İrfan Sarı

PKK’nin sustuğu vakit

03 Haziran 2009 Çarşamba

Diyelim ki PKK silahları bıraktı ve sözüm ona eve dönüş yasasına gerek duyulmadı. Bırakın dağlarda bir merminin patlaması, insan ayağının altında ezilen tek bir karınca bile kalmadı.

 

Hani annelerin yüreğine kor gibi saplanan o hasret sancısı bir su gibi akıp gitti.

 

Dünya güzelleşti. Nehir kıyılarından seyrana durdu insanlar.

 

Şu çatışmasızlık süreci yok, ateşkes süreci diye bir şey aslen duyulmadı.

 

Diyelim ki zindanlarda ömür saymaya başlayıp hüküm giydiler.

 

Devletin adaleti adına her şey ve her yer…

 

PKK'lilerin anneleri ve babaları Kürt ve Kürdistan"dan hiç mi hiç söz etmediler.

 

Her kes işinde gücünde.

 

Çocuklar panzerlere taş atmıyor artık.

 

Esnaf kepenk indirmiyor.

 

DTP basın açıklaması yapmıyor.

 

Kürtçe yazılar yazılmıyor, şiirler okunmuyor.

 

Anneler faili meçhul cinayetlerde katledilen/ kaybedilen çocuklarını aramıyor/ sormuyor.

 

Öldürülen babaların ve annelerin çocukları öksüzlüğü ve yetimliği yaşamıyor.

 

Kürtçe yer isimleri diye bir mesele kalmıyor.

 

Çocuklara Arapça ve öz Türkçe isimler konuyor.

 

Doğu ve Güneydoğu'ya bir tek fabrika istenmiyor.

 

Süt veren inekler, keçiler ve koyunlar lazım görmüyor.

 

Bir dilim ekmek ve bir yudum suya oruç herkes ve razı.

 

Bu bitimsiz coğrafyanın doğal güzellikleri arzulanmıyor.

 

Dağlara taşlara yazılan “tek vatan, tek millet ve tek dil” yazılarına kimse tepki vermiyor. Hatta Ağrı dağının doruğuna ve Cilo buzullarına ışıklandırmalı “ne mutlu türküm diyene” yazıları yazılıyor.

 

Bütün akarsuların yüzeyine “Türkiye Türklerindir” yansıması yapılıyor.

 

Bütün düğünlerde dev boyutlu bayraklar açılıyor. Yol boylarında güvenlik gerekçeli aramalar en üst boyuta çıkarılıyor.

 

Ve bir tek tepki duyulmuyor bunlara.

 

O zaman devlet Kürt meselesini çözecek mi?

 

Kürtlere bu senin anadilin konuş.

 

Bu senin kimliğin diyebilecek mi?

 

Bu işin, bu da aşın...

 

Ya da şöyle diyelim; devlet Kürt meselesini çözmek için hangi projeyi uygulayacak?

 

Acaba konuşulmayınca Kürt meselesi kendiliğinden mi çözülecek.

 

Yoksa devlet demokratik yollardan meseleye el atacak mı?

 

Diyelim ki Kürtler ne istediğini bilmiyor.

 

Peki devlet ne istiyor bunu biliyor muyuz?

Bu yazı toplam 14134 defa okunmuştur
Berivan'a
 // Mehemedê Paloyê
Berivan kardeşim
Önerdiğiniz bloga baktım.Size mantıklı gelen yanı nedir ? Açıkcası ben bunu anlamış değilim.Çünkü bu yazı internette çeşitli isimler altında ve çeşitli sitelerde gezinen ve malum odağın propagandasından başka hiç bir şey değildir.Bilimsel ve ispatı yanı olmayan yazıları tarışmak benim için zuldür.
Çünkü bize okulda , Çocuk susamış ana doldur demiş ve derken Anadolu olmuş şeklşndeki safsataların zamanı geçti sanırım.Yada tabak düşmüş biri İs demiş, öteki tan demiş ve üçüncüsü bul demiş, derken İs-tan-bul olmuş ! Evet Kostantinpolis İstanbul olurken, Anatoliya da Anadolu oluyor.Qıraç ismindeki kürd şehri Kırşehir oluyor ve Angurada Ankara oluyor.
Bu neye benziyor biliyormusun ? Bektaşi İmama soruyor abdestsiz namaz kılınırmı ? İmamda olmaz diyor.Bektaşide valla ben kıldım oldu !...
Böyle tarih yazılmaz ! Hani madem bu aşiretler-ki benim aşiretimin ismide geçiyor- Türk idiyse neden kafkaslardan balkanlardan sayısız insanlar getirilip yerleştirilirken bunlara ise yer verilmedi ? Mesela göçebe aşiretlere yer verilmedi evya yer verilse bile 50 yıllık uğraştan sonra ancak onda birine yer verildi ? Yada neden Mılan aşiretinin mal varlığına el konulup suriyeye kaçmak zorunda bırakıldı ? Ki onlar Fransızlara karşı asker desteği olmadan kendi olanakları ile savaştılar.Bumuydu mükafat ? Madem bu aşiretler veya Kürdler türk idiyse neden Orta asyadan tutun taaa Balkanlara kadar her yerdeki türk için sodaş denilip onlar için özgürlük istendi ama kendi soydaşı (!) olan kürdün dili yasaklandı ? Yada hemde yanı başındaki sınırın öteki tarafındakilerin gördüğü her zulüme duyarsız kaldı.Hatta arasıra başarıya yaklaştıklarında bile hem uluslararası arenada ve hemde askeri alanda hemen engellemeye çalıştı ? Şimdi insan ırkdaşıyım dediğine bunu neden yapsın ? Bundan iki yıl önce Kayseri den geçerken yamacın eteğinde ne için yaptıklarını bilmediğim bir anıt dikkatimi çekti.Her türlü Turani bayrak ve flama asılmışken , Kürt Türkleri diye iddia edilen Türk boyunun yeşil-kırmızı-sarı flaması ise yoktu. Neden ? Yada onun flamasına yada bayrağına bez parçası demek ırkdaşlığa sığarmı ?
Hele dil olarak en ufak benzerliği olmayan Turani ve İrani bir ırkı karıştırmak ne kadar bilimseldir?
Kurd u Tırk du netewén gelek cıhéne. Diroka wan yek nine ! Yek geleki herémiye u ewé din ji , jı asyanavin hatiye !
Birde aşiretinin ismini zikredersen ve hangi kabilesinden olduğunu söylerseniz belki daha sağlıklı tartışabiliriz.
Bu arada bazıları Laz , çerkez imasında bulunuyor. Çerkezler Kafkaslardan gelmiş ve yerli halk değildir. Ayrıca buna rağmen Yunan cephesinde destan yaratan Çerkezlerin lideri ise entrika ile imha edilmek istenince daha düne kadar savaştığı yunana sığnmak zorunda bırakıldı.Yine Ankara keskinli Ali Rıza beyde anyı etrika ile katledildi.Lazlara gelince Ziya Xurşit ve arkadaşları asılınca maalesef meydan Topal Osman ve onun gibilerine kaldı.Neyi isteyip ve neyi istemedikleri onların sorunudur. Fakat devlet olmak hakkına bile sahip olan kürdler eğer sadece biraz demokrasi ve biraz insanı yaklaşım bekliyorlarsa bununda değerini bilmek lazımdır. Değiştirilen isimleri istemek, ana diliyle eğitim istemek çokmu büyük bir iistemdir ? Bakın aşiret ağası dediğiniz Kürd federe hükümeti Türkmeninde , Asurininde okul ve yönetimde söz hakkına saygı gösteriyor.Eğer aşiret ağası diyerek küçümsediği bir federe hükümet kadar demokrasiden yoksunsa bu devlet artık diyeceğim bir şey olmaz !
Kek İrfan ın sorusuna bugün İlker Başbuğ yanıt vermiş.Artık bu devlette ne istediğini biliyormu ? sorusu havada kalıyor....
04 Haziran 2009 Perşembe 19:28
bölücülük
 // zeki
ben lazım dedim diye bi arkadaşım sizede aynıları yapılsa sizde böyle yaparsınız diyor.benim lazca isim diye bir talebim zaten olmaz.onun iddia ettiği gibi herkes yöresel dilini konuşsa ben im yolum diyarbakıra düşse ben diyarbakırlıyla nasıl konuşup anlaşacağım.bırak beni kürtlerin kendi arasında bile bildiğim kadar bir dil birliği yok.lütfen bunları bahane etmeyin.bunlar bizi bölmek isteyenlerin uydurduğu fitneler....
04 Haziran 2009 Perşembe 16:23
cevap
 // memduh yağmur
yani dünyada tek millet türk milletidir diyorsunuz.bende diyorumki kürt halkı vardır ve nüfusu 40 milyon civarındadır.kürt yoktur demeye getiren bu adam müslümansa eğer hz muhammed(sav) in hadislerine baksınlar orada o zamanlar zerduşi olan kürtlerden nasıl söz ediyor yani 600 lü yıllara vede 1071 malazgirti devletçi olmayan yazar ve araştırmacılarından okusunlarda orada orta asyadan gelen türk boylarının liderlerinin anadolunun yerli halkı olan kürtler için ne demiş ve ne yazıtlar yaptırmışlar görün.ha birde yavuz sultan selim in seyahatnamesini bulabiliyorlarsa okusunlar.ama at gözlüğüğle değil hak gözlüğüyle............
04 Haziran 2009 Perşembe 16:11