayı sıraya koyarak bir taraftan öğrencilerin üzerinde bakışlarını dolaştırırken bir taraftan da bir şeyler anlatan arkadaşına veriyordu dikkatini.

Bize bir şeyler anlatan polis ise bir elini sınıf masasına dayarken önüne koyduğu dosyaya arada bir küçük bakışlar atıyor, diğer elini de sürekli havada tutarak konuşuyordu. Kapının yanında duran polisler de arada sırada söze karışıyor, durumu kendilerince ifade ediyorlardı.

40136O gün için aklımda en çok kalan, puşi ile ilgili anlatılanlardı. Etrafımda birçok büyüğümün de taktığını gördüğüm bir şeydi puşi. Ama polis, öyle bir bahsediyordu ki kafamda aynı anda farklı görüntüler canlanmıştı. Bir tarafta birçok insanın kullandığı puşi, diğer tarafta polisin terörist sözcüğüyle bir arada kullandığı puşi. Çünkü polis, terörist tanımı yaparken ısrarla puşiyi de aynı cümlede kullanıyordu. Ben ise aklımın o zamanlar yettiği oranınca soru sormak istiyordum. Parmağımı kaldırdım ısrarla. Mantığıma aykırı bu durum netleşmeliydi, kafamdaki görüntülerin hangisinin gerçek olduğunu bilmeliydim. Ama izin vermediler, yanımdaki polis özellikle soru sormamı istemiyordu.

O gün kendisinden çok fena bahsedilen puşinin bugün batılı şehirli gençlerinin modası olacağını kim tahmin ederdi ki!

Oysa bazı büyüklerden de duymuştum, eskiden şehirlilerin puşiye olumlu bakmadığını. İnsanların bazı dönemlerde puşilerini saklama gereği duyduklarını… Öyle ki tanıdığım bir büyüğüm, oğlunun üniversiteyi kazanamayışını oğlunun lise zamanlarında puşi takmasına bağladığını hatırlıyorum. Çünkü puşi, ona göre fişlenme için yeterli bir nedendi.

Şimdi bakıyoruz ki birkaç yıldır puşi modası başlamış ülkemizde. Aslında bu moda ülkemizde başlamadan çok önce Avrupa’da başlamıştı. Bugün birçok ünlünün puşili fotoğrafını görmek mümkün. Ülkemizde ise 2-3 yıldır sonbahar ve kış mevsiminde erkekler ve kızlar tarafından kullanılıyor.

Bu modanın başlamasında Doğu’da çekilen dizilerin ya da Tarkan’ın birkaç yıl önce Diyarbakır’da verdiği konserde puşi takmasının etkisi olabilir mi? Tabi ki olabilir. Bunun dışında başka bir şey olabilir mi? Mesela Avrupa’da ve birçok ülkede İsrail’in Filistin’e yönelik tutumuna karşılık “savaş karşıtı” bir amaçla takılan puşinin ülkemizde ise Batı’ya bir özenme sonucu kullanıldığını söyleyemez miyiz?

Bunun üzerine sormak gerekir: Bugün birçok renk ve desende üretilmeye başlanılan ve büyük mağazalarda satılan puşiyi takan şehirli gençlerden kaçı bilinçli?  Puşi taktıkları için başlarına türlü belalar gelen insanların acılarından haberdarlar mı acaba?

Mesela daha geçen aylarda Adıyaman Üniversitesinde puşinin kampus alanında takılmasının yasaklandığını ya da Batı’da puşi taktıkları için Kürt gençlerinin saldırıya uğrayabildiğini kaç kişi biliyor? Saldırıya uğrayan üniversiteli bir Kürt’ün “Batılılar takınca moda oluyor, biz takınca suç oluyor” ifadesi ne anlatıyor acaba?

Bu yazımdan dolayı kimse puşi takılmasına karşı olduğum sonucunu çıkarmasın. Bilakis herkes tarafından rahatlıkla takılmalı diyorum. İyi giyimli, süslü püslü genç kızların ve erkeklerin boyunlarına puşi sarmaları hoşuma gidiyor. Elbet o puşi zihinlerinde soru işaretleri yaratacaktır. Bunun yanında bir kültür öğesi olarak puşi, belki önyargıları kırar ve halkları birbirine yakınlaştırır.

Bu yazımda amaç, moda diye her şeyin modernizmin günübirlik kaygılarına kurban edilmesi ve bireylerin bilinçli tutumdan uzaklaşmalarıdır. Çünkü bugün biri için süs eşyası olarak kullanılan herhangi bir şey, başkası için başka şeyler çağrıştırıyor olabilir. Bu sebeple de sadece tüketen değil, aynı oranda düşünen ve işin ardını araştıran bireyler olmalıyız.

Hani Musa Anter diyor ya, “Bugünkü gençler nereden nereye geldiğimizi bilmezler”. İşte mesele bu!

Bu yazı toplam 15810 defa okunmuştur
PUŞU MODA OLMUŞ....
 // Mehemedé Paloyé
Değerli Yazar kardeşim, eğer senin gibi genç ve delikanlı biri şimdiden ihtiyarlık nostaljisi yaparsa acaba biz ne haldeyiz ? diye kendime kendime düşündüm.Evet ben o puşi yıllarını hatırlıyorum.Eğer boynumuzdaki puşu yasaktı ve bizde yasağı tanımamak için takıyorduk.Çünkü o puşu Güneyde savaçıların başında vardı.Yani bir simge idi.Daha önce Filistinlilerin taktığı büyük dilimli puşu tarzı Avrupa da moda olmuştu.Lakin bizdeki moda küçük noktalısıydı.Aslınd araplardan geldiğini tahmin ettiğim bu puşuya sebep peşmergenin takması nedneiyle T.C deli oluyordu.Bir gün şehire yaklaşırken ihtiyar köylünün başındaki sarı renkli puşuyu çıkarıp cebine koyması ise hala gözümün önündedir.Bugün ise Moda olmuş! Newroz un Nevruzlaşması gibi ! Selamlar...
06 Nisan 2010 Salı 22:18
devamı
 // bışar-e çeto
puşiyi niçin taktığını artık kundaktaki bebek bile biliyor.ama kültürümüzün hangi nedenle olursa olsun kabul görmesi sevindirici.bıakın onlar moda için taksınlar ama biz ONU BİR BAYRAK ŞEREFİ GİBİ HER ZAMAN YÜREKLERİMİZDE MİLYONLARCA ACI VE KEDERİN SULARIYLA YIKAYARAK VE GURURLU BİR ŞEKİLDE TAKALIM.diğer patavatsız boş insanları boşverin....
06 Nisan 2010 Salı 20:22
...
 // bışar-e çeto
hocam sizin böyle bir yazıyı yayınlıyor olmanız bana göre üzüntü verici.puşi denildiğinde bana göre kendini kürt olarak bilen herkesin yüreğinde bir sızı olmalı.çünkü bu puşiyi taktığı için yıllarca hapislerde yatmış insanlarımız var.binevi bir milletin en önemli temsili simgelerinden olmuştur ve bir türk için bu aynı şeyi ifade etmez.bu acıyı biz yaşadığımız için bizim kültürümüzün bir parçası olduğu zaten ortada ve kaynağı bizsek boşverin kimin takıp takmadığı pekte ilgilendirmesin bizi önemli olan tek şey bizim puşiye sonuna kadar sahip çıkmamız.sonuçta kültürümüzün vazgeçilmezi.tarkanmış beckham mış bahçeliymiş şuymuş buymuş onlar takmış yada takmamış kaç yazar onlar kimdirki kim takar onları.neyin ne olduğu zaten ortada bahçelinin.......
06 Nisan 2010 Salı 20:17